DÖNÜP DÖNÜP DÜŞÜNELİM, İYEYE Mİ GİDİYORUZ?
İlkemizin genel durumunu kısaca değerlendirelim.
Çevre ülkelerle bağımız koptu, Kuzey Irak hariç! Batıyla, İsrail’le, Ortadoğu ile ilişkilerimiz alt seviyeye inmiş durumda.
Şehirleri geliştiriyoruz söylem ve uygulamalarıyla, taraftara rant sağlama uğruna her geçen yılda şehirlerimizin yaşam alanları daraltıldı.
İç ve dış borcumuz giderek arttı, dış borç 130 milyardan 337 milyar dolara, kamunun iç borcu 155 milyardan 408 milyara, özel sektörün dış borcu 43 milyar dolardan 226 milyar dolara çıktı. Toplam borç bir trilyonu geçti. Ama İMF’ye borcumuz yok diye övünülüyor. Bu kadar borçla hala “ Aksaray “ yapıyoruz .
2002 de ülkemiz dolar milyarının sayısı 6 (altı) iken 2013 e gelindiğinde bu sayı 44 ( kırk dört ) e çıkmış. Bizdeki milyarder artış oranı dünyadakinin iki misli. Bu milyarderleri incelemek lazım. Bunlar fabrikalar mı yaptılar, iş alanı yaratarak üreterek, istihdam yaratarak mı milyarder oldular yoksa devletten ihale, arazi kapatarak mı milyarder oldular?
Terör bir yıldır geriledi, ölümler azaldı, doğru. Ama asker kışlasından çıkmıyor. Askere karakol yaptırılmıyor, asayiş bölgesel örgütlerin elinde. İstedikleri yolu kesiyor, dozerlerle yola hendekler kazıyorlar. Yani teröristler artık dozerle çalışıyorlar. İstedikleri ekonomik yardımı istediklerinden vergi-haraç olarak alıyorlar. Bölgenin büyük bir kısmında elektrik, su parası toplanamıyor. Kaçakçılık serbest, doğu güneydoğu, güney sınırlarımız yol geçen hanı. Ülke, toprağının bir kısmında hakimiyetini kaybetmiş! Bizim hükümet; yapmayın, etmeyin demeçleriyle dağdakilerle anlaşma arayışında, aracılarla terörist başlarına ulaşmaya çalışıyor.
Bir uzak ülkede, aşırı dinci “ Boko Haram “ islam örgütü yüzlerce kız çocuğunu kaçırıyor bizde de Kürt terör örgütü kız-erkek çocuklarını örgüt için dağa kaçırıyor. Bizde de idari Seviye bu! Hükümet çözüm yolunda güya adım atıyor. Her seçim dönemi öncesi olan faaliyetler; Alevi açılımı, Kürt açılımı, terör açılımı, vergi cezaları af açılımı vs.
Şimdi de cumhurbaşkanlığı için A’dan Z’ye ne gerekirse o yapılıyor. Teröristlerle görüşen şerefsizdir deniliyor ama her türlü tavizin önü açık. Pazarlık yapmıyoruz, bir şey vermiyoruz, demokratik adımlar atıyoruz deniliyor ama ne istediler de alamadılar ki?
Harcırahla yurtdışı, yurtiçi mitinglerde adam toplayarak durum bir süre daha idare edilebilir. Toplumun masum isteklerini, Gezi olayında olduğu gibi masum gösterilerini ortaya sürülen yüzü kırmızı peçeli, eli Molotof kokteylli provokatörlerle rayından çıkarmakla da durum bir süre daha idare edilebilir. Halk bu oyunları çözmeye başlamıştır. Halkımız tahammüllüdür. Ülke sevgisini, millet sevgisini yüreğinde taşıyan halkın vicdanı bir gün kabaracak ve doğruyu yakalayacaktır. Bu millet bayrağının gönderden indirilmesine hiç tahammül edemez.
Bir makam hırsı uğruna ülke neler kaybediyor? Dönüp dönüp düşünelim…