İlk olarak kısa bir selamlama konuşması yapan sendikanın Kangal temsilcisi Osman İğdeliden sonra söz alan Sivas şube başkanı Muzaffer Karadağ, Sivas ve sivas360ini meşgul eden konuları değerlendirdi. Kılık kıyafet yönetmeliğinin yeniden düzenlenerek başörtüsünün serbest hale getirilmesini belirten Karadağ, aksi halde kimi işgüzarların her zaman durumdan vazife çıkarma ihtimallerinin olabileceğini ifade etti. başörtü serbestliğini bugün değil önceden beri her platformda savunageldiklerini kaydeden Karadağ, 28 Şubatta hiçbir sendikanın, hiçbir kurumun sesini çıkaramadığı dönemde Sivasın meydanında üyelerimizle basın açıklaması yaptık ve inançlarımız ortaç zulmüne uğradı, diyerek başörtülülere yapılan zulmü o zamanda kınadıklarını ifade etti.
Türkiye Kamu-Sen olarak Kangalda yaşanan üzücü olayı bir kez daha kınadıklarını dile getiren Karadağ, şunları kaydetti: Bu olayı duyunca şöyle bir duyguya hiç kapılmadık kapılmayacağız; işte elimize bir fırsat geçti herkesi suçlayıp bundan siyasi rant elde edelim düşüncesinde hiç olmadık olmayacağız. Sadece yaşanan bu olay unutulan acı gerçeğimizi bir kez daha bize hatırlattı. Ülkemizde sanal bir ortam yaşanıyor, asgari ücretli, emekli, memur maddeten perişan ama kimse bunları ifade edemiyor, ettirmiyorlar. Dini özgürlüklerimizdeki kısıtlamalar aynen devam ediyor ama hiç yasal düzenleme yapılmadı, yapılmıyor. Dillerinden 28 Şubatı düşürmeyenler 28 Şubat zulmünden rant elde edenler şimdi yaşanan bu zulümlere seslerini çıkarmıyorlar. Başörtülü kardeşlerimize engelleri kaldıracak bir düzenleme yapılmamıştır. Özellikle okullarımızda Cuma namazını kılmak isteyen öğretmenler namaza gidememektedirler. Türkiye Kamu-Sen olarak biz her zaman haksızlıkların karşısında durduk, durmaya da devam edeceğiz. 28 Şubatta hiçbir sendikanın, hiçbir kurumun sesini çıkaramadığı dönemde inançlarımız ortaç zulmüne uğradı, başörtülülere yapılan zulümdür diye Sivasın meydanında üyelerimizle basın açıklaması yaptık. Bizim derdimiz bağcıyı dövmek değildir. Buradan tüm siyasi partilere sesleniyoruz; lütfen gelin bu ayıptan kurtulalım. İnsanların kılığına kıyafetine karışmayalım. Özgürlüklerin önündeki engelleri kaldıralım. İnsanların kalplerine ve beyinlerine dolayısıyla yaptıklarına, ürettiklerine bakalım. Devletimizi bu yasakçı zihniyetten kurtaralım. Bütün enerjimizi üretmeye bir ve beraber olmaya harcayalım. Kılık kıyafet yönetmeliğindeki bu yasakçı maddeleri kaldıralım.
Karadağdan sona söz alan Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Musa Akkaş, gündemdeki konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu. YÖK Kanun Tasarısı ile ilgili Türk Eğitim-Senin tekliflerini anlatan Akkaş, sendikalarının düzenlediği üniversite çalıştayı hakkında da bilgi verdi. Türk Eğitim-Senin talebinin özerk ve demokratik üniversiteler olduğunu kaydeden Akkaş şunları söyledi: YÖK Kanununda üniversite çalışanlarının beklentilerine cevap verecek şekilde bir yasal değişiklik yapılmalıdır. Katılımcılığı ve demokrasiyi esas alan bir seçim sistemini savunuyoruz. Üniversiteleri; akademik personelin, idari statüde çalışanların, öğrencilerin, eğitim sendikalarının ve sivil toplum örgütlerinin beraber yönettiği bir modeli savunuyoruz. Üniversite çalışanlarının ekonomik ve özlük haklarının düzeltilmesini istiyoruz. Türk Eğitim-Sen olarak; Türk kültürü ve milli değerlerin geliştirilmesinde, üniversite çalışanlarının göz ardı edilmemesi konusunu dikkate alarak hazırlıklar yaptık, çalışmalarımızı bu yönde sürdürüyoruz.
4+4+4 sisteminde yaşanan sıkıntıları da gündeme getiren Akkaş, alan değiştiren öğretmenlerin dramına da değindi.
Kamuda başörtüsü serbestliğinden yana olduklarını kaydeden Akkaş, sözlerini şöyle sürdürdü: Ülkemizde özellikle iki kesim var ki, yıllarca birisi dini istismar ederek, diğeri de din karşıtlığı üzerinden siyaset yapmaktadır. Bu anlayışlar toplumu germekte, kamplara ayırmaktadır. Memur-Sen Genel Başkanı, her nedense başörtüsü konusunu Başbakan ile görüşme yerine, başörtüsü eylemlerini başlatmıştır. Bu sendikayı, çalışanların mağduriyetine yönelik eylemlerde göremedik. Bunlar, iş bırakma kararı alıp, bu kararlarından vazgeçerler. Bunlarda samimiyet göremiyorum. İki gün sonra da her şeye sahip çıkarlar. Bu sendika, istismarcıdır.