reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

TÜRKÇE OLİMPİYATLARI, TÜRKÇE BAYRAMI

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

İnsanın anadilini, ülkesinin resmi dilini kullanabilmesi önemli bir hazdır, yüce bir duygudur. Bu duygu en iyi yabancı bir ülkede hissedilir. Bunu en iyi vatanından, dilinden yoksun bırakılmış insanlar hissederler.

Kendi dilinde düşüncesini anlatabilmek, deyimlerle, nakaratlarla, tekerlemelerle süsleyerek, güçlü vurgulamalar yaparak düşüncesini başkalarına aktarabilmek, anlaşılabilir olmak önemli meziyettir. Kendi dilinde, bilerek ve anlayarak, yaradanına yakarmak, şükretmek de çok özel bir duygudur.

Bir milletin birliğini oluşturan en önemli unsurlardan biri olan dili zengin kelime dağarcığıyla iyi kullanabilmek yeterli bir eğitimi gerektirmektedir. Hele sözlü dili yazılı dile dökebilmek eğitim ister, kültür ve deneyim ister!

İlköğretim ve ileri eğitim kurumlarımızda Türkçe’mizin doğru kullanımı etkili eğitim programlar uygulanmamaktadır. Çocuklarımıza milletimizin resmi dilini kullanmada tamamlayıcı, çok yönlü eğitim verilmemektedir. İlköğretim hatta daha ileri dönem eğitim almış insanımızın kendilerini, düşüncelerini ifade etmede ne kadar yetersizlikler içinde olduğunu günlük yaşamımızda görmekteyiz. Kendi hayatımızda da bunun sıkıntılarını çekmişizdir.

Sözlü ve yazılı dilimizde yabancı kelime kullanmaya özenti duyarız. Eskiden Türkçe’yle ifade edemediğimiz durumlarda veya sözle baskın olmada Farsça kelimelere başvururduk. Şimdilerde İngilizce ve Arapça devreye girdi. Yani dilimiz birinden kurtulması gerekirken başka dillerin saldırısına uğramakta, sulandırılmaktadır.

Son haftalarda ülkemizde Uluslararası Türkçe Olimpiyatları düzenliyoruz. İllerimizde de Türkçe Bayramları yapmaya çalışıyoruz. İnsanın hoşuna da gidiyor. Bir yabancı Türkçe olarak “ Akşam oldu hüzünlendim ben yine “ şarkısını doğru makamla söylerken sözcükleri de doğru ifade edebiliyor. Bunlar hoş, güzel şeyler, insanın etkilenmemesi mümkün değil. Ama, bu olimpiyat ve bayram duyurularının karşısında İngilizce isimlerin, ilanların baskınlığını görüyoruz. Bazı caddelerimizde ve alış veriş merkezlerimizde kendimizi sanki İngiltere’de veya Amerika’da zannediyoruz. Türkçe Bayram şenliklerinde, olimpiyat açılışlarında büyüklerimiz öyle ağdalı Arapça ifadeler kullanıyorlar ki Türkçe bilen çocuklarımızın anlamaları mümkün değil. Yeni kurulan büyük sitelerin ezici çoğunun isimleri İngilizce!

Bu durumu globalizasyon, küreselleşme deyip geçiştiremeyiz. İspanya’da bir İspanyol İngilizce bilse de mecbur kalmadıkça kendi topraklarında başka dil kullanmamaya çalışır. Bu davranış çoğu Alman, İngiliz, Fransız için de geçerlidir. Son yüz yılda İngilizce’yi dünya dili haline getirmede İngiliz, Amerikan taktikleri başarılı olmuş, büyük aşama katetmişlerdir. Sömürülerindeki, işgallerindeki bir çok ülkenin, kabilenin dilini ortadan kaldırmışlardır. Günümüzde Türkçe’miz de önemli saldırı içindedir. Bununla mücadele edecek olan Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim kurumları, Türk Dil Kurumu ve yerel yönetimlerdir.

Dilimizi iyi kullanmak, dilimizi zenginleştirmek, öz dilimizi daha arı bir şekilde konuşmak ağırlıklı olarak eğitim programlarıyla olur. Bir ülkede 15-19 yaş grubunun %43’ü ileri eğitimden yoksunsa, o toplumun ortalama eğitim süresi 6 yıl civarındaysa, o toplumun dilini olimpiyatlarla, dil bayramlarıyla düzeltemezsiniz. Şenlikler yapar hoş anlar yaşayabiliriz ama, işin özünü kaçırırız.

O şenliklerde gençler “okey” diyecek, binaların adı “Tower” kelimeleriyle süslenecek, berber “ barber, kuaför”, lokantalar “restorant” olarak yazılacak, özellikler büyük şehirlerin ana caddeleri İngilizce sözcük saldırısında olacak bizler de o caddelerde, meydanlarda Türkçe olimpiyatlar, bayramlar yapacağız!

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu! Söylem ve eylem birbirini hiç tutmuyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...