reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

Eğitim ve Yeni Nesil

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

İlk yazının vermiş olduğu heyecan illa ki bambaşkadır. Hele bu bir memleket gazetesiyse ve gurbeti sinenizde yaşıyorsanız yazının tadı ayrı bir güzelliğe sahiptir. Neyse, lafı fazla uzatmayalım günümüzde söz o kadar değerli bir hal almış durumdaki ağzınızdan çıkar çıkmaz hızlıca yayılıyor. Yunus Emre’nin şu güzel dizeleri sözün etkililiğini yüzyıllar öncesinden ifade etmiş (Söz ola kese savaşı söz ola bitire başı, söz ola ağılı aşı bal ile yağ ede bir söz). Söz o kadar etkili ki bizde naçizane memleketimize sözlerimizle katkı yapalım dedik. Bu ifadelerde yazmamın gerekliliğini ortaya koymuş olduk. Gelelim yazımızın konusuna eğitim ve yeni nesil!!!

Malum, ülkemiz sınavlar ülkesi her yıl birçok sınav yapılıyor. Güncel olarak yapılan sınavlardan biride YGS. Sınava giren tüm öğrencilerin Türkçe net ortalamaları 15.8, Sosyal Bilimler için 10.7, Temel Matematik için 5.2 ve Fen Bilimleri için 3.9 olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Buradan şu kestirimde bulunulabilir; öğrencilerin düşünme becerilerini kullanmaları gereken alanlarda iyi olmadıkları. Bu durumu yıllar önce yaşadığım bir örnekle açalım. Anne babasının eğitim durumu üniversite, kendisi ülkedeki fen liselerden birine giden bir öğrenci elinde iki poşetle birlikte dış kapıya gelir ve kapıyı nasıl açacağını bilemez. Babasına sorduğunda ise şu cevabı alır: kızım ben seni yarış atı yaptım ama sana düşünmeyi aşılayamadım! Öğrencimiz poşetlerden birini yere bırakıp ya da ikisini bir eline alıp cebinden anahtarı çıkaramıyor. Ülkemizde maalesef sınavlarda düşünme gerektiren sorular sorulduğunda yukarıdaki tablo ile karşılaşılıyor.

Gelelim nasıl bu durumu aşarız? Ben çocukken babaannem her akşam bize hikayeler anlatırdı ancak sonunu bir türlü getiremezdi. Bilmediğinden mi getiremiyordu yoksa bizi merakta mı bırakmak için bir türlü anlamadım. Ancak, şunu iyi biliyorum iyi ki öyle yapmış. Hikayelerinin gerisini torunları olarak tamamlar gerisini biz getirirdik. Bu sayede düşünme becerilerimiz gelişti. Sınavlarda başarılı olduk kendimize yetecek kadar iş sahibi olduk. Okuma yazma bilmeyen televizyonu ömrünün son senelerinde görmüş babaannem bize düşünmeyi öğretiyorsa şimdinin elinde akıllı telefonları düşmeyen, hangi dizide hangi karakter var ezbere bilen, kim kiminle ne yapmış magazin muhabirleri kadar farkında olan şimdinin anne babaları yapamaz mı? İlla ki yapar. Yeter ki her anne baba çocuğuyla iletişim kursun. Düşündürücü sorularla ufuklar açılsın. Merak içerisinde bırakılsın çocuklar. Unutulmamalı iyi bir gelecek için her anne baba sorumludur!!!

Saygılarımla

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...