reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem Ümit Özdağ: "Ergenekon’un Sekizinci Dalgasındayız"

Ümit Özdağ: "Ergenekon’un Sekizinci Dalgasındayız"

Ümit Özdağ: "Ergenekon’un Sekizinci Dalgasındayız"

MUHABİR: Haber Merkezi

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, geçtiğimiz günlerde CHP heyeti tarafından Silivri Cezaevi’nde ziyaret edilerek, tutuklanma süreci hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Özdağ, yaşadıklarını "Ergenekon operasyonunun sekizinci dalgası" olarak nitelendirerek, Türkiye’de iki ayrı hukuk sisteminin uygulandığını ve bunun bir "hukuk katliamı"na dönüştüğünü ifade etti.

"Hukuk Katliamı" ve İkili Hukuk Sistemi

Özdağ, sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklanıp Silivri Cezaevi’ne gönderilmesinin ardından yaptığı açıklamada, yaşadığı sürecin sadece kendisine değil, Türkiye'deki genel hukuk sistemine dair ciddi endişeleri gündeme getirdi. Özdağ, şu şekilde konuştu: "Türkiye'de uygulanan hukuk, iki farklı çizgide işlemekte. Bu bir hukuk katliamıdır. Cumhurbaşkanına hakaret iddialarıyla gözaltına alındım, ancak hemen ardından sosyal medya paylaşımlarım gerekçe gösterilerek halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmekle suçlandım. Bunu, Ergenekon operasyonunun sekizinci dalgası olarak değerlendiriyorum."

Zafer Partisi Liderinin Tutuklanma Süreci

Zafer Partisi Genel Başkanı, 2025 yılı itibariyle gözaltına alındığında yaşadıklarını da detaylı bir şekilde aktardı. Özdağ, Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla gözaltına alındığı süreçte, bir süre sonra dosyaların Kayseri’ye gönderildiğini ve söz konusu suçlamalarla ilgili herhangi bir delil bulunmadığını belirtti. Ayrıca, attığı tweetlerin önemli bir kısmının milletvekili olduğu döneme ait olduğunu ve bu paylaşımlarda yalnızca hükümetin politikalarının sonuçlarına dikkat çektiğini vurguladı.

Özdağ, yaşadıkları sürecin hukuki bir sistemin katledilmesi anlamına geldiğini söyledi. "Bize uygulanan bu durum, geçmişte sadece ABD’de ya da Almanya’da görülen bir yaklaşımı hatırlatıyor. Bir ikili hukuk sistemi ile karşı karşıyayız ve bu durumun yansıması, adaletin bir katliam seviyesine gelmesidir" şeklinde konuştu.

Silivri Cezaevi'nde CHP Heyetinin Ziyareti

Özdağ, CHP heyetinin kendisini Silivri Cezaevi'nde ziyaret ettiğini de duyurdu. Ziyaret sırasında, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer gibi isimler yer aldı. Bu ziyaret sırasında Özdağ, kendisini ziyarete gelen heyetle görüşerek, yaşadığı süreci ayrıntılarıyla paylaştı. Ağbaba, ziyarete ilişkin yaptığı açıklamada Özdağ’ın Amerika’daki 1970’lerdeki "beyazlar ile siyahlar" arasında uygulanan ayrıcalıklı hukuka benzer bir durumu yaşadığını belirtti.

"Ergenekon’un Sekizinci Dalgası" ve Hukuk Sistemi Eleştirisi

Ziyaretin ardından, Ağbaba Özdağ’ın, “ABD’de 1970'lerde beyazlarla siyahlar arasında hukuk farklıydı ve aynı şeyi biz de bugün Türkiye'de yaşıyoruz” sözlerini aktardı. Özdağ, yaşadığı hukuki süreci, tarihsel bağlamda Almanya'nın Varşova ve Paris'te uyguladığı ayrımcı hukuka benzeterek, bu durumu "halkı ayrımcılığa tabi tutan ve hukukun üstünlüğünü hiçe sayan bir yaklaşım" olarak tanımladı.

Özdağ, tutuklanma sürecinde de oldukça zorlayıcı bir ortamla karşılaştığını belirtti. Özellikle gözaltına alındığı sırada protokol yolunun kesildiği ve silahlı güçlerin restoranı basarak tutuklama işlemini gerçekleştirdiği bir ortamda yaşadıklarını dile getirdi. Ardından, İstanbul’daki Çağlayan Adliyesi’nde "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla tutuklanmasının ardından adaletin nasıl şekillendirildiğine dair endişelerini de dile getirdi.

Zafer Partisi Genel Başkanı, 2025 yılında hükümete karşı eleştirilerde bulunan bir siyasetçiye yönelik uygulanan hukuk sisteminin, geçmişteki "FETÖ" soruşturmalarıyla benzerlikler taşıdığına dikkat çekti. Özdağ, tüm bu gelişmelerin bir araya geldiğinde, Türkiye’de “ikili bir hukuk sisteminin” işlediği ve bunun sonucunda ise adaletin yok sayıldığı bir sürecin ortaya çıktığını vurguladı.

"Hukuk, Halk İçin Değil, İktidar İçin Uygulanıyor"

Son olarak, Özdağ, "Bugün karşı karşıya olduğumuz durum, adaletin ve hukukun iktidarın çıkarlarına göre şekillendirilmesi ve halkın tüm kesimlerinin bu hukukla yüzleşmesidir. 2025’te Türkiye, adaletin gerçek anlamda yok olduğu bir dönemi yaşıyor” diyerek, hukuk sisteminin halkı değil, sadece iktidar çıkarlarını koruduğunu söyledi.

Özdağ’ın bu açıklamaları, Türkiye’deki mevcut hukuk sistemi ve yargı süreçleri üzerine ciddi bir tartışma başlattı. Zafer Partisi Genel Başkanı’nın sözleri, sadece kendi tutuklanma süreciyle ilgili bir eleştiri olmanın ötesinde, ülke genelinde adaletin nasıl işlediğine dair derin bir sorgulama yarattı.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...