Gazeteci Ruşen Çakır, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Ekrem İmamoğlu hakkındaki dikkat çeken açıklamasını değerlendirdi. Bahçeli’nin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargı sürecine ilişkin yaptığı sert çıkış, siyaset gündeminde geniş yankı uyandırırken, Çakır bu açıklamanın arka planına dair çarpıcı analizlerde bulundu.
Devlet Bahçeli geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılanmasına ilişkin sürecin hızlandırılması gerektiğini savunmuştu. Bahçeli, İmamoğlu’nu “zanlı” olarak nitelendirdiği açıklamasında, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni saran hırsızlık, rüşvet ve yolsuzluk iddialarından dolayı Silivri Cezaevi’nde bulunan zanlı Ekrem İmamoğlu’yla ilgili mahkeme süreçlerinin ivedilikle görüşülüp karara bağlanması gerekmektedir” ifadelerini kullanmıştı.
Bahçeli’nin bu açıklamasında “beraat” ihtimaline de dikkat çektiğini vurgulayan gazeteci Ruşen Çakır, bu detaya özel bir anlam yükledi. Çakır’a göre Bahçeli, davada bir boşluk ya da yeterli delil eksikliği olduğunu ima ediyor olabilir. Bu bağlamda Çakır, Bahçeli’nin sözlerinin satır aralarını şu sözlerle yorumladı:
“Bahçeli burada aslında iki ihtimali birden işaret ediyor. Bir yandan delillerin tamamlanmasını istiyor, bir yandan da ‘eğer suçluysa cezalandırılsın, değilse de beraat etsin’ diyor. Yani Erdoğan’ın ‘dosya hazır, her şey ortada’ şeklindeki sert söyleminden farklı olarak, Bahçeli daha temkinli. ‘Turp’ metaforu burada önemli. Bahçeli diyor ki: ‘O büyük turp falan her neyse, onu da bulup koyun ortaya. Ama eğer bu delilleri bulamıyorsanız, bu işi daha fazla uzatmayın, bu haliyle neyse sonucu açıklayın.’”
Çakır, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha kesin bir dil kullanarak yargı sürecinin sonucunun belli olduğu izlenimi verdiğini, Bahçeli’nin ise daha hukuki bir süreç işletilmesini arzuladığını belirtti. Erdoğan’ın “Büyük turplar sırada” sözünü de hatırlatan Çakır, bunun aslında mevcut dosyanın çok güçlü olmadığını dolaylı yoldan kabul etmek anlamına geldiğini ileri sürdü.
“Eğer gerçekten elde güçlü deliller olsaydı, ‘turplar sırada’ gibi bir ifade kullanılmazdı. Bu, mevcut dosyanın zayıf olduğunu gösteriyor. Bahçeli de bu durumu sezmiş olacak ki, daha sağduyulu bir dil kullanarak ‘ya bu işin delillerini tamamlayın, ya da bu haliyle karara bağlayın’ çağrısı yapıyor,” dedi.
Siyasi Denklemde Yeni Bir Hamle mi?
Çakır’ın yorumları, Bahçeli’nin İmamoğlu konusundaki açıklamasının sıradan bir siyasi çıkıştan öte bir anlam taşıdığına işaret ediyor. Uzmanlara göre bu açıklama, sadece İmamoğlu davasına değil, aynı zamanda Cumhur İttifakı içindeki güç dengelerine dair de ipuçları veriyor.
Bahçeli’nin, yargı sürecinin daha özenli ve hızlı şekilde tamamlanmasını istemesi; hem kamuoyunun tepkisini minimize etme isteği, hem de yargı kurumlarının siyasal tartışmalardan uzak kalması gerektiği mesajı taşıyor olabilir.
Sonuç olarak Bahçeli’nin açıklamaları, hem siyasetin hem de yargının seyrini etkileyebilecek nitelikte. Ruşen Çakır’ın yorumları ise bu açıklamaların sadece yüzeydeki değil, derinlerdeki anlamlarını da gün yüzüne çıkarıyor.