reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

2015 MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ ADİL Mİ, DEMOKRATİK Mİ?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Demokrasinin güzelliği halkın hür iradesiyle temsilcisini seçmesidir. Böyle bir sistemde daha da güzel olan halkın siyasi partisini ve o partiden de temsilcisini seçebilmesidir. Bu yönüyle ülkemizdeki seçimin şartlarına bakalım.

Vatandaş partisini seçer ama o partiden temsilcisini seçemez. Çoğu partilerde olduğu gibi parti başkanları ve etrafındaki birkaç kişi temsilci olacakların listelerini belirler, belirlenenler yukardan aşağı sıralanır ve sonra vatandaşa da git bu adaylara oy ver denir. Yani birilerinin seçtikleri vatandaşa bir daha seçtirilir. Sonra da onlar halkın temsilcisi olurlar. Demokratik mi?

Ülkemizde milletvekilliğine seçilme gayreti biraz da geçim standardını yükseltme gayretidir. Asgari ücretin net 950 TL olduğu ülkemizde vekilinin aldığı ücret bunun 20 katıdır. Üstelik asil bu asgari ücretten sağlıkta katkı payı öder ama vekili ödemez. Milletvekilliği geçim kaynağı şekline dönünce adayların harcama kalemleri, partiye, etrafa yardımları da ona göre değişmektedir. Parti yetkililerinin özellikle hükümet etmekte olan iradenin milletvekillerini arkasında tutma becerisinde bu yüksek geçim standardını sağlama gerçeği vardır. Durum doğru mu, adil mi, demokratik mi?

Siyasi partilere hazineden yardım edilir. Çok oy alan, çok milletvekili çıkaran parsayı toplar. Hazineden aldığı çok büyük yardım yetmezmiş gibi hükümet eden bir de açılış, proğram, ziyaret numaralarıyla hazineden harcama yapar. Hazineden ayrıcalıklı olarak beslediği kendine bağlı belediyelerde partisi adına çerez saçar gibi ortalığa para saçar, harcama yaparlar. Büyük paralarla oluşturulan devasa pankartlarla sokak, cadde duvarları sıvanır, o görüntüyle toplum üzerinde baskı kurulur. Birkaç milyonluk Mercedes’i bile çerez olarak gören iktidar seçim dönemi harcamalarında trilyonlarla oynar. Adil mi, demokratik mi?

Herkesin saygı duyduğu Diyanet İşleri iktidar yanlısı duruma sokuluyor. O makama, o inancın felsefesine uymayan harcamalar yaptırılarak makam zor durumlara düşürülüyor. Din, inanç ve onun temsilcileri siyaset pazarına sürülüyor. Emekliye, asgari ücretliye bir şeyler vermek zor oluyor.

Ama taraftar yaratmaya, tarafa bir şeyler aktarmada sınır tanınmıyor. Adil olunmuyor, demokratik olmuyor.

Bunlar yetmiyormuş gibi 7 Haziran Seçim’i için Cumhurbaşkanı da iktidar adına meydanlara çıktı. Harcamalar için kendisine örtülü ödenek ayırttı ve hazineden gelen bu para ile meydanlarda muhalefet partilerine veryansın ediyor. Yemin ediyor, tarafsızım diyor, gönlündekini söylüyor, Kuranı Kerimi meydanlarda sallıyor, başbakanını, onun liderliğini anlamsız kılıyor, en azından toplumun % 50 sini hiçe sayıyor. Siyasi tarihimizde ilk defa Cumhurbaşkanın meydanlarda olduğu, ikili destekli bir seçim oluyor.

Olmuyor, ayıp oluyor! Adil olmuyor, demokratik olmuyor!..

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...