reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

12 Eylül İhtilali (5)

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

12 Eylül 1980 ihtilal in de en çok zararı hangi kesimler/gruplar gördü?

İhtilal de dünden bugüne ,?en çok zararı hangi kesimler/guruplar gördü?? derseniz. Öyle zannediyorum ki bunun cevabı ?o gün var olan? her kesim ve guruplar denilebilir.

Bunu derken de o güne kadar olmayan ancak ihtilal sonrasın da ortaya çıkan e, tabi daha önce var olan kesimlerden ve guruplardan devşirilen dönüştürülen ve yine tabi ki, belli merkezden desteklenen.?tabiri caizse? birden bire yerden biten ot gibi yeşererek neşvünema bulan kesimler ve guruplar mevzuumuz dışındadır.

Hem onlara hem ihtilal den sonra kurulan partilere o zaman bolca söylenen ?ihtilal ürünü tabiri? haliyle çok şeyin kısa ve kesin olarak anlaşılmasını sağlıyordu.

Ancak ne kadar anlaşılsa anlaşılsın12 Eylül ihtilal´i ile ortaya çıkan ve onun ürürünü kabul edilen oluşumlar, kesimler, guruplar, partiler içinden çıktıkları bir önceki doğal tabi oluşumları hiç bir şekilde iflah etmediler.

Kendileri ise bir dönem parladı bir hayli cazip göründü, ancak zaman değiştikçe, ?onların varlık sebepleri de ortaya çıktıkça?, o gün var olan cazibesini de haliyle aynı oranda koruyamadılar.

Ama o haliyle bile bir nevi yüklendikleri misyonları dolayısı ile önceki dönemlerde var olan ?birlik ve beraberlikler? ayrılıklara, dostluklar yerini güvensizliklere, kuvvetler o günden bugüne dağılarak zayıflama gibi sonuçları ortaya çıkardı.

12 Eylül ihtilal inin asıl amaçlarından birinin de bu olduğu, dünden bugüne hep söylendi yazıldı. Hal böyle olunca bu yönü ile bile olsa ihtilal, ihtilal yapanların istek ve düşünceleri doğrultusun da ?bu yönü ile de? başarıya ulaşmış olduğu anlaşılmaktadır.

12 Eylül ihtilali henüz yapılmadan önce, ona zemin hazırlandığı, o gün yaşanan olayların birçoğunun ?bir yerlerin tertibinin ?eseri olduğu, ihtilal şartlarının olgunlaştırılmaya çalışıldığı konusu bugün genel kabul görmüş hususlar arasındadır.

O günlere dair özellikle basın yayın alanlarında yaşanan ve her ihtilal yıl dönümlerinde gazetelerin genel yayın müdürlerinin, köşe yazarlarının yazdıkları anlattıkları ?nice yaşanmışlıkları? bu günlerde tekrar okuma imkânımız olacak.

Her yazılan ve okunanlarla o günleri, o günlerden bu günlere dönerek, zamanımızı ve tabi, ?yarınlara dönük olacakları? anlama tahmin etme konusunda yeni kazanımlar elde edeceğiz.

Biliyorsunuz o günlerde toplanan, kapatılan nice gazeteler oldu. Tabi, sıkıyönetim komutanlıklarına çağrılarak ikaz edilen, tutuklanan nice gazeteciler oldu.

İşte size o günlere dair iki anekdot.

?12Eylül 1980 darbesiyle iktidarı ele geçiren askeri rejimin, yayın hayatı boyunca demokrasinin muhafazası ve gelişmesini esas alıp ihtilallere bütün gücü ile karşı çıkan Yeni Asya´dan haz etmesi beklenemezdi. Bu yüzden, ihtilalin daha ilk ayı sona ermeden, sıkıyönetim sudan bir bahane göstererek Yeni Asya´yı kapattı. Gazetenin niçin kapatıldığı ve ne zaman açılacağı sorularına ilgililerden tatminkâr bir cevap alınamadığı için, hemen yeni bir gazete çıkarma hazırlıklarına girişildi ve böylece Yeni Nesil doğmuş oldu. Yeni Nesil ismi,12 Eylülün bir armağanıydı.?1

Ogün birçok gazete ve gazetecilere olduğu gibi, Yeni Nesil Gazetesine de ?Filan haberi niye yazdınız? Niye böyle yayın yapıyorsunuz? Devam ederseniz kapatırız ha!? kabilinden ikaz ve ihtarların ardı arkası gelmiyordu.

Bu arada Selimiye Kışlasına en fazla davet edilenlerden biri, gazetenin Yazı işleri Müdürü Sabahaddin Aksakal´dı. Aksakal´ın o dönemle ilgili enteresan hatıraları var. Bir defasında sıkıyönetimde Aksakl´a şöyle deniyor:

?Bu gücü nereden alıyorsunuz? Nasıl böyle yazabiliyorsunuz??Aksakal´ın ise cevabı şöyle oluyor: Gücümüzü imanımızdan, Allah´a olan inancımızdan alıyoruz.?2

Sonrası ise; toplam da kapatılma süresi 470 günü bulan bir gazete. Netice itibari ile İhtilal´leri alkışlamayan lar başta olmak üzere, her devirde gelenin keyfi için geçmişi karalamayan, her zaman haklının yanında olan, zamanının muktedirlerinden menfaat vesaire beklemeyenler her devirde zarar gördü ve öyle görünüyor ki bu hep devam edecek gibi!

İyi ve güzel günler dileği ile?

Dip notlar:

*1Bediüzzaman ve Neşriyat S;72,73

* 2 ? S;76,77

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...