reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

Yara yar olmayan ağyara yar olur mu?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

? Dünyanın en kolay işi nedir?? diye biri size sorarsa sizin ne cevap vereceğinizi bilemiyorum. Ancak aynı soru bana yöneltilse hiç düşünmeden en hız la vereceğim cevap, ? bozmak ve yıkmak ? demek olacaktır.

Sizler cevabımı nasıl değerlendirirsiniz veya katılır mısınız, katılmaz mısınız yine bilemiyorum. Ama ben o sorunun tek ve doğru olan cevabının bu olduğunu düşünüyorum.

Hal böyle olunca; ? Dünyanın en zor işi nedir?? diye bir soruya muhatap olacak olsam sizler kolayca benim cevabımın bir önceki cevabın tam zıddı olan ; ? yapmak ve düzeltmek ? olacağını zaten biliyor olursunuz.

Siz bu bildiklerinizle, ben bu ? kabullerimle? meşgul olurken her halde varacağımız ortak nokta, hayatında; ?kolay ve zor? diye belirlenen iki farklı hallerden hangisini hangimiz ne şekilde tercih etmiş olabileceğimiz akla mutlaka gelecektir.

Bizim hal ve davranışlarımızdan yansıyanlar neyi göstermektedir diyen bir düşünce, bizi kendine doğru mutlaka çekecektir.

Bu akla gelenler arkasından bizi kendine doğru çeken düşünceler artıkça, öncelikle başa dönüp bu kolay işin cevabının: ? bozmak ve yıkmak?, zor işin cevabının da; ? yapmak ve düzeltmek ? olarak kabulünün nedeni nedir? Üzerine yeni bir soru ekleyerek ona verilecek cevabın akla getirdikleri üzerine yoğunlaşınca şu tespitler başka bir soruya fırsat ve ihtiyaç bırakır mı?

O tespitler şunlardır: Bir şeyleri yapmak emek ister, fedakârlık ister. Hatta daha ötesinde öz veri ister.

Ya yıkmak öylemi; ?Bir adamın bir günde yıktığını yirmi adam yirmi günde yapamaz ?sözü bu konuyu ne de güzel izah etmektedir kolayca. Ama gel gör ki; İyi şeyler kıymet ve değerini kaybettikçe insanın olumsuz duyguları da o oranda gemlenemez oluyor, her geçen gün.

İnsan ve cemiyet hayatına olumsuz şekilde tesirleri yansıyan menfiliklerin artması, insan fıtratında nice tahriplere sebep oluyor herkesin kolayca fark edebileceği gibi.

Ayrıca içinde yaşanılan asır, ahir zamanın bütün olumsuz şartlarını beraberinde taşıyor olunca, onun maddi ve manevi tesirleri bir başka etkilemekte oluyor insan hayatını.

Medeniyet, medeniyetin getirdiği kolaylıklar, insan hayatına hangi tür faydalı katkıları getirmiş olursa olsun, aynı zamanda o getirdikleri faydalı şeylerin yanında, önemli yan tesir olan; ? tembelliği de? beraberinde getirmektedir

Tabi sadece tembellik değil, kolaycılık, menfaatçilik zamanın ruhuna göre hareket etme uyanıklığı(!) ne sayarsanız sayın? Elbette tüm bu hal ve etkiler ne çok şeyler alıp götürüyor insani değerlerden.

Ya ?yapmakla? görevli olan insanlar ?yıkanlara? tarafa olarak yıkmaya meylederse? Dün ve düne ait değerlerini ve kabullerini öyle çokta kolayca yok sayarak değiştirebilirlerse umursuzca?

İnandığın değerleri gelenin keyfine göre yok saymak, nice savrulmalara sebep oluyor günümüzde. Telafisi imkânsız nice yaralar açıyor elbette bu hal cemiyet sinesinde. Bu yüzden yara yar olmayan ağ yara da yar olmuyor hiçbir zaman.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...