VAHDETİ SAĞLAYAN ADAM
Vahdettin Altun hoca anısına…..
Güzel insanlar güzel atlara binip gittiler…O güzel insanlardan biriydi Vahdettin Altun hocamız.Kendisiyle uzun bir teşriki mesaimiz olmasa da kısa bir sürede kendisine ısınmış, büyük bir sevgi ve beslemiştim.Çünkü az konuşan çok iş yapan birisiydi.Hocamız 21.yy eşine az rastlanır birisiydi çünkü Abid ,Zahit ve Cahit sıfatlarının hepsini de barındırıyordu. Abid idi; çünkü ibadete çok önem verir mutlaka 5 vakit namazı cemaatle kılmaya çalışır. Sabah namazlarını hiç kaçırmazdı.Genç yaştan beri teheccüt namazı kıldığını bilinirdi.Zahit idi; çünkü dini konularda çok hassastı ve takva sahibiydi.Halk içinde ama Hakla beraberdi. Cahit idi ;çünkü Allah yolunda cihadın son nefese kadar terk edilmemesi gerektiğini bilirdi.Dostluklara büyük önem verirdi. Tanıştığı kişileri kolay kolay bırakmazdı.Mutlaka onlarla irtibatını devam ettirdi. En zor zamanlarında bile yanından kimseyi kovmamıştır.Tarif edilemez bir sabır timsaliydi. Herkesin esip çoştuğu zamanlarda bile o durgun bir deniz misaliydi.
Hocamızın kişisel özelliklerinin yanında teşkilatçılığı da bir başkaydı. Yalnız kalanı kurt kapar misali kimsenin teşkilattan ayrılmasına gönlü razı olmazdı. İlk gençlik yıllarından itibaren teşkilatta en ağır görevleri almıştı. 12 Eylül Askeri darbesinde içeri girmiş,28 Şubat’ı geçirmiş biri olarak davasından hiç taviz vermemişti. Herkes bırakıp gittiği dönemde o dimdik ayakta durmuştu.Sivas gençliği ona çok şey borçluydu. Çünkü Sivas’ta Milli Görüş Tarihin her noktasında o var olmayı başarmıştı.
Farsçada hazine demek olan Gen ç kelimesi onun için kapıları açan sihirli kelimeydi. Gençliğe hizmet deyince akan sular dururdu.O hazineyi elde tutmanın asıl zenginlik olduğuna inanırdı. Nerede gençlerle ilgili bir çalışma var o hep oradaydı. Tedrisatından geçen binlerce genç olmuştu. İnsana hizmeti en büyük erdem bilirdi. Yeri geldiğinde buğday toplayan bir hamal,afiş dağıtan bir eleman,slogan atan bir mücahid yeri geldiğinde de vaaz veren bir hoca,emir veren bir başkan,sözü dinleniz bir işadamıydı.Hiçbir makam ve mevki onun tevazusundan bir şey kaybettirmezdi.Sivas’taki herkesin gönlüne girmeyi abisi olmayı başarmıştı.Yaşı ne olursa olsun heyecanından birşey kaybetmezdi.Bu gücü de sürekli hemhal olduğu Kuran’dan,ibadetlerden ve gençlikten alıyordu.
Plan ve programa büyük önem verirdi. Hayatı o kadar planlıydı ki hangi camide namaz kılacağı,nerede yemek yiyeceği,kimi ziyaret edeceği günler öncesinden belliydi.Allah rızası için istemeyi ve vermeyi bilirdi. Adını duyanlar yada kendini görenler onu asla boş çevirmezlerdi.koruyup kolladığı onlarca aile vardı.Takip ettiği gençlerin her şeyiyle ilgilenir. İş bulana yuva kurana kadar onları yalnız bırakmazdı.
Ahir ömründe en büyük arzusu tüm gençliği kucaklayacak bir yapı kurmaktı. Ömrünün sonuna kadar da bunun için mücadele etmişti.Geride bıraktığı eserler bunun en güzel örneği olmuştu. Vahdettin Hocamız hakkında ne yazarsak yazalım onu tam manasıyla tanıtmış olamayacağımızın farkındayız. Ancak bir nebze de olsa gönül dünyamızdaki çağrışımlarını paylaşmaya çalıştık.
Hocamız ismiyle müsemma olmuş hep birlik ve beraberliği vurgulamış herkesi aynı dava etrafında tutmayı başarmıştı. Bu sebeple kendisi ‘Vahdeti Sağlayan Adam’ olmuştu. Bize düşen ondan bize kalan bu güzel hasletleri yaşatmak,onun arzusunu ve idaellerini gerçekleştirmek için daha çok çalışmaktır.Kendisi eşine az raslanır ,her kesimden insanın katıldığı kalabalık bir cenazeyle defnedildi.Ölümü bile bir vahdet olmuştu.Kendisine Allahtan rahmet diliyor. Sevenlerini selamlıyorum. Ruhun şad , mekanın cennet olsun hocam…