Yaşananlara dair?(2)
(Ah, benim şu kefilliklerim!)
O günden sonra yaklaşık iki üç ay ya geçmişti veya geçmemişti ki; krediye kefil olduğum bankanın müdürü olan kişi beni telefonla aradı ban şöyle diyordu:?? Falanca bey, senin? aldığı krediye kefili olduğun falanca kişi, kredi taksitlerini yatırmıyor.? Ben seni bu durumdan haber dar etmek istedim, o kişi eğer şu tarihe kadar kredi taksitlerini yatırmazsa sana kefillikten maaşına icra gelir haberin olsun. Seni sevdiğim için bu durumu bilmeni istedim?
? Müdür beni uyardı uyarmasına da, müdür nereden bilsin ki benim dünyadan haberdar olmayan biri olduğumu! ?Ona hemen beni ne ilgilendirir, bana ne onun ödemediğinden sanki krediyi ben mi aldım diye? adama laf saymaya başlamayayım mı?
Sanki bana vicdan yaparak kendine acındıran o maharetleri ile kefil eden insan o müdürmüş gibi!
Sonramı? O konuşmadan fazla bir zaman geçmeden benim kefil olduğum adam bana gelerek,bu seferde başka bir bankadan kredi alarak daha önceki bankaya ödeyemediği taksitleri yatıracağını ve o bankadaki krediyi de kapatacağını söylüyor.Hadi bakalım bir kefillik talebi daha, ama bu sefer alacağı kredi ?benim içindi yoksa maaşıma haciz gelecekti!!!?
Bu sefer karşımda bir önceki yaşadıklarıma eklenen yeni bir sıkıntı vardı ve iş daha kötüye gitmekteydi. ?Sanki iş olacağına varmayacakmış gibi alsana tekrar bir kefillik daha!?
İkinci bankadan ikinci krediyi alan abim iş arkadaşım, dediğini yaptı. Birinci bankadan alınan krediyi, ikinci bankadan alınan kredi ile kapattı. Kapattı da, birinci bankadan alınan kredi sonunda olacaklar ise çok geçmeden ikinci banka da gerçekleşti! O bankada da ödenmeyen taksitler sonucunda maşlarımıza haciz konmuş oldu!
Maaşlarımız derken o kredide ikinci kefil olan ve aynı dairede çalışan bir başkasının daha olduğunu o gün öğreniyorum. Doğrusu o kişinin kefil olması benim için bir kolaylığa sebep oldu. Şöyle ki; benim hiç yapamayacağım işleri o kişi yapınca maaşlarımızdan kesilen kefillik ücretlerini o kişi sayesinde bende, bizi kefil yapan kişiden almış oldum.
Yani yeni iş yerim olan,?memleketimde? çalışmaya başladığım işimin daha ilk aylarında; bankayla,? kendi adına? hiçbir işi olmayan bir adam olmama rağmen,? maaşına haciz gelen bir adam? olarak haliyle tanışmış oluyordum!
Maaşımdan kesilen parayı nasıl aldığıma gelince; diğer kefil olan abi bizi kefil eden kişiyi her şekliyle tanıyan birisi idi. O işleri biliyor o kişilere benim davrandığım gibi davranmıyordu. Özde iyi bir insan olmakla birlikte onlara yapılacakları dert ve tasa etmeden benim gibi sıkıntı duymadan yapıyordu.
Yöntem şuydu: O günler, maaşların elden dağıtılma zamanı olduğu için maaş dağıtan tahsildar arkadaşın yanına bizim kredicinin maaşını henüz daha almadan gidiyor, benden ve kendisinden kesilen miktarı onun maaşından tahsildara söyleyerek alıyor, benden kesilen miktarı da bana veriyordu.
O bunu yaparken -uzaktan bakarak- bu durumda olmaktan ve bu durumda kalmaktan dolayı ben bir hayli utansam bile,? o abi? o işi; sıradan bir iş gibi yapıyordu. Kredici ise peşindeki diğer alıcılara karşı geliştirdiği o an ki taktikleri uygulamakla meşgul oluyor, gerek benle gerek diğer kefil arkadaşla olan ilişkilerini daha önce nasılsa o minvalde devam ettiriyordu.
Aklınıza peki,? sen ona hiç mi bir şey söylemedin?? diye bir soru gelirse ona da cevabım evet hiçbir şey söylemedim olur.?Nasılı öyle oluyor?? derseniz söyleyeyim; Ben ona bir şeyler söyleyecek,? ahlakta olsam? o beni zaten kefil edemezdi bu bir. İkinci si, bu iş başıma gelince gördüm ki yaşadığım o yerde bunlar hep sıradan işlermiş. Hem sonra ben ne dersem deyim karşımda hiçbir şekilde etkilenmeyecek bir ahlak var ve yine ne söylersem söyleyeyim söylediklerimle kalacak ve inanın o ortamda ayıplanan ben olacaktım
Haftaya devam edelim.