reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem ZMO Kilis İl Temsilcisi'nden çiftçilere bilgilendirme

ZMO Kilis İl Temsilcisi'nden çiftçilere bilgilendirme

ZMO Kilis İl Temsilcisi'nden çiftçilere bilgilendirme

KİLİS (İGFA)- Ziraat Mühendisleri Odası Kilis İl Temsilcisi Ziraat Mühendisi Güven Özdemir, zeytin dal kanseri hastalığının etmeninin bakteri olduğunu söylerken, optimum gelişme sıcaklığının 25-26°C, maksimum ise 34-35°C'ye ulaştığını kaydetti. Minimum sıcaklık isteğinin 12°C olduğunun altını çizen Özdemir "Bakteri, krem yeşil renkteki canlı ur ve siğillerde bulunur. Canlı ur ve siğiller içinde bulunan bakteri nemli ve yağışlı havalarda bu ur ve siğillerin yüzeyine çıkar. Buradan, yağmur suları, rüzgar ve böcekler vasıtası ile kolayca yayılır. Zeytin dal kanseri bakteriyel bir hastalık olduğu için bitki dokusuna mutlaka oluşmuş bir yara dokusundan girer. Ülkemizde yaygın görülmesinin en önemli sebebi sırıkla yapılan hasat nedeniyle oluşan yara yerlerinden bakterinin dokuya giriş imkanı bulmasıdır. Ayrıca şiddetli geçen kış sonrası oluşan don çatlakları da ur ve siğillerin oluşması için uygun yerlerdir. Genç sürgünlerdeki yaprak, çiçek ve meyve dökümü sonucu oluşan yaralarda da ur ve siğiller meydana gelir" dedi.

Zeytin Dal Kanseri hastalığının mücadelesiyle ilgili önlemlere dair açıklama yapan Güven Özdemir, " Kültürel mücadelede yeni kurulacak zeytinlikler sertifikalı fidanlarla tesis edilmeli, sık sık don olaylarının meydana geldiği yerlerde zeytin yetiştirilmemeli, fazla su tutan, tabanı killi topraklarda zeytin dikiminden kaçınılmalı, dikim yapılmışsa toprağın fazla suyunun drenajı yapılmalı, kanserli ağaçların budanması, nemli ve yağışlı günlerde yapılmamalı, etmenin durgun olduğu yaz aylarında yapılmalıdır. Budama aletleri sık sık yüzde 10’luk sodyum hipoklorit (çamaşır suyu)’e batırılarak dezenfekte edilmelidir. Ağaçlara gereğinden fazla azotlu gübre verilmemeli. Budama artıkları yakılarak imha edilmelidir" dedi.

KİMYASAL MÜCADELE

Hastalığın kimyasal mücadelesine de değinen Özdemir, "Ur ve siğil belirtilerinin belirgin olarak ortaya çıktığı ve bakterilerin aktif olmadığı temmuz-ağustos aylarında bahçe kontrol edilerek, çok urlu kurumuş dallar temizlenmeli ve yara yerine yüzde 5’lik göztaşı eriyiği sürülmelidir. Hastalığın görüldüğü bahçelerde 4 ilaçlama yapılmalıdır: 1'nciilaçlama aralık ayı sonunda hasattan hemen sonra, 2'nci ilaçlama şubat ayı sonunda, don ve dolu zararından hemen sonra, 3'ncü ilaçlama ilkbahar yağmurları başlamadan önce, 4'ncü ilaçlama sonbahar yağışlarından önce yapılmalıdır. İlkbahar ilaçlaması (3. ilaçlama)’nda yüzde 1’lik, diğer ilaçlamalarda ise yüzde 2’lik bordo bulamacı kullanılmalıdır" diye konuştu.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...