TOPLUMSAL AYRIŞMA KÖRÜKLENİYOR
Türk toplumu gibi çok kökenli, çok kültürlü ülkelerde toplumu ayrıştıracak istismara müsait, provokatif faktörler çok bulunur. Devlette görev alanların, toplumu sevk ve idare edenlerin bu durumu bilerek toplum psikolojisini iyi değerlendirmeleri gerekmektedir. Kürt kökenli olanların bir kısmının tutum ve davranışları yüzünden son 30 yılda ülkemizde büyük ayrışma yaşanmaktadır.
Vatanın bir tarafı, Güneydoğu, ölüm kusuyor. O yörede yaşayan büyük bir kesim de dahil tüm ülke büyük bir huzursuzluk içinde. Çare; Devlete başkaldırmaktan vazgeçmek, toplumsal barışa katkıda bulunacak önderleri devrede tutmak, ülke zenginliğini Güneydoğuya da yansıtmak, devlet gücünde iş aş bulmada güvence yaratmak, devlet bütünlüğü içinde farklı kökenlere ait toplumsal kültürleri geliştirmektedir.
Bilinçli olarak bazıları inanç bağlamındaki farklı algılamaları, farklı uygulamaları toplumsal ayrışmada kullanmakta, körüklemektedir. Özellikle Alevi Sünni ayrışmasına yol açan söylemler en üst düzey yöneticiler tarafından bile yapılmaktadır. Siyasi çekişmelerde mezhepsel yaklaşımlar kullanılıyor. Öyle ki; Suriyedeki idarenin yorumlanışı, ona muhalif grupların desteklenmesi bile mezhepsel yaklaşımlarla yorumlanıyor. Çare; herkesin inancına saygı göstermekte, devletin inançlar konusunda herkese aynı mesafede olmasındadır.
Son yılların Ergenekon, Balyoz davalarına, askere bakışta da toplumsal büyük ayrışmalar yaşanmaktadır. Dokuz yıl evvel bir plan seminerinden kaynaklanan, belki de birkaç komutanın kanunsuz niyetlerinden kaynaklanan bir durum fırsat bilinerek kendilerine muhalif olduğu düşünülen üst düzey ordu personelini bertaraf etmek, o askeri personeli çoluk çocuğuyla birlikte aşırı cezalarla ezmek toplumu ayrıştırmakta, germektedir. Çare; olaylara tarafsız adaletle yaklaşmak, her bir kişinin bu ülkenin değeri olduğu düşünülerek kişilerin haklarını korumak ve kollamaktadır.
Yanlışlıklar olsa bile kırk yıl devlete hizmet edip maaşından, emekli maaşından başka birşeyleri olamayacak insanların her türlü haklarını elinden almak adalet duygularıyla bağdaşmıyor. Sürgünde Kürdistan Parlamentosu kuran, PKK örgüt yapılanmaları içinde olan DEP bazı eski milletvekilleri devletteki haklarını kullanırken, askere büyük suç işledin, senin, ailenin haklarını, kaldırıyorum demek toplum vicdanını yaralıyor, toplumu ayrıştırıyor.
Öcalanı İmralıda özel bakım altında tutmak, terörde açmaza düşünce kardeşini özel ricacı olarak onunla görüşmeye göndermek, terörü sonlandırmada teröristten yardım istemek toplumu ayrıştırıyor.