reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
14

ASKER TOPRAĞA DÜŞDÜKÇE SADECE ANALAR AĞLAMIYOR!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Gün geçmiyor ki şehitler gelmesin. Sadece anaların değil ülkesini, insanını, milletini seven herkesin yüreği kan ağlıyor. Ne zaman bir asker toprağa düşse sanki benden de bir parça kopuyor. Kökeni, dini, dili ne olursa olsun toprağa düşen her bir yiğit sanki benim kardeşim, yakınım! O benim milletimden, ben Türküm diyen, Türk vatandaşıyım diyen biri. Onlara nasıl kayıtsız, umursamaz kalır, onları nasıl sıkılmış bir kurşun, harcanan savaş malzemesi olarak görürüz?

Onlar genç, temiz duygularla görev almış, ulvi duygularla vatan hizmetine koşan, beklentileri, yaşayacakları olan, güzel günlere dönük, çok güzel insanlar. Onlar ailelerin umutları, bir soyun fidanları onlar.

Dünyanın sayılı ordularından birine sahibiz. En ileri savaş donanımlarına sahibiz. Irak ABD’nin yönetiminde. Talabani, Barzani ABD’nin emrinde. Talabani, Barzani bizim hükümetin en yakın dostları. Başbakanımız ABD Başkanıyla birlikte Büyük Ortadoğu Projesi ( BOP ) Eşbaşkanı. Kandil’in yeri belli. Kandil Barzani ve Talabani’nin topraklarında, kandildekiler onların kucağında, onların lojistik desteğiyle durumlarını koruyor ve Türkiye’yle savaşıyorlar. ABD tüm Irak’ı altüst etti ama Kandil’e, Kandildekilere, PKK kamplarına dokunmadı. Bizim başbakan hala BOP’nin eş başkanı, etrafa tehditler savuruyor. Ama sesi Kandil’e, ABD’ye ulaşmıyor. Ancak ABD’nin sesi kendilerine ulaşıyor. “Suriye’yi tehdit et” denildiğinde her türlü risk göze alınıp Suriye ile savaş noktasına gelinebiliyor.

Başbakan yardımcısı Arınç terörist Öcalan’ın ev hapsini konuşuyor ama yıllardır birlikte çalıştıkları eski genel kurmay başkanı terörist damgasıyla hapiste. ABD’ye tavır koymuş, Irak’la ilgili teskere konusunda direnmiş tüm komutanlar hapiste. ABD projelerini doğru irdeleyen gazeteciler hapiste. Güdülen dış politikaların yanlışlığını söyleyen bürokratlar devre dışı veya hapiste. Doğuda, güneydoğuda teröre kök söktüren, 2002 de terörü sıfıra indirmiş askerler içeride, hapiste. Ama insanları domuz bağıyla bağlayıp öldürenler, Hizbullahçılar, Deniz Fenerci’ler dışarıda.

Güneydoğuda vatan toprağını kucaklayan askerin güvenliği için daha dayanıklı barınaklar inşa etmek, gözetleme ve fark etme teknolojisini kurma tedbirlerini alamıyoruz. İMF’ye, Libya’ya, Kuzey Irak’a para saçıyoruz. Ülke insanının bir kesimi işsizlikten kırılıyor ama birilerinin ekonomisi tıkırında. Yunanistan’ın durumuyla insanlarımız tehdit ediliyor. Yunanistan’ın fert başına milli geliri 28 000 Dolar, Türkiye’ninki 11-13 000 Dolar civarında. Her vatandaşın kendine sorması gerekiyor. Gerçekten benim ekonomim düzeldi mi?

Vatandaşın kendine ve etrafına sorması gerekiyor. Genç fidanlar toprağa düşerken bizim yetkililerimiz Kandil’i mi bulamıyor, Kuzey Irak’la mı başa çıkamıyor, yoksa ABD ve AB’ye elini kaptırdı da bedenini mi alamıyor. Yoksa iktidarda kalmak ABD’ye bağlılıktan mı geçiyor?

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...