Yarım kalanlar
İnsan ömrü sayılı birkaç nefesten ibarettir. Ve her sayılı şey gibi onunda biteceğinin farkında olarak yaşamaya devam ediyoruz. Ve bu sayılı nefesler arasına sıkışmış başlangıçlar ve bitişler mevcut ve bir gün bir gölge gibi dünyayı terk etme vakti geldiğinde sizi dünyaya ve içindekilere hatırlatacak şey dünyada bıraktığınız izler olacaktır.
Yaptıklarımıza hayal et çalış ve gerçekleştir formülünden yaklaşırsak işler hayal edilince doğmuş olur. Çalışarak gerçekleşmesi için çaba harcarız. Bu arada bir sorun yaşanırsa gerçekleşmemiş veya yarım kalmış olur. Sizlerle paylaşacağım projeler işte bir şekilde gerçekleşememiş yani yarım kalmış projelerdir. Yani umudu olan, bir gün gerçekleşmesi mümkün olan şeyler yani bitmemiş şeyler. Allah kerimdir der büyükler ve o gerçekten de kerimdir
İşte şimdi hayal mesafesinde olan birkaç yarım kalmış iş ;
İhramcı zade belgeseli : Şehrimizin kültür hayatının yeni yetişen neslin ve geçip giden neslin böyle bir şeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Tanıkların bir çoğu hayatta iken ve hatıralar henüz küllenmemiş iken böyle bir belgesel çalışması yapılmalıdır. Bu konu üzerinde fikir jimnastikleri yaptık proje aşağı yukarı şekillenmiş vaziyette idi ama 2009 yılının ilk çeğreğine kadar süren o dinamik ortam olmadığından şimdilik yarım kalmıştır.
Şems-i Sivas-i Belgeseli : Yeni yetişen nesil adını dahi bilmediği bu büyük zaat ve zatları yeni nesle bir şekilde tanıtmak gerektiğini düşünüyorum. Hatta bir tanesi etrafında geniş bilimsel ve akademik çalışmalar yaparak şehrin simgesi haline gelmeside sağlanabilir. Bu isim neden Şems-i Sivasi olmasın. Onlarca eseri, tarihi ve toplumsal kimliğini güzel ve görsel bir uslüpla anlatıp ortaya bir şah eser çıkarılabilir.
Arap ŞEYH : Susamışlar konağını gezerken mihmandarım oradaki çilehaneyi anlatırken bu çilehane Arap ŞEYHin çilesini doldurduğu yerdir demiş ve bir an içeride rabıta yaparak burada bin gün kalmak nasıl bir duygudur diye içimden geçirmiştim. Ve orada hayatımın en huzur dolu psikolojik filmi bir hayal olarak vucut bulmaya başladı. Ve devamı gelemedi tabiî ki.Yarım kaldı yani sizin anlayacağınız. Buna bir animasyon filmi de denilebilir ama öyle yada böyle yarım kaldı işte.
Dünden Bugüne Sivas Belgeseli : Kim yapmışsa güzel yaptığından şüphe etmediğim bir belgesel var. Ancak bir yerel kanalda sürekli döndüğü için insanların artık görünce başka kanala zap yaptıkları bir bıçakçılık belgeselimiz var. Gerçekten de seslendirmesiyle kurgusuyla güzel bir çalışma ancak insanlara yeter artık dedirtecek kadar çok gösterildiğinden neredeyse mizah konusu olmuş bir belgesel. Bu belgesellerin çeşit ve sayısını artırmak lazım. Ama ondan önce Sivasın tarihini ve bugününü anlatan bir belgesele acilen ihtiyaç vardır. Surlarıyla ve sularıyla başlayan ve beton yığını haline gelinceye kadar yaşadığı süreci anlatan bir belgesel
İlçelerimiz Belgeseli : STV de yıllardır ilgiyle izlediğimiz bir AYNA belgeseli var. Bu belgeselin sunucusu yıllardır gitmedik yer bırakmadı. Gittiği yerlerden güzel ve ilginç bulduğu şeyleri bizlerle paylaştı ve daha o kadar çok gidecek yer var ki dedirtiyor insana. Şimdi proje şudur, böylesine bir kahraman bulunacak beyni çalışan, ağzı laf yapan şehir kültürüne hakim, çocukla çocuk büyükle büyük olacak bir kahraman işte. Ona mikrofon verilecek ve ardına kameraman düşecek o ilçe senin bu köy benim gezecek ve ortaya Sivasa dair ne varsa kayıt altına alınmış olacak.
Halk aşıklarımız : Bu konu gündeme gelince akla onlarca isim gelecektir ama bunların belli başlılarından başlayıp hayatlarını tanıkları da dinleyerek kayda almak lazımdır diye düşünüyorum. Yaşayanların bu günlerde görüntülerini ve hayat hikayelerini kendi ağızlarından kaydedip güzel bir arşiv oluşturarak işe başlayıp aynı senaryo ile sayıyı çoğaltmak lazım diye düşünüyorum.
Buruciye şiir akşamları: sultanşehir ve buruciye edebiyat bitmiş gibi gözükse de buruciye şiir akşamları yarım kalmış bir projedir. Çünkü proje uluslar arası bir projeydi ve güzel bir üçleme ile soluklandı diye düşünüyor ve hayal ediyorum