BELEDİYELERİ DEĞERLENDİRME
Ülkemizdeki belediye seçimleri seçim yöntemi itibariyle biraz da olsa demokrasiyi okşar niteliktedir. Belediye başkanlık seçimi, iktidarın ekonomik güç ve imkanları kullanma durumu ön planda olsa bile bir ölçüye kadar halk kentini yönetecek temsilcisini demokratik bir sistemle seçebilmektedir.
Belediye başkanı halkın doğrudan muhatap olduğu, önder olarak gördüğü, devlete karşı, dışarıya karşı kentin yüz akıdır. Bu yönüyle görevi üstlenenlerin eğitimi, görgüsü, vizyonu, iletişimi, halka ve kente dönük düşüncelerinin gelişmiş olması gerektiği kanaati vardır.
Günümüz belediyelerinin gelirleri çok yönlüdür. Bu gelirlerle ve mal varlıklarıyla oldukça yüksek ekonomik güce ulaşmaktadırlar. Buna rağmen bir şeyler yapılamıyorsa, sokaklar pisse, cadde ve sokak düzenlemeleri mimari kültürden uzak, yapılar estetikten yoksun, perişan görümdelerse, o yerleşim yerinde kent yoksulluğu vardır. Yani beceriksizlik, gereksiz ve isabetsiz yatırımlara yönelme vardır.
Kentin ortak yaşam alanları, kent meydanları çoğaltılamıyorsa, kentte sanat aktiviteleri artırılamıyorsa, kentin ihtiyaçları önem sırasına göre belirlenememişse ve o ihtiyaçlara dönük isabetli davranışlar yapılamıyorsa, çeşmelerinden arıtılmamış sular akıyorsa o belediyelerin hemşerilerine sağladığı şey düşük yaşam kalitesidir. Yerleşim bölgelerinde yatırım farklılığı aşırı derecedeyse, dezavantajlı bölgelere daha fazla yardım, yatırım yapılmıyorsa, tarafa göre belediye hizmeti götürülüyorsa eşitsiz kent hizmeti vardır. Kentin değil birilerine, tarafa belediyecilik vardır.
Kent eşittir rant olarak görülüyorsa, her boş alan bina yapılacak alan olarak görülüyorsa, belediye bütçesi berrak ve halka açık değilse, hep inşaat firmaları veya birkaç taraftar karlı çıkıyorsa, kentte yaşayanlar hep zarar görüyorsa o belediyede fırsat eşitliği yoktur.
Belediye vatandaşlarla birlikte hareket edemiyorsa, icraatında halkın fikrini almıyorsa, Sivil Toplum Kuruluşlarının önerilerine açık değilse, yeniliklerde halka önderlik edemiyorsa, vaatlerini yerine getirmiyorsa, özürlülere, yatalak hastalara, çocuk yuvalarına, anaokullarına, okul sonrası aktivite merkezlerine gerekli ilgiyi göstermiyor, devletin veremediği yardımları yapmıyorsa başarısız belediyecilik söz konusudur.
Halk, seçtiği belediye başkanını onun icraatlarıyla, özellikleriyle değerlendirmiyor da başka hesapların peşindeyse halkın demokrasi anlayışının kıtlığından, algılama gücünün zayıflığından bahsedilmektedir. O zaman o halk bu yoksullukların yaratıldığı, devam ettiği yokluklar şehrinde yaşamının cezasını, kalitesiz kent yaşamını da hak etmektedir.