SAĞLIKTA İKİLEM
SAĞLIKTA İKİLEM
İnsan yaşamı her medeniyette, her ırkta kutsaldır. Sevgi, özveri isteyen hekimlik yaşam ile ölüm arasında giden yolu yaşamdan yana çevirme sanatıdır. Yani hekimlik yaşam ile ilişkilidir.
Her meslek kutsaldır. Hekimlik de kutsaldır. Hekimlik hastayı iyileştirmek, yaşama döndürmek için yapılıyorsa kutsaldır. Performansa dayanan, sadece maddi çıkara dayanan bir anlayışla yapılıyorsa kutsal değildir.
Günümüzde Sağlık bir meta haline getirilmiştir. Herkese ücretsiz sağlık hizmeti, Sağlığın her vatandaşa ücretsiz oluşundan yola çıkılıp sosyal güvencesi olanlara da muayene, tetkik ve tedavi ücretlidir durumuna gelinmiştir. Seçim öncesi herkese sağlık sigortası müjdesi verilip sonra herkes sağlık için para ödeyecek , parası olana sağlık dönüşümü başlatılmıştır.
Ortada başarı gibi görünen, öyle yansıtılan sağlıkta dönüşüm politikasıyla, topluma maliyeti ertelenmiş, sermayeye kaynak aktarım süreciyle faturası kabaran, ekonomiyi zorlayan bir sağlık uygulama sistemi yaratılmıştır. Sağlıkta savurgan harcamaların kabaran maliyeti devletin maliyesini zorlayıp, ertelenemeyecek seviyeye gelince de halktan kutu başı, reçete başı ücret talep edilmeye başlanmış yani kutu ilaç başı, reçete başı ufak paralarla halk tırtıklanmaya başlamıştır. Sağlıkta uygulamalar tüm kesimleri madden etkilemeye başlamış, paralı sağlık başlamıştır. AKP eliyle Devlet Sosyal Devlet olmaktan çıkmıştır.
Sağlıkta dönüşüm sağlığın niteliğinde, sağlık çalışanının iş niteliğinde olumsuz değişiklikler yapmıştır. Sağlığın temel aktörleri üzerinde yapılan çalışmalarda; Genel Sağlık Sigortası, Tam Gün Yasası, performansa dayalı döner sermaye ödemeleri, Aile hekimliği, sağlık çalışanlarının iş yükü, iş güvenliği, statü durumu, yetenek geliştirme, motivasyon, sosyal ilişki, kültürel yaşantı biçimi yönünde yapılan araştırmaların hepsi olumsuz.
Sağlıkta dönüşüm sonucu kamu sağlık çalışanlarının çalışma koşulları dah kötüdür ve giderek de iyileşmemektedir. Özelde çalışan hekimler yoğun iş yükü altında ezilmektedirler. O hekimlerin hasta olma hakkı bulunmamakta, üzerlerinde ciro baskısı vardır. Onlar sigorta şirketlerinin tüketicileri haline getirilmişlerdir..
İktidar yetkilileri şu ifadeyi kullanıyorlar. Sağlık Hizmetlerindeki memnuniyet AKPyi ayakta tutan en önemli faktördür. Bu başarıda AKP yalnız değil, doktorların ve diğer sağlık elemanlarının başarısı büyüktür. Sağlıkta başarı var mı? İktidara göre başarı var ve onlar durumdan memnun. Sağlık çalışanları, bu başarıyı yaratan aktörler uygulamadan, durumdan memnun değil.
Reçete yazdırmanın kolaylığını sağlık hizmeti olarak mı kabul ediyoruz, halk nitelikli sağlık hizmeti alamadığını fark edemiyor mu, bizler mi toplumda farkındalık yaratamıyoruz? Tüm olayları birebir yaşayan sağlık çalışanları mı yanlış değerlendiriyor? Yabancı şirketlerin ilaç, sarf malzemesi, alet edevat sömürüsü, yabancı ortaklı özel hastaneler zinciri sömürüsü yok da bizler mi olumsuz senaryolar yaratıyoruz? Sorun ileride halk tarafından anlaşılacak ama çok geç olacak.
Prof. Dr. Hulusi Koçak 18.04.2012