İlçemiz çok zengin değerlere sahip ancak hiç birisini gereği gibi değerlendiremiyoruz. Kaplıcamız, alabildiğine geniş tarım arazilerimiz, çok sayıda maden yataklarımız var. Bu kadar zenginliğin üzerinde oturupta bu kadar yokluk çeken ikinci bir ilçe varmı bilmiyorum.
ilçemiz topraklarında faaliyet gösteren 25-30 civarında maden şirketi var buralarda çalışan kaç kangallı var var merak ediyorum. Çalışanlarıda yıldırmak için en zor yerlere verip çıkmaları sağlanıyor. Termik santralinin bünyesindeki taşeron işçiler hariç araştırılsın bakalım bu maden şirketlerinde neler olup bitiyor?...
Sonra bu şirketler ilçe esnafınada kuruş kazandırmıyor. Alışverişlerini topluca Sivas merkezden yada Malatyadan karşılıyorlar. Kangal halkı bir nevi zengin toprakların fakir bekçileri durumuna düşürülmüş durumda. Ben bunların hepsinin siyasi boşluktan kaynaklandığını düşünüyorum. Vatandaş siyasi muhatap bulmakta zorlanıyor.
İşte geçen günler bir gurup çiftçi benim yanıma geldi. Ofisten aldıkları buğday paralarında bir takım kesintiler oluyormuş... Niye kesildiği ne için kesildiği belli olmayan bu durum için çeşitli girişimlerde bulundum. Benim gibi bir süre önce has partiden akpartiye geçmiş olan eski tarım bakanımız Musa Demirci’yi aradım. Durumu aktardığımda ilgilenip en kısa sürede dönüş yapacağını ifade etti.
Bunu şunun için anlatıyorum. Vatandaş herhangi bir sıkıntısını Kangal’da aktaraacğı bir siyasi sorumlu bulamadığı için bana geliyor. Diğer bütün olaylarda buna benzer durumda olduğu için kurumlar başta olmak üzere herkes kendini bırakmış durumda. Sorumluluk makamındaki bir çok atanmış yönetici başbakanımızın ifadesiyle yan gelip yatarak bir nevi teskere bekleyen asker gibi gün sayıyor...
Ancak ilçemiz bunları haketmiyor.. Nedir özellikle şu son bir yılda ilçemizde yaşanan olaylar...Bu memleket bu kadarda sahipsiz bırakılamaz... Bir an önce seçilmişler halka karşı olan sorumluluğunu hatırlamalı ve atanmışlarada hatırlatmalı. Aksi halde son günlerde hızlanan göç dahada hareketlenerek ilçemiz Alacahan ayarında bir beldeye dönüşür.
İnsanlarımız eğitim berbat diyor göçüyor, sağlık perişan diyor göçüyor, çocuğuna iş bulamıyor göçüyor. Bakın hiç göçmez dediğimiz aileler bile bir bir göçmeye başladı. İşte en son (aynı zamanda bir partinin ilçe başkanı olan) benim amcamın oğluda Ankara’ya göçmenin hesabını yapıyor... Yöneticiler şapkasını önüne alıp düşünmeli nerde hata yapıyoruzda millet bu ilçeden adeta kaçar hale geldi?.. Ha yok eğer ilçe küçük olsun benim olsun mantığıyla yaklaşılıyorsa onada denecek söz kalmıyor. Aslında kendimizi de fazla yormaya gerek yok... Sonuçta her topluluk layık olduğu şekilde yönetilmeye mahkumdur...
Hasan SIĞIRCIEski Has yeni AkPartili