reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

69 RUHU

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

69 RUHU

Tilki umduğunu bulamadı, baykuş şaşkın şaşkın gezindi, leyleğin ağzı bir karış açık kaldı, kurt dumanlı hava sahasından boynu bükük ayrıldı, ayı kalıbına güvendi, sinek vızladı, köstebek başını kaldırdı, ama olmadı.

“Dua, belayı defeder” ehl-i sünnet böyle inanır, böyle düşünür. Var olma kongresinden zaferle döndü, erenler. “Bir mesele çıksa da trübünden seyretsek!” diyen nifak ehli, avucunu yaladı. Uğurdur, avuç yalanır(!)

Titiz bir divan, sorumlu kurmay heyeti, ahenkli liste, kaliteli kadro, insicamlı atmosfer, Lider oradaymış gibi kılı kırk yaran akıncı gençler güzel bir sofra hazırlarcasına baştan sona ayakta, duyarlı

“Mü minin ferasetinden korkunuz” emrini kılcal damarlarına dek hissetmiş, kimi bıyığı yeni terleyen, kiminin ayva tüyleri çıkmış, kimininse gür sakalı göbeğine yürümüş kolluk güçleri, “Görev namustur!” şuuruna asla halel getirmemiş.

Usulde ayrı düştüğüne tek kelime laf etmemiş, esasta farklı olana ise haykırdıkça haykırmış: “Biz geliyoruz, ey siyon artıkları, biz geliyoruz!"

Diğerinin tembelliğinden, acemiliğinden, gafletinden, dalaletinden, ihanetinden rant sağlamak aklının ucundan geçmemiş, kimsenin.

Kıbrıs ı fethe yürüyen bir ruhtan, “Tek devlet olalım!" gafletine uzanan çizgiye acıdı insanlar, o gün. “Yarısı ele geçti de ne oldu?" diyen boğazı kalabalıklara meşhur hikaye iyi gider, bu anda:

İmam merak eder, “Cemaat nerde?" diye. “İmam efendi, çok zor ayakkabı çıkarmak!" “Bu da mesele mi?" der, imam. Pabuçlarıyla girer herkes. Halefi gelir, imamın.

Çıkışır herkese: “Ne bu hal?"

“Senden önceki cevaz verdi inan ki!"

“Gerçek mi duyduklarım meslektaş” Cevabı okkalıdır selefinin: "Ben kundurayla soktum içeri, sen de çorapla al, gücün yeterse!"

Yamalı iktidarla, fırsat bu fırsat Lefkoşe ye dayanan İslamcı ruh, beklerdi ki emaneti devrettiği ANAP, Kıbrıs ı bacasız sanayi diye diye sahil baronlarına teslim etmesin. Bir ihl açsın, bir elif be öğretsin.. AK, Avrupa Birliği nin ver kurtul una boyun eğmeyip gerçekdışı yollara sapmasın!

Ama ettiğini çeker, kim olursa. “Rum halkı! Seni 24 Nisan da güçlü bir hayır demeye davet ediyorum. Adaleti savunmanı, onurunu savunmanı istiyorum." diyen Tasos a karşın, köyünde bile dinlenmeyen Denktaş in hali “Kılavuzu karga olanın " dedirtiyor. Tasos kiliseden çıkmıyordu, Kuzey ise laikti.

Plajları sağcılara, meydanları solculara, okulları lionsçuya, ormanları liboşçuya teslim eden adam, nasıl rahat uyur, bilmem ki?

Tarık, bir yıldızın adıdır. Gecenin en koyu anında gelir. Karanlığı yırtar çıkar, zulümatı deler geçer. Parlaktır, yol gösterir. Ortada bırakmaz. Pusuladır, tüm insanlığa. 69 ruhu, tarıktan almıştır ilhamını. Hastasına kızmaz, zaten hastadır. “Dün hangi rüzgarlara kapıldın, söyle bakalım?” demez. An önemlidir, gün bugündür.

Dini siyasete alet etmez. Din hayattır, onun için. Niyeti Hak rızası olursa, varsın rütbe üstüne rütbe taksınlar, şımarmaz. Asıl azmaz, bal korkmaz. Dini siyasete alet edense, ömrü hayatında secde nedir bilmemiş, kamet nedir okumamış, selam nedir vermemiş nasipsizdir.

Askeri cenge sokar, çadırda üçüncü uykusuna dalar. Bir de uyanır ki yangın yerine dönmüş, her yer: “Sizin aziz bedeniniz .” diye başlar söze.

Cenaze fırsat, cami avlusu kulis için müsaittir. Siyah giyer, günün anısına. Çorbayı cemevinde içer, rakıyı İstiklal de götürür, sofrayı Galata da hazırlatır. Çizgisi yoktur, üç dubleden sonra çizgi mi kalır, insanda? -cağız -ceğiz dir, ağzının sakızı. 60 ına varmış, insan hakkı nedir bilmemiş. Bildiği, Hakkı bebektir. O da büyüyecektir. İşte odur, dini siyasete alet eden.

Din, çıkarına alet edeni, alet eder ateşe. İletir cehenneme. Şaka götürmez, dindir bu, ve din Allah ındır. Faizsiz bir düzen için savaşan bir topluluk, nasıl olur da alet eder, dini siyasete. İnanca saygı, ifadeye özgürlük için 4 sefer yoklanan bir kapı, bilmez miydi ‘ötelemeyi dertleri, acıları

Özlemi çekilen söylemsizlik ve eylemsizlik sona erecek nihayet. Çağlayan da Gazze Ruhlu Adam ı dinlemişti, en son milyonlar.

Yeni konsept, içini tamir edecek önce. Sonra dinamik beyinleri çağıracak, imdada. Takım çalışması yapacak mutlaka. Genel Merkez de, illerde, ilçelerde, santralciden genel başkana her fert tefsir okuyacak, hadis öğrenecek, adab-ı muaşeret bilecek.

Arzu duyduğu devlete, ne istediğini bilmeden ulaşılmaz, elbet.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...