reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

SAĞLIK SİSTEMİMİZ

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

SAĞLIK SİSTEMİMİZ

Mevcut hükümet kendi yürütme dönemlerinde sağlık sistemimizde çok yönlü uygulamalara başladı. Bu uygulamalar geniş halk kesiminde ilgi de gördü. Bu ilgiyle bir evvelki “Genel Seçim”de yüzde 10 oy artışı sağladığı tahminleri yapıldı. Mevcut iktidarın " Sağlık sistemini düzelttik, iyileştirdik " şişinmesinin haklı olmadığını, sağlık sistemimizde aksaklıkların, vurgun düzeninin, savrukluğun, hovardalığın, yandaş nemalaşmalarının, yabancı sermaye etkinliğinin var olduğunu, muhalefet partilerinin de sağlık sistemindeki olumsuzlukları halka iyi aktaramadığını, olumsuzlukları halka indiren çalışmaların yeterli olmadığını belirtmek isterim.

Eski sağlık sistemimizdeki halkın sıkışmış durumunu iyi yorumlayıp , hastaları özel ve devlet sağlık sistemine dağıtarak sıkışıklığın giderildiği görüntüsüyle, ilaç yazdırma kolaylıklarıyla durumun düzeltildiği hissi yaratan hükümet 12 Haziran 2011 seçiminde de bu durumu kullanmaktadır. Aslında sağlık sistemimizin vatandaş sağlığı, devlet ekonomisi yönünden geleceği olmadığı, kısa bir süre sonra, seçim sonrası tıkanacağı kanaati yaygındır.

Çünkü;

Sağlık sistemi nemalaşmaya dönük hizmetler gurubuna sokuldu. Sağlık hizmetinde vatandaş müşteri durumuna düşürüldü. Performansa dayalı puan kazanma sistemiyle ( hekime, ne kadar puan o kadar para!) etik olmayan bir sistem kuruldu.

Hasta - hekim ilişkisinde nemalaşma daha da ön plana geçti.

Hekim için etik kurallar geri plana itildi, insani değerler zayıflatıldı.

Hekim daha fazla puan almak, daha fazla para elde etmek için puan getirici işlere zorlandı.

Çok hasta bakarak perfonmans göstermek için hasta başı zaman ayırımı birkaç dakikaya düştü.

Hastaya hizmet, onu muayene etmek değil, kişinin gerekli- gereksiz ilaç ihtiyacının giderilmesi ve bu arada performans durumu yaratıldı. Hizmet kalitesi düştü. Hastaya yeterli bilgi verilmeden, tıbbi hizmete, hastanın gereksinimlerine göre değil parformans getirisine göre hizmet yaratıldı. Bu durum karşısında da tıbbi hatalar arttı.

Performans yaratmak için, yüksek puan alma uğruna gereksiz yeni teknolojilere harcamalar yapıldı, yoğun ilaç israfı, gereksiz tahliller, pahalı teşhis yöntemleri, ithal sarf malzeme israfı arttı, gereksiz alet - edevat alımı teşvik edildi.

Hasta başı (performansa dayalı) harcamalar arttı. Gereksiz kontroller (performans artırımı için, 15 günde bir ) arttı.

Gereksiz ameliyatlar arttı, insanların vücudunda alınmadık ben, siğil kalmadı. Apandisitli sayısı, patlamış apandisitli hasta sayısı eski yıllara göre üç misli arttı.

Psikiyatrik vakaların tedavisi genelde tüm aile bireyleriyle birlikte yapılır hale geldi.

Hekimler arasında puan kazanma yarışı başlatıldı, haksız rekabetler yaratıldı, hekimler arası konsultasyon ilişkisi bozuldu.

İktidara yakın hekim ve sağlık personelinin idareci olarak atanmaları, hasta hizmeti vermeden onlara tavandan idareci performansı uygulamaları taraftar idareciye haksız kazanç aktarımına yol açtı..

Devlet hastanesi, üniversite hastanesi arasında paye vermeye yönelik, performansa yönelik atamalar artık takip edilemez hale geldi.

Basit olan, performans getirmeyen işlemler ihmal edilir hale geldi veya onlara puan getirici ilave kulplar, gereksiz uygulamalar ihdas edildi.

Koruyucu hekimlik faaliyetleri ihmal edildi.

Eğitim ve araştırma hastanelerinde öğretim elemanları doğrudan hasta muayene hizmetlerine yönlendirildi, eğitim ve araştırmadan uzaklaştırıldı.

Sağlık binalarında yıkım, yapımlar çoğaldı, tutumluluk ortadan kalktı, inşaat emlak işlerinde yandaş geliştirme ve sebeplenmelerin sayısı artırıldı, sanki sağlık bütçesini harcama organizasyonları oluşturuldu.

Doktora ilaç yazdırabilirlik kolaylığı içinde yürüyen mevcut sağlık sistemi insanımızın menfaatine değildir, ülkemiz bütçesine büyük yük getiren bir sistemdir. Tıbbi malzeme satan, teknoloji satan, ilaç satan ülkelerin menfaatinedir. Sağlık harcaması 6 Milyar dolardan 35-40 milyar dolara çıktığı tahmin edilmektedir. Mevcut sistemin geleceği yoktur. Dünyada hiçbir ülke bütçesi bizim mevcut sağlık sistemimizdeki bu kontrolsüz sağlık harcamalarının altından kalkamaz. Hekime, sağlık personeline para verilerek olayların üzeri örtülmeye çalışılmaktadır, asıl hedef seçim başarısı içindir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...