Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
-2°

Yargıtay Kararı Sonrası Sokak Hayvanı Beslemek Artık Riskli mi?

Yargıtay’ın sokak köpeklerini besleyen bir vatandaşa onayladığı ceza kararını değerlendiren Avukat Zeynep Sevim, hükmün toplumsal etkilerine dikkat çekti.

Yargıtay Kararı Sonrası Sokak Hayvanı Beslemek Artık Riskli mi?

Sokak hayvanlarının beslenmesi ve bu süreçte meydana gelen adli vakalarda hukuki sorumluluğun sınırları, Yargıtay tarafından onanan son kararla birlikte yeniden gündeme geldi. Konuya ilişkin kapsamlı bir hukuki değerlendirmede bulunan Avukat Zeynep Sevim, yüksek yargının onayından geçen bu kararın emsal teşkil etme potansiyeline sahip olduğunu vurgulayarak, vatandaşların sokak hayvanlarına yönelik besleme faaliyetlerinden uzaklaşmasının şaşırtıcı olmayacağını ifade etti.

Yargıtay’ın Sokak Hayvanı Kararı ve Dava Sürecinin Detayları

Yargıtay’ın sokak hayvanlarını besleyen bir kadın hakkında verdiği hükmün kamuoyunda ve hukuk çevrelerinde ciddi tartışmalara zemin hazırlayacağını belirten Avukat Zeynep Sevim, yargılama sürecinin aşamalarını şu sözlerle aktardı:

"Yakın zamanda Yargıtay tarafından, vatandaşların sokak hayvanlarını beslemekten çekinmesine yol açabilecek nitelikte tartışmalı bir karar onanmıştır. Olayda, sokak hayvanlarını evinde kalan yemeklerle besleyen bir kadın hakkında, bölgede bir çocuğun sokak köpeklerinin saldırısı sonucu basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şekilde yaralanması üzerine taksirle yaralama suçundan kamu davası açılmıştır. İlk derece mahkemesi, kadının hayvanları beslediğinin sabit olduğunu ancak bu durumun tek başına hayvanlar üzerinde sahiplik veya gözetim yükümlülüğü doğurmayacağını belirterek beraat kararı vermiştir. İstinaf mahkemesi ise sanığın bölgede köpekleri besleyerek bir ekolojik ortam oluşturduğunu, saldırıyı gerçekleştiren köpekler doğrudan sanık tarafından beslenmemiş olsa bile bu ortamdan kaynaklanan zarardan sorumlu tutulması gerektiğini kabul ederek mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay da kararı onamıştır. Ancak bu karar, ceza hukukunun temel ilkeleri bakımından ciddi tartışmalar doğurmaktadır."

Sokak Hayvanlarını Beslemek Gözetim Yükümlülüğü Doğurur mu?

Sadece besleme eylemi gerekçe gösterilerek kişilere ceza verilmesinin, cezai sorumluluk sınırlarının aşırı derecede genişletilmesi anlamına geldiğini savunan Sevim, hukuki çerçeveyi şu ifadelerle değerlendirdi:

"Öncelikle, bir hayvanı beslemek ile o hayvan üzerinde hukuki anlamda gözetim ve denetim yükümlülüğü üstlenmek aynı şey değildir. Kişinin yalnızca hayvanları beslemesinden hareketle, kendisiyle somut bağlantısı bulunmayan diğer hayvanların eylemlerinden de sorumlu tutulması, cezai sorumluluğun sınırlarını genişletmektedir. Bu noktada kusurluluk, nedensellik bağı ve şüpheden sanık yararlanır ilkeleri önem kazanmaktadır. Saldırıyı gerçekleştiren köpeklerin sanık tarafından beslendiği dahi ortaya konulamamışken, yalnızca bölgede hayvanları besliyor olması gerekçe gösterilerek mahkûmiyet kararı verilmesi hukuken sakıncalıdır. Bu yaklaşım, cezai sorumluluğun somut fiil ve kusur yerine varsayımlara dayandırılması sonucunu doğurabilir. Kararın toplumsal etkisi de göz ardı edilmemelidir. Hayvanları besleyen kişilerin, bu davranışları nedeniyle ileride meydana gelebilecek saldırılardan cezai olarak sorumlu tutulabilecekleri endişesi, sokak hayvanlarına yönelik gönüllü yardımları olumsuz etkileyebilir."

İyi Niyetli Besleme Eylemi ve Cezai Sorumluluk Sınırları

Alınan bu yargı kararının ardından toplumda sokak hayvanlarını beslemeye karşı doğal bir çekince oluşabileceğine dikkat çeken Zeynep Sevim, ceza hukukunun temel ilkelerinin korunması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

"Elbette toplum güvenliği ve özellikle çocukların korunması esastır. Ancak bu amaç, ceza hukukunun temel güvencelerinden vazgeçilmesini haklı kılmaz. İyi niyetli bir davranış, somut bir hukuki yükümlülük ihlali ve kusur ortaya konulmadan cezai sorumluluğun gerekçesi hâline getirilemez. Unutulmamalıdır ki ceza hukuku, istenmeyen bir sonuç meydana geldiğinde mutlaka bir sorumlu bulma hukuku değildir. Sorumluluk varsayımlarla değil, somut delillerle belirlenmelidir. Gönüllü olarak hayvanları besleyen vatandaşların artık bu durumdan dolayı çekinmesi olağan bir durum olabilir."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız