Hayatın içinden(2)
İllaki, birileri her dönemde gücün yanında, muktedirlerin tarafında olacaklar
Nice İnsanlar var, her dönem de, o dönemin muktedirleri yanında, tarafında yer almak öyle görünmek öyle olmak zorunluluğunu hisseden.
Bu hal her yaş, her konum, her durum da ki insanların içerisinde olduğu gibi, öyle tahsil, bilği, ilim, bilim, din iman ibadet şu bu uzatın uzata bildiğiniz kadar bu listeyi sayın saya bildiğiniz kadar. Benzerlerini ekleyin ekleye bildiğiniz kadar farklılık sahiplerini. Bu durum değişmiyor ne yazık ki!
İllaki, birileri her dönemde gücün yanında, muktedirlerin tarafında olacaklar. Elbette bu durumun çok hem de çok sebepleri var. Her dönemde hâkim rüzgârlardan etkilenme masumiyetinden başlayın. Zihniyet, kalekter, alışılmış kültürel içselleştirmiş olmak gibi nice durumları sayabilirsiniz?
Yine siz sayın ekleyin eksik kalan yerleri ve yönleri tamamlayın. Varılan sonuç birileri mecbur gücün ve güçlünün yanında olacak, olmak zorunda! Bu hal değişmez, bu kural değiştirilemez,?hatta değiştirilmesi bile teklif edilemez bir kuraldır!? hatta bu durum çoğu zaman babadan oğla, asıldan, nesle geçerek devam ediyor ve anlaşılan o ki devam edecek gibi!?
Hadi tüm bu gerekçelerin ve nedenlerin zorunlu kıldığı bu tutum ve davranışın lar sonucu ortaya çıkan tercihleri; yanlış, hatalı görmeseniz dile getir meseniz ve doğal ?gerçi bu tutum da ki insanlar için gerçekten doğal olan!? gereklerini görmeseniz ve gördüklerinizi dile getirmeyip sukut etseniz de?
Gelin görün ki; bu durumdaki insanlar kendileri gibi davranmayan, kendileri, gibi değişim göstermeyen belki gösteremeyen,?utanan sıkılan, gelenin hatırı için geçmişe öyle kolay kolay kalkıp sövemeyen? insanlara da tahammül edemiyorlar.
Yani tabiri caizse sen dursan onlar durmuyor. Diğer bir tabirle; ?he mi keller he mi fodullar.?
Her günah karın günahsız insandan rahatsız olması gibi, onlarda kendileri gibi olmayanlardan rahatsız oluyorlar. Hadi çevrelerinde böyle insan bulamazlarsa, etraflarında böyle insan kalmadığı durumlarda ise daha ilginç bir tutum ve tavır içine giriyorlar.
Bu zamanda kendi yaptıkları kendilerinde bulunan ne kadar vicdani rahatsızlık varsa onları başkaları üzerinde güya teşhis edip, tespit edip, sonra da onların ne kadar yanlış yaptıklarını, menfaatcı olduklarını, dün falanca partinin bayrağını sallarken bugün filanca partinin bayrağını salladıklarını söyleyerek, itham ederek güya vicdanlarını rahatlatıyorlar.
Oysa o karşıda başkası üzerinde olduğunu söyledikleri şeylerin tamamı ya kendilerinin gizli gizli çaktırmadan yaptıkları. Ya çok istemelerine rağmen yapamadıkları veya yapsalar bile o eleştirdikleri kişiler karşısında kendilerinin eksik kalıp onların gerisinde kalması durumundan başka bir şey değil işin hakikatinde.
Bu durumlar artık bizim ülkemizde yaşanmaya alışılan sıradan işler zümresinden olsa da,?bu hallerin gemi azıya aldığı,? bu dönemlerin çok revaçta olduğu zaman ve dönemler oluyor.
Bu dönemler genellikle değişimin(!) dönüşümün başladığı yeni güç dengelerinin oluştuğu ve yeni mevzi kazanma yarışlarının ortaya çıktığı anlarda kendini iyiden iyiye gösteriyor. Sakın siz siz olun böylesi dönemlerde; kendinizce haklının ve doğrunun yanında olmak adına bir şeyler söylemeye çalışmayın. Niye mi? ilk itirazı en istikametli sandığınız kişilerden görerek hayal kırıklığına uğrama ihtimaliniz hayli yüksek olabilirde o yüzden. Demedi demeyin. Sonra yine üzülen siz olursunuz haberiniz olsun.
İyi ve güzel günler dileği ile?