reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

RAUF DENKTAŞ’IN ARDINDAN

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

RAUF DENKTAŞ’IN ARDINDAN

Lise yıllarında duymuştum ismini. Kıbrıs Cumhuriyeti?nin kurulduğu dönemde. Rum tarafının anlaşmayı bozması üzerine 1963 Kıbrıs olayları başlamıştı. Rumlar, birlikte yaşadıkları Kıbrıs Türklerine karşı büyük baskıya, katliamlara girişmişlerdi. Üniversiteler ayakta, büyük mitingler yapıyorlardı. Benim de katıldığım İstanbul üniversitesinin mitingi çok büyüktü, çok görkemliydi.. Türkiye?nin meseleye yaklaşımı her yönüyle ciddiydi. Kıbrıslı Türk öğrenciler amfilerde, küçük dershanelerde konuyu işliyor, Türkiye?deki öğrencileri olayın içinde tutuyorlardı.

Rauf Denktaş sadece Kıbrıslı Türkleri, Kıbrıslı öğrencileri, Türk üniversitelerini değil Türkiye?yi de olayın içinde tutmada beceri gösterdiğini fark ediyorduk, sınıf arkadaşlarımızdan bilgilendiriliyorduk. 1963 Yılı eğitim döneminin tam da ortasında, Kıbrıslı sınıf arkadaşlarımız okullarını bırakarak Kıbrıs?a dönmek, mücadeleye katılmak mecburiyetinde katıldılar. O uğurda devre kaybettiler. O yıllardan itibaren Kıbrıs ve Denktaş ismi hep yan yana gündemimize geldi.

Rauf Denktaş iyi eğitim almış bir müzakereciydi. Türkçe?ye çok hakim bir insandı. İngilizce ve Rumca?da da bu hakimiyetinin olduğu söylenir. Bu yanıyla politikasını yürütmede üstünlük kazanıyordu.

Türkiye?ye çok bağlıydı. Zaman zaman Türk hükümetleriyle bazı konularda ters düşse de Türkiye,yi ana gibi, baba gibi korur ona dönük kem sözden kaçınır, ona zarar gelmemesi yönünde hep kendisini ortaya atardı.

Büyük politikacıydı. Bunda aldığı eğitimin, haklı davası uğruna verdiği samimi mücadelenin etkisi vardı. Anavatanını daima konunun içinde tutuyor, ilişkilerini dengeli olarak götürebiliyordu..

Yürekli insandı. Yiğit insandı. Bunlar kendi kişisel özelliğindendi, arkasında Türk milletini hissetmesindendi.

Komiteciydi, azınlıkta olmaya rağmen teşkilatlanabilmişti.

Eğiticiydi, kendi toplumunun mücadele etmede eğitimli olmaları gerektiğini bilerek her türlü yokluğa rağmen toplumunun eğitiminin en yüksekte olmasına özen gösteriyordu.

Büyük milliyetçiydi. Türkiye Cumhuriyeti dışında, Osmanlıdan kalan Türk öbekleri içinde en büyük milliyetçilerden biriydi, büyük adamdı.

Bu özellikleri olamasaydı, yetişmiş, gelişmiş bir toplumun desteğine alamasaydı,, Türk milletini arkasında hissetmeseydi yoktan bir vatan toprağı yaratılamazdı.

Allah rahmet eylesin. Nur içinde yatsın.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...