reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem Sosyal medyada ‘kayda’ dikkat: 1 ile 3 yıl arasında hapis cezası var

Sosyal medyada ‘kayda’ dikkat: 1 ile 3 yıl arasında hapis cezası var

Avukat Merve Yavuz, sosyal medya mecralarındaki kullanıcıların fotoğraf ve bilgilerinin kaydedilmesinin 1 ile 3 yıl arasında hapis cezası oluşturabileceğini söyleyerek, “Verilerin elden ele paylaşılması da 2 ile 4 yıl hapis cezasına sebep olabilir” dedi.

Kişilerin sınırlı olarak paylaştığı bütün verilerin kişisel veri olarak geçtiğini söyleyen Avukat Merve Yavuz, “Kişisel veri, kişinin sınırlı bir çevre ile paylaştığı ve yetkisiz üçüncü kişilere açmadığı nüfus kayıtları, adli sicil kayıtları, banka hesap bilgileri, kimlik bilgileri ve bu kapsama alınabilecek sosyal medyadaki verileri, fotoğrafları ve videoları bunların hepsi kişisel veri olarak geçmektedir. Bu konuda da Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) kağıt üzerinde ya da dijital ortamda olması ile ilgili bir ayrım yapılmamıştır. Kişisel verilerin kayda alınması, depolanması ve paylaşılması bazı durumlarda hukuka uygun kabul edilmektedir. Yasal çerçevede örnek verecek olursak bir kamusal hizmet veren kurum ve kuruluşlarda, internet alışverişlerinde kredi kartı ile alışveriş yaparken mecburen kişisel verileri rıza ile paylaşıyoruz. Bu verilerin toplanması ve paylaşılmasında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır” dedi. Yavuz, teknoloji çağından dolayı kişisel verilere en büyük zararların dijital mecralarda verildiğini söyleyerek, “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kişisel verileri geniş kapsamlı olarak düzenlemekle birlikte asıl cezalar TCK’da düzenlenmektedir. Özellikle 135 ve 136. maddelerde kişisel verilerin kaydedilmesi ve devamında paylaşılması, yayılması suç olarak düzenlenmiştir. Kişisel verilerin kaydedilmesi özellikle hukuka aykırılık unsuru ile birlikte değerlendirilmelidir. Tabii biz kişisel verilerin kayda alınması suçundan bahsederken teknoloji çağında yaşadığımızı da dikkate alırsak aslında en sık karşılaşılan zararlar dijital ortamlardan doğan zararlardır. Özellikle WhatsApp, Instagram gibi çok sık kullanılan ve çok fazla kişinin üyeliğinin bulunduğu mecralarda insanlar sadece arkadaşlarına yönelik yapabiliyor. Fakat bu paylaşımlar kötü niyetle üçüncü şahıslara da aktarılabiliyor. Orada paylaştığımız fotoğrafların kim tarafından ne şekilde kullanılacağını bilemiyoruz. Genelde de kötü niyetle kullanılabiliyor” ifadelerini kullandı.

“Hapis cezası ile karşılaşılabilir”

Kişisel verilerin kaydedilmesinin ve paylaşılmasının hapis cezası sonucu olabileceğini söyleyen Merve Yavuz, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Böyle bir durumda TCK’nın hapis cezasına ilişkin hükümleri devreye giriyor. Özellikle 135. maddede düzenlenen ‘Kişisel Verilerin Kayda Alınması’ ve 136. maddede düzenlenen ‘Bu Verilerin Paylaşılması Yayılması’ için farklı cezalar ön görülmüş durumda. Kayıt altına alma durumunda 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile karşılaşabiliriz. Yine paylaşma ve elden ele yayma durumunda ise 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası gündeme geliyor. Kanunda bunu artıracak ve azaltacak nedenler de düzenlenmiş durumda. Her somut olay üzerinde ayrı ayrı değerlendirilebilir. Vatandaşlarımız sosyal medya kullanımlarını sınırlandırabilirler, özellikle çocuklar için. Ya da dikkat çekici kişiler için sınırlı bir düzeyde kullanıldığında daha az zarar verecektir. İlla ki kullanmamız gerekiyorsa da gizlilik önlemlerini mümkün mertebe almamız ve sosyal medya kullanımına dikkat etmemiz gerekmektedir. Burada kişi fotoğraflarının kullanıldığını fark ettiğinde de öncelikle idari kurum ve kuruluşlara başvuru imkanları bulunmaktadır. Ancak hukuken başvurmak daha etkili sonuç doğuracaktır. Bu kapsamda da öncelikle şikayette bulunulur. Gereken araştırma soruşturma makamı tarafından yürütülür. Ceza dava dosyası açılır. Suçluların cezalandırılması sağlanır ve akabinde tazminat sorumluluğu gündeme gelir.”

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...