İlçe Milli Eğitimde perişanlık devam ediyor
İlçemizde eğitim alanında kelimenin tam manasıyla bir facia yaşanıyor. Özel idarede yaşanan üzücü olay ilçe kamuoyunu epeyce meşgul etti ancak buradaki maddi kayıptan çok daha önemli kayıplar ilçe milli eğitimde yaşanıyor.
Özel idarede telafisi mümkün olan maddi bir hasar yaşandı ancak burada binlerce öğrencinin beklentisi, zamanı ve daha önemlisi umudu çalınırken Adeta gelecekleri tarümar edilirken işi pişkinliğe vurmanın alemi yok... Okullar açılalı 1,5 ay olmuş Havuz köyündeki öğrencilerin hala taşıması yapılamıyor, öğrenciler veliler permaperişan beklemeye devam ediyor... Bektaş köyünde tek bir öğretmen dahi yok okulda henüz ders zili çalmış değil ve imam hatip öğrencilerinin önünde hala kitap yok...
İmam hatipin açılış sürecini yakından takip ettiğimiz için kimlerin hangi tutum ve pozlar takındığını biliyoruz. En ufak şekilde imam hatiple dertlenmeyenlerin okul açıldıktan sonra teyakkuz halinde beş puan derdine düşmeleri konuya nerden bakıldığını en net şekilde ortaya koymuş durumda. Yaşanan olayı "Kasap et derdinde koyun can derdinde" atasözüyle açıklamak mümkün ancak bu yapının devam etmesindeki diğer etkenleri bir kenara bırakarak bu manzaranın oluşmasına göz yuman belkide katkı sağlayan sendika cephesindeki arkadaşların konuya yaklaşımları anlaşılır gibi değil. Kurucu genel başkanlığını "Bütün giysileri yırtsak yeridir// Yeter bize vefa elbiseleri" diyen Rahmetli Akif İnan ın yapmış olduğu sendikanın Kangal ı yakından bilen Sivas ve Ankara yöneticilerine Kangallı velilerin haklı sitemleri var...
Öğrencilerin geleceklerini bu yönetim anlayışına teslim ederek ilçe milli eğitimdeki aymazlığı ısrarla görmezlikten gelmeye devam etmek ilçeye yapılmış en büyük kötülüktür. Okullardaki perişanlığın bini bir para iken al takke ver külahla daha ne kadar zaman kaybedilecek bilmiyoruz.
Bu böyle gitmez... Zararı yıllar sonra ortaya çıkacak ve artık telafisi mümkün olmayacak olan bu durumu ilçe halkına reva görmek duyarsızlıktan öte vicdansızlıktır.
İlçe milli eğitimi yorgunluktan, hantallıktan ve aymazlıktan kurtaracak adımların atılması için daha ne kadar beklenecek?