reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
14

HAKETTİGİMİZ Mİ; HAKKIMIZDAN HAYIRLISI MI?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

29 Mart 2009 yılı mahalli seçimlerine sayılı günler kaldı. Bu yazıyı yazdığım gün itibari ile topu topu tam dokuz gün sonra seçmenler sandık başına oy kullanmaya gidecek.

Sandıktan sonra ortaya çıkacak sonuçları -genel anlamada- her kesim kendince şimdiden yorumlayıp, hükmünü çoktan vermiş olsa da…

Tabi hangi yorum, hangi talep, hangi arzu, sandığa nasıl ve ne şekilde yansıyacak, zamanı gelince göreceğiz. Ancak bir husus var ki; adeta bu dönem yerel seçimlerin unutulmazı olarak hafızalarda kalacak gibi. İleriki yıllarda zannediyorum hep hatırlanacak olan bu husus, İstanbul ve Ankara daki Belediye Başkanlığı seçimleridir.

O illerdeki onca adaya rağmen bilinçli bir gayretle, nerdeyse günlük haberlerin en önemli konusu olan; "M. Gökçek/ M. Karayalçın-K.Topbaş/K.Kılıçdaroğlu tartışması/atışması " hiç gündemden düşmemektedir.

Bu gün tüm Türkiye de bilinen ikilileri herkes tanıdığı halde, diğer partilerin adaylarını zannetmiyorum ki mensubu oldu partililer dahi tanıyor biliyor olsun. Siyaseti dizayn edenler, belli ki;" ikili blok un" dışına çıkmamaya, çok sesliliğe fırsat vermemeye hayli kararlılar.

Bugün var olan;"iki bloklu siyaset temelli olan durum" her ne kadar bir birinden beslenen" iki ayrı bloku" başta genel başkanlarının, sonrada mensuplarının hoşuna gidiyor olsa da… "Gerilim siyasetinden beslenmeyen", bu yüzden siyaset zemininde yer bulmakta zorlanan anlayış ve dünya görüşü sahibi kesimlerde aynı oranda memnuniyet uyandırması haliyle beklenecek bir durum değildir.

Hem toplumun." iki kutup a zorlanması sonucunu doğuran dayatmanın"; siyaset kulvarın da, demokratik eğilimdeki tercihlerin ortaya çıkmasını engelleyeceğine göre mevcut yapının çokta sağlıklı sonuçlar ortaya çıkartmayacağı açıktır.

Yani şu anda devam eden yerel seçimler öncesi; en küçük beldelerde dahi adaylar genel başkanlar tarafından atanabiliyorsa pardon açıklanabiliyorsa, böyle bir yapının demokratik teamüllere uygun olduğunu kim söyleye bilir? Sizi bilmemde bu cümle karşısında

hemen itiraz olarak ifade edilecek olan "o teamül yoklaması hikayesi" hiçte kabul edilebilecek bir durum değildir.

Bilinen tarzda; oylar kullanıldıktan sonra, "son kararın" genel başkan tarafından sonuçlandırılması ile ortaya çıkan bu durum olsa olsa (daha önce birileri tarafından) verilen kararın meşruluğa dayandırılmaya çalışıldığı kurnazlıktır. Ve hiçbir şekilde de demokrat bir tutum değildir. Demokratlık bizim neyimize diyen kafalara zaten söylenecek hiçbir sözümüzde olamaz, olmasının da zaten anlamı yoktur.

Ülke genelinde benzeri çizgide devam eden, "iki bloklu tercihe zorlanan tutum" bizim ilçemizde biraz benzerinin tersinden de olsa aşağı yukarı ülke genelin deki tutumla eş değerdedir Ancak bunun yanında geçmiş yıllarda yapılan yerel seçimlerdeki bilinen heyecanın olmaması… Adayların daha içe dönük bir seçim yürüttükleri, tarafını kesin belli ederek faaliyetlerini devam ettiren belli ve bilinen taraftarlar sayılmazsa, genel halka yönelik bir faaliyetin, meydanlara yansıyan bir tesiri, bu güne kadar çok fazla fark edilmemektedir.

Bu nedenle; her hangi bir partiye, her hangi bir adaya angaje olmamış geniş halk kitlesinin, önünde karar vermesine tesir edecek bir görüntünün henüz ortaya çıktığı söylenemez. Her halde o yüzden olacak ki; bu dönem seçime karşı ilgisizlik; ilçemizin en önemli yanını oluşturmaktadır.

Bunda biraz da "iki bloklu" siyasetin oluşturduğu genel hava, adaylar acısından; belediyenin bilinen sorunlarının tesirleri, elbette ayrıca hayli etken olsa gerektir. Sonuç olarak ilçemizdeki yerel seçimlerde "genel bir gönülsüz lük ün" hakim olduğu havalar mevcuttur desek her halde genel durumu ifade etmiş oluruz. Yine de her şeye rağmen yapılacak olan bir seçim var ve o seçimde sonuç itibari ile; " ya hak ettiğimizle veya hakkımızdan hayırlısı olan bir sonuçla karşı karşıya kalacağımız bir irade ortaya çıkacaktır." Dileğimiz elbette hakkımızdan hayırlısını talep etmek yönünde olmalıdır.

İyi ve güzel günler dileği ile…

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...