reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem OKULLARDA MUKAVVADAN DEMOKRASİ

OKULLARDA MUKAVVADAN DEMOKRASİ

Kangal da ilçe öğrenci meclis başkanlığı seçimleri yapıldı.

Kangal da ilçe öğrenci meclis başkanlığı seçimleri yapıldı.19 okul temsilcisinin katıldığı toplantıda öğrenciler oylarını çaykur kolisinden yapma sandıkta kullandı. Koliden çıkan sonuçlarda kangal lisesi ve koç anadolu lisesine eşit oy çıkınca ikisi arasında kura çekildi. Kura sonucu ilçe öğrenci meclis başkanı olan Zeynep Selvi önümüzdeki haftalarda ilde yapılacak olan seçimlere katılacak.

20 Ekim Perşembe günü Kangal öğretmenevi toplantı salonunda gerçekleştirilen ilçe öğrenci meclisi seçimleri silik ve heyecansız geçti. Sadece bir genelgedeki prosedürü yerine getirme adına ‘dostlar pazarda görsün’ kabilinden yapıldığı çok belli olan toplantıda çoğu okulların temsilcisi aday dahi olmadı. Aday olup konuşma yapmak için kürsüye gelen öğrencilerden ise bir ikisi hariç ellerine tutuşturulan a4 kağıdını okumakla yetindi. Elindeki metni en derli toplu şekilde okuyan ise kongre ilköğretim okulundan Umut Başer adlı 5. sınıf öğrencisi oldu.

Okul temsilcilerinin okumuş oldukları metinlerde; öğretmen yetersizliği, lavabo ve tuvalatlerin pis olması, buna bağlı olarak hizmetli sıkıntısı, sosyal ve kültürel programların yapılacağı mekan sıkıntısı, kadrosu Kangal’da olduğu halde bir şekilde ‘dayı’ bulup kendini il merkezine atan torpilli öğretmenler... gibi konulara değinildi.

Toplantının divan başkanlığını yapan şube müdürü Erol Pala’nın; aday olmasa dahi okul temsilcilerinin kürsüden konuşma yapmasını teşvik etmesi olumlu bir yaklaşım olarak değerlendirildi. Bu kapsamda Pala tarafından ısrarla kürsüye davet edilen Deliktaş ilköğretim okulunu temsilen gelen öğrenci köyden birlikte geldiğiöğretmeninden ‘onay’ çıktıktan sonra ancak kürsüye gelebildi. Çalışkan ve başarılı bir öğrenci olduğu belli olan Deliktaşlı öğrencinin konuşması esnasında demokratik kültür bakımından enteresan diyaloglarda yaşandı. Durumdan vazife çıkarmaya çalışan bir iki işgüzar tutum, okullarda bu tür etkinliklerle öğretilmeye çalışılan demokrasi, meclis, özgüven gibi kavramların laftan öteye geçemeyeceğini ispatlar nitelikteydi. Öğrenciye güvenmeyen, baskılayan, susturan ve adeta gardiyan vari bir anlayışla yapılan demokrasi eğitimi ve öğrenci meclisi demekki bu kadar olabiliyor...

Aslında bakanlığın öngördüğü ve genelgede yazıldığı şekliyle yapılabilse öğrencilerin demokratik kültürü özümseme, düşüncelerini özgürce ifade edebilme ve toplum içinde özgüven kazanmaları açısından çok faydalı olan bir proje; baştan savmacı bir şekilde bir nevi ‘adet yerini bulsun’ şeklinde yapıldığında böylesi bir manzara çıkıyor ortaya...

Yıllardır öğrenci merkezli eğitim denmesine rağmen öğrenciyi dikkate almayan, güvenmeyen, ders saatinin yarısını ‘susun’ ‘konuşmayın’ diye bağırarak tamamlayan yaklaşımdan öğrencilere demokrasi eğitimi beklemek uzunca bir süre daha beyhude bir bekleyişten ibaret kalacak gibi...

Yapılan konuşmalardan sonra verilen kısa aranın bitmesiyle oy kullanma işlemine geçildi. Perdenin ardında yazdıkları oy pusulalarını üzerinde ‘çaykur’ yazılı koliden oluşturulan sandığa atan öğrenciler ‘karpuz kabuğundan gemi yaparcasına, demokratik tercihlerini çaykur kolisinden bozma oy sandığına yansıtmış olmanın mutluluğu içinde yerlerine geçerek koliden çıkacak sonucu beklemeye başladılar. Bu esnada divan başkanı Pala, salonda bulunan herkese çay söylemeyi de ihmal etmedi.

Koliden çıkan demokrasi

Oy verme işlemi tamamlandıktan sonra koliden çıkan oylar divan yönetimi tarafından tasnifi yapılarak sayım işlemine geçildi. Çıkan oy pusulalarında aday isminden ziyade okul isimlerinin yazılı olması dikkat çekerken bazı adayların ise sadece kendine oy verdiği ortaya çıktı. Toplam 19 oyun kullanıldığı seçimlerede adayların yada okulların almış olduğu oy tablosu şöyle şekillendi.

Kangal Lisesi- İlhan Biçil: 10, Koç Anadolu Lisesi-Zeynep Selvi:10, Cumhuriyet İ.Ö.O.-Nuran Bulmaz:8, 75.Yıl İ.Ö.O.-Aslıhan Cengiz:7, Kongre İ.Ö.O.-Umut Başer:6

Atatürk İ.Ö.O.-Ezgi Şahin:5, Alacahan İ.Ö.O.-Ersin Yeğen:5, ATL-METEM- Emre Aslan:4, Ayhan Erkan İ.Ö.O.-Bengisu Uyanık::2

Eşit oy alan İlhan Biçil ve Zeynep Selvi arasında çekilen kura sonucu ilçe öğrenci meclis başkanlığına Zeynep Selvi seçilmiş oldu.

************************

DEMOKRASİ EĞİTİMİ VE OKUL MECLİSLERİ PROJESİ`NİN ÖNEMİ

Demokrasi, insana değer olarak önem veren ve insan kişiliğinin özgürce ve eksiksiz biçimde geliştirilmesine imkan sağlayan bir yönetim ve fazilet rejimidir. Bu nedenle de, ancak eğitim süreci içinde öğretilebilir. Öğrenilebilmesi için, demokrasinin eğitime ihtiyacı vardır ve bu anlamda eğitim demokrasinin ön şartıdır.

Eğitimin fonksiyonlarından biri, “çocuğun kişiliğini oluşturma ve geliştirme”dir. Bu fonksiyonun nihai amacı da, çocuğa, öncelikle demokrasinin gerektirdiği “etkin, ergin ve özgür yurttaş” kimliği kazandırmaktır.

Yurttaş, demokratik bir toplumda hakları ve görevleri olan kişidir. Birinci hakkı, yönetime katılmak; birinci görevi ise, yasalara saygı duymaktır. Bu saygıdan anlaşılması gereken; yurttaşların kanunlarla belirlenen çerçeve içerisinde özgürlüğünü, katılımcı girişimlerini uygulayıp geliştirmesi ve toplumu oluşturan diğer bireylerle ilişkilerini düzenlemesidir.

Demokrasinin zorunlu şartlarından biri, “yurttaşların, demokrasinin içeriğini ve değerini anlayabilecek ve bu içerikten yararlanıp kişiliklerini geliştirebilecek seviyeye gelmelerini sağlamak için eğitime öncelik vermek” tir. Çünkü bireyler, ancak eğitimle haklarını, sorumluluklarını ve demokratik hayatın niteliklerini öğrenir ve kişiliklerini geliştirebilirler.

Demokrasi eğitiminin ön şartlarından bir de hür, çoğulcu ve katılımcı ortam ve fırsatların varlığıdır. Çünkü demokrasi eğitimi, salt kural ve kuramların, günlük hayattan ve güncel sorunlardan kopuk teorik bilgiler olarak öğrencilere anlatılmasıyla verilemez. Bu eğitimin, bilgi aktarmanın ötesinde, bilgileri özümsenmiş davranışlara dönüştürmeyi amaçlayan, çoğulcu ve katılımcı bir yaklaşımla yapılması gerekmektedir.

Demokrasinin her düzey ve bağlamda; ailede anne-baba-çocuk arasındaki ilişkilerde; okulda da, öğrenci-öğretmen-yönetici üçlüsü arasındaki ilişkilerde somut olarak görülmediği, yaşanmadığı bir ortamda yapılan demokrasi eğitimi, inandırıcı olamaz ve asıl hedeflenen sonuçlara ulaşamaz.

Öğrencilerimizin, demokrasinin, salt bir yönetim biçimi olmayıp bunun ötesinde bir “hayat biçimi ve büyük bir erdem” olduğunu görmeleri, onlara, ailede ve okulda demokratik bir ortamın havasını soluma imkanı vermekle sağlanabilir. Çünkü demokrasinin öğretimi; okullarımızda öğretimi yapılan herhangi bir ders gibi değildir. Demokrasi, ancak tutum ve davranışlar düzeyinde, günlük hayatta pratiği yapılarak öğrenilebilen ve benimsenebilen bir değerler manzumesi ve cumhuriyeti tamamlayan bir yönetim biçimidir. Giderek herkesin memnun kaldığı ortak payda haline gelmektedir. Ulu Önder Atatürk’ün de ifadesiyle, “Demokrasi fikri daima yükselen bir denizi andırmaktadır. On dokuzuncu yüzyıldan itibaren de demokrasi fikri mukavemet edilemez bir kuvvet ve cereyan hâlini almıştır.”

Demokrasi, devam eden bir süreç olup, geliştirilmesi uzun zaman almaktadır. Bu nedenle, her birey ve kuşak demokrasiyi geliştirmeye çalışmalıdır. Bunun sonucunda genç nesillerin elde edeceği bilgi ve kazanımlar da ülkemizin geleceği açısından çok büyük önem taşımaktadır.

Bilindiği gibi, Türk Millî Eğitiminin temel ilkelerinden biri de “Demokrasi eğitimi”dir. Bu ilke ile, yurttaşlarımıza “demokrasi bilinci”nin kazandırılması ve toplumumuzda özgür, demokratik toplum düzeninin gerçekleştirilmesi ve sürdürülmesi hedeflenmiştir.

Demokrasi eğitimi ve insan hakları ile ilgili konulara, çeşitli tarihlerde çıkarılan yönetmeliklerde ve öğretim programlarında yer verilmiştir. Millî Eğitimizin Temel İlkeleri arasında yer alan “demokrasi eğitimi” çerçevesinde eğitim kurumlarımızda öğrenim gören gençlerimizin demokratik yurttaşlık ve insan haklarına saygı konusunda bilgi edinmelerini sağlamak ve edindikleri bilgileri davranışa dönüştürmelerinde rehberlik etmek Bakanlığımızın en başta gelen görevleri arasındadır.

Hâlen her tür ve seviyedeki okullarımızda sürdürülen demokrasi eğitiminin iki bölüm hâlinde gerçekleştirildiğini söyleyebiliriz. Bunlardan birincisi, demokrasinin teorik olarak öğretimi; ikincisi ise, demokrasiyi yaşayarak, okul ortamındaki gerçek yaşantılardan yararlanarak öğretimidir. İkinci yöntem şüphesiz ki demokrasi bilincini, yalnızca yasalar ve kurallar anlamında değil; bir davranış modeli olarak da öğrencilere kazandırdığından daha çok eğitsel değere sahiptir. Öğrenci katılımıyla hem demokrasi eğitiminin, hem de okulun kalitesi artacaktır.

Demokrasi eğitimi bütün modern demokrasilerde bir takım ortak değerler, kavramlar ve tutumlardan oluşmaktadır. Bu eğitimin içeriğinin oluşturduğu değerlerin ve ilişkilerin anlaşılması ve benimsenmesi için; öğrencilerimizin, velilerimizin ve yöneticilerimizin yaratıcı, üretken ve etkin katılımcı olmaları gerekir. Hayat boyu öğrenme fikrini esas alan demokrasi eğitimi, çok yönlü bir yaklaşım olup karşılıklı etkileşim içerisinde politik, yasal, sosyal ve kültürel alanlarla bağlantılıdır ve tüm yurttaşların demokratik süreçlere katılımını sağlayarak toplumda demokrasi kültürünün oluşturulmasına yöneliktir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...