Türk Hava Yolları Tarihinin En Büyük Tek Koridorlu Siparişi
Küresel havacılık sektörünün öncü bayrak taşıyıcılarından Türk Hava Yolları (THY), uzun erimli büyüme vizyonu doğrultusunda Amerikan havacılık devi Boeing ile devasa bir filo genişletme sözleşmesine resmiyet kazandırdı. Geçtiğimiz seneden bu yana titizlikle yürütülen müzakerelerin ardından varılan mutabakatla, 100 adedi kesin ve 50 adedi opsiyonlu olmak üzere azami 150 adet Boeing 737 MAX serisi yolcu uçağının filoya dahil edilmesi kararlaştırıldı. Bu tarihi adım, THY’nin bugüne dek Boeing firmasından gerçekleştirdiği en kapsamlı tek koridorlu uçak tedariki olarak kayıtlara geçti.
Stratejik hamle, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurul Toplantısı vesilesiyle Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın nezaretinde düzenlenen törenle imza altına alındı. Süreç kapsamında doğrudan teslim alınacak 100 adetlik paket Boeing 737-8 modelinden oluşurken, kalan 50 uçaklık opsiyon hakkı ise şirketin gelecekteki filo dengesini korumasına imkan tanıyacak.

Filo Planlamasında 737-10 Esnekliği ve Operasyonel Güç
Sözleşmenin sunduğu en belirgin avantajlardan biri, MAX ailesinin en yüksek yolcu kapasitesine sahip varyantı olan Boeing 737-10 modeline geçiş hakkının saklı tutulması oldu. Bu dinamik yapı, Türk Hava Yolları’nın değişen yolcu yoğunluğu ve mevsimsel operasyonel şartlara göre filo kurgusunu azami esneklikle biçimlendirmesine zemin hazırlayacak.
Kurum içi stratejik hamleyi değerlendiren Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Bu anlaşma, filomuzu büyütme stratejimiz doğrultusunda attığımız önemli bir adımı temsil ediyor. Yeni Boeing 737 MAX uçakları, operasyonlarımıza daha yüksek verimlilik ve esneklik kazandırarak İstanbul'daki merkezimizden hizmet verdiğimiz geniş uçuş ağımızı destekleyecek. Türkiye'nin havacılık ekosistemine de katkı sağlayan bu anlaşma sayesinde Boeing ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizi daha da ileri taşımaktan memnuniyet duyuyoruz."
Ortak vizyonun önemine işaret eden Boeing Ticari Uçaklar Başkanı ve CEO'su Stephanie Pope ise iş birliğini şu sözlerle değerlendirdi:
"Bu sipariş, Türk Hava Yolları ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizi şekillendiren karşılıklı güveni ve ortak vizyonu yansıtıyor. İstanbul merkezli uçuş ağını büyüterek dünya genelinde daha fazla insanı daha fazla noktaya ulaştıran Türk Hava Yolları'nı ve Türkiye'nin havacılık ekosistemini desteklemeyi sürdürmekten gurur duyuyoruz."

Yüzde 20 Yakıt Tasarrufu ile Çevreci ve Verimli Uçuşlar
Yeni nesil Boeing 737-8 uçaklarının hizmete girmesiyle birlikte, bilhassa yoğun talep gören yurt içi ve bölgesel dış hat rotalarında kapasite artışı hedefleniyor. Gelişmiş menzil kabiliyeti ve artırılmış faydalı yük kapasitesinin yanı sıra, eski jenerasyonlara kıyasla yakıt tüketiminde ve karbon salınımında yüzde 20 oranında sağlanan düşüş, şirketin sürdürülebilirlik vizyonunu doğrudan güçlendirecek.
Sözleşme aynı zamanda iki kuruluş arasındaki bağı filo tedarikinin ötesine taşıyarak sanayi odaklı bir ortaklığa dönüştürüyor. Hali hazırda AJet ile birlikte Türk Hava Yolları envanterinde; 737 MAX, 737 Next-Generation, 787 Dreamliner, 777 ve kargo taşımacılığında kullanılan 777 Freighter modelleriyle 200'ü aşkın Boeing tescilli uçak vazife yapıyor. Yeni mutabakat, 2025 senesinde onaylanan 75 adetlik 787 Dreamliner alımının devamı niteliğinde sağlam bir kilometre taşı oluşturuyor.

Türkiye Havacılık Ekosisteminde Stratejik Sanayi Ortaklığı
Türk Hava Yolları ve Boeing, uçak teslimatlarının yanı sıra Türkiye'nin yerel havacılık altyapısını güçlendirmeye matuf adımlarını da hızlandırıyor. İki kurum arasında imzalanan endüstriyel Mutabakat Zaptı; "Yetkinlik Geliştirme", "Değer Oluşturma" ve "İş Fırsatları" olmak üzere üç ana eksen üzerine inşa edildi.
Oluşturulan vizyon çerçevesinde; teknik uzmanlığın ve mühendislik birikiminin yerel sektöre transfer edilmesi, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi, çevre dostu teknolojilerin yaygınlaştırılması ve yerli üreticiler için global havacılık tedarik zincirinde yeni iş olanaklarının tesis edilmesi amaçlanıyor.