Bir ocak yandı, yüzlerce madenci can pazarına düştü... Soma’daki maden yangını, 787 madenciyi ansızın yakaladı. Önce 15 madenci ölü dendi, sonra kayıp sayısı 17’ye çıktı. Geceyarısını geçerken, resmi makamlar onaylamasa da, 157 rakamı telaffuz edilmeye başlandı. Sabahın ilk ışıklarıyla acının bilançosu daha kabardı, 274 canın yittiği söylendi. Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarına göre; 120’den fazla madenci toprak altında akibetleri belirsiz vaziyette beklerken; kardeşlerinin, evlatlarının, babalarının acısıyla dağlanan yüreklerin, ateş düşen ocakların artmasından endişe ediliyor.
Ölümüne şampiyonluk
Türkiye’nin gündeminden düşmeyen ancak bir türlü önlem alınmayan iş kazalarında, hayatlar kararmaya devam ediyor. Yasal düzenlemeler yapılsa da takip ve kontrol yapılmadığı için iş kazaları ile ilgili haberler gündemden düşmüyor. Türkiye adeta işçi cinayetlerinde Avrupa 1’inciliğini ve dünya 3’üncülüğünü kimseye kaptırmak istemezken, Soma’daki elim faciayla beraber işçi ölümlerinde Türkiye, dünyada da 1’inciliğe yükseldi.
Türkiye’nin gündeminden düşmeyen ancak bir türlü önlem alınmayan iş kazalarında, hayatlar kararmaya devam ediyor. Bu konuda yasal düzenlemeler yapılsa da takip ve kontrol yapılmadığı için iş kazaları ile ilgili haberler gündemden düşmüyor. Türkiye adeta işçi cinayetlerinde Avrupa 1’inciliğini ve dünya 3’üncülüğünü kimseye kaptırmak istemezken, Soma’daki elim faciayla beraber işçi ölümlerinde Türkiye, dünyada da 1’inciliğe yükseldi.
Türkiye’nin gündeminden düşmeyen ancak bir türlü önlem alınmayan iş kazalarında, hayatlar kararmaya devam ediyor. Bu konuda yasal düzenlemeler yapılsa da takip ve kontrol yapılmadığı için iş kazaları ile ilgili haberler gündemden düşmüyor. Türkiye adeta işçi cinayetlerinde Avrupa 1’inciliğini ve dünya 3’üncülüğünü kimseye kaptırmak istemezken, Soma’daki elim faciayla beraber işçi ölümlerinde Türkiye, dünyada da 1’inciliğe yükseldi.
5 Ayda Korkunç Tablo
İşçi cinayetlerinde sağlıklı bir çalışmanın yapılabilmesi için sendika temsilcileri, akademisyen ve uzmanlardan oluşan kişiler tarafından 2011 yılında kurulan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) verilerine göre 2013 yılında en az bin 235 işçi, iş kazalarında hayatını kaybetti. Ancak bu veriler kayıtlı işçilere ait. Kayıt dışı çalışıp da iş kazası sonucu hayatını kaybedenler bu rakamların içinde yok. İşin bu boyutu da düşünüldüğünde işçi cinayetlerinde ortaya korkunç bir tablo çıkıyor. İSİG’in raporu ise, 2013 yılı içerisinde en az bin 235 iş kazasının ölümle sonuçlandığını gözler önüne seriyor. İşçi ölümlerinin iş kollarına göre dağılımı dikkate alındığında ise, madencilik işkolunda 2013 yılı içerisinde 93 kişi hayatını kaybederken, 2014’ün İlk üç ayında iş kazalarında 276 işçi hayatını kaybetti. Son olarak Soma’daki faciayla beraber 2014 yılı içerisinde 500’e yakın işçi hayatından oldu.
STKLARDAN Gelen Tepki Ve Mesajlar
Soma’daki maden faciasına yurdun her kesiminden baş sağlığı, üzüntü ve tepki mesajları yağdı. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, göçük altında kalan maden çalışanlarının bir an önce kurtarılmasını temenni ederek, “Yaralanan işçilere acil şifalar diliyor, hayatını kaybeden işçi arkadaşlarımıza da Allah’tan rahmet diliyoruz” dedi. Soma Kömürleri A.Ş’de örgütlü olan Türkiye Maden İşçileri Sendikası, “Soma’daki maden ocağında meydana gelen kaza yüreğimize ateş düşürdü. Acımız çok büyük” denilerek, ilerleyen zamanlarda bir ihmal ve kusurun saptanması durumunda sendika olarak hesabı sorulacağı kaydedildi. Soma’daki facia için ülke çapında bir hafta süreyle yas ilan eden TÜRK-İŞ ise, “TÜRK-İŞ Üyeleri 1 hafta boyunca ülke çapında her gün 3 dakika iş başında işi durduracak ve maden şehitlerimiz için saygı duruşu yapılacaktır” denildi.
Milletimizin Başı Sağ Olsun
Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak Soma’daki elim maden faciası için taziye mesajı yayınladı. Kamalak mesajında, “ Alın teri ve helal rızık peşinde koşanlar, Cenabı Allah’ın en sevdiği kullardandır. Ailesine helal lokma yedirebilmek için en zor şartlarda çalışırken, Soma’daki elim faciada hayatını kaybeden kardeşlerimize Cenabı Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Ailelerine ve sevenlerine sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Cenabı Allah ülkemizi her türlü felaketten korusun. Mekanları Cennet olsun” ifadelerine yerverdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün Soma’ya giderek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’dan elim olayla ilgili son bilgileri aldılar. Erdoğan ve Kılıçdaroğlu daha sonra olay yerinde incelemelerde bulundular.
“Bunlar olağan şeyler”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, maden faciası ile ilgili tespitlerde bulunmak üzere Soma’ya gitti. Olay yerinde incelemelerde bulunan Erdoğan, daha sonra Soma Belediyesi’nde basına açıklama yaptı. Erdoğan, “Biz bir defa bu tür ocaklarında, kömür ocaklarında bu olanları, lütfen buralarda bu olaylar hiç olmaz diye yorumlamayalım. Bunlar olağan şeylerdir” derken; 1862, 1866, 1894 yıllarındaki İngilere’de yaşanan kazalardan, 1914 ve 1963’te Japonya ile 1942 ve 1960’da Çin’de yaşanan kazalardan örnek verdi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak Soma’daki elim maden faciası için taziye mesajı yayınladı. Kamalak mesajında, “ Alın teri ve helal rızık peşinde koşanlar, Cenabı Allah’ın en sevdiği kullardandır. Ailesine helal lokma yedirebilmek için en zor şartlarda çalışırken, Soma’daki elim faciada hayatını kaybeden kardeşlerimize Cenabı Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Ailelerine ve sevenlerine sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Cenabı Allah ülkemizi her türlü felaketten korusun. Mekanları Cennet olsun” ifadelerine yerverdi.
Üç günlük yas ilan edildi
Manisa’nın Soma ilçesindeki maden ocağında meydana gelen yangın nedeniyle dünden itibaren 3 günlük yas ilan edildi. Başbakanlık Basın Merkezinden yapılan açıklamada, Soma’da yaşanan facianın aziz milleti hüzne boğduğu belirtildi. Açıklamada, maden faciası nedeniyle Başbakanlık tarafından 13 Mayıs 2014’den itibaren 3 günlük milli yas ilan edildiği, yas alameti olarak bugün tüm yurtta ve dış temsilciliklerde bayrakların yarıya indirileceği kaydedildi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün Soma’ya giderek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’dan elim olayla ilgili son bilgileri aldılar. Erdoğan ve Kılıçdaroğlu daha sonra olay yerinde incelemelerde bulundular.
22 yıl sonra aynı acıyı yaşadı
Türkiye’de 283 madencinin hayatını kaybettiği, ülkenin en büyük iş kazası gösterilen, Kozlu’daki grizu faciasından 22 yıl sonra bu kez Soma’da benzer büyüklükte iş kazası meydana geldi. Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessese Müdürlüğünde, 3 Mart 1992’de 263 madencinin can verdiği grizu faciası, Türkiye’deki en fazla ölümlü iş kazası özelliği taşıyor.
Kömür ocaklarındaki göçük, grizu patlaması, karbonmonoksit, karbondioksit ve metan gazı zehirlenmesi gibi kazalarda da çok sayıda madenci yaşamını yitirebiliyor. Kentte 1992’deki facianın yanı sıra 7 Mart 1983’te 103 madencinin hayatını kaybettiği grizu patlamasını, yeri geldiğinde madende ölen babasının yerine işe giren havza insanı hiç unutmuyor.
Manisa’nın Soma ilçesindeki özel maden ocağında elektrik trafosunda çıkan yangın sonucu mahsur kalan işçilerin kurtarılması için havzadan giden kurtarma ekibindeki madenciler de geçmişteki acıların tecrübesiyle görev yapıyor. TTK istatistik verilerine göre, 1941’den itibaren ocaklarda meydana gelen iş kazalarında 3 bin 759 madenci hayatını kaybetti, 400 bin 173 işçi de yaralandı.
Madencinin bir avuç kömüre yolculuğu
Kömür işletmeciliğine başlandığı 1848’den bugüne kadar yaklaşık 400 milyon ton taş kömürü üretilen havzada maden işçileri, 3 vardiyada girdiği maden ocaklarında 8 saatlik üretim yolculuğuna yer üstünde nerede ve ne iş yapacaklarının belirlendiği “tertip edilmeyle” başlıyor. Yerin metrelerce altında ‘’o gün’’ üstleneceği görevi öğrenen madenciler, TTK’da işçi asansörleri ve ardından bindikleri “fayton” denilen demiryolu aracıyla, özel sektörde ise ocağın içinde yürüyerek ‘’mutlak karanlık’’ niteledikleri derinlere ilerliyor.
Sevdikleri ve iş arkadaşları tarafından ‘’hayırlı işler’’ yerine ‘’uğurlar olsun, Allah’a emanet ol’’ denilerek yolcu edilen madenciler, baretlerinin ışığıyla aydınlanan ocakta, demir tahkimatla örülmüş galerilerden farklı yönlere dağılan üretim bölgelerine gidiyor. Zengin rezervlerin bulunduğu damarlarda yeri geldiğinde yüksekliği 1 metreyi bulmayan üretim bölgesinde çalışan madenciler, en ufak ihmalin kendilerinin ve arkadaşlarının canına mal olabileceği bilinciyle işlerine koyuluyor.
İşçilerin bir kısmı kömür kazılan alanlarda oluşan boşlukların çökmemesi için uzunlukları 4-5 metreyi bulan maden direklerini baltayla keserek tahkimat yaparken, madencilerin bir kısmı da genellikle sürünerek ulaşabildikleri dar kesitlerde kazmanın yanı sıra havayla çalışan kömür kazıcılarla çalışıyor. Kazdıkları kömürü küreklerle konveyöre (taşıyıcı) aktaran işçiler, ramazanda iftar ve sahurlarını, diğer günlerde de yemeklerini kömürden kararmış elleri ve yüzleriyle yerin metrelerce altında birlikte yiyor.
Madencilerin kazılarıyla ocak içinde biriken ve konveyörle daha yüksek kotlardaki galerilere taşınan kömürün, burada vagonlara boşaltılmasının ardından yer üstüne yolculuğu başlıyor.
Yüzlerce maden ocağının oluşturduğu yer altı şehirlerinde 160 yılı aşkın süredir kömür kazan madenciler, kendilerini bekleyen riskler nedeniyle sevdikleriyle vedalaşarak girdikleri ocaktan ‘’geçmiş olsun’’ denilerek çıkıyor.
Kömür ocaklarında göçük, grizu patlaması, gaz zehirlenmesi, taş düşmesi gibi yüzlerce tehlike madencileri beklemesine rağmen, bölgede en çok istihdam maden sektöründe sağlanıyor.
Zonguldak’ta bir kişi mahsur kaldı
Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesindeki kaçak kömür ocağında meydana gelen göçükte bir işçi mahsur kaldı.
Dereiçi mevkisindeki ruhsatsız kömür ocağında henüz belirlenemeyen bir nedenle göçük meydana geldi. Göçükte mahsur kaldığı öğrenilen Mehmet Aygün’u kurtarma çalışmaları, Türkiye Taşkömürü Kurumu tahlisiye ekibinin yanı sıra bölgedeki diğer maden ocaklarında çalışan işçilerin katılımıyla sürdürülüyor.
Savcılık soruşturma başlattı
Soma Cumhuriyet Başsavcılığı, bir maden ocağında çıkan yangına ilişkin soruşturma başlattı. Soma Cumhuriyet Başsavcılığı’nca maden ocağındaki yangın olayıyla ilgili soruşturma başlatıldığı ve konunun bütün detaylarıyla araştırıldığı öğrenildi. Başsavcılığın, soruşturma kapsamında “maden ocağında kayıt dışı işçi çalıştırıldığı” iddialarını da araştırdığı bildirildi.
Soma’da hayatını kaybedenler için Eyüp Sultan’da hatim
Anadolu Gençlik Derneği (AGD) İstanbul Şubesi, Soma’daki madende hayatını kaybeden işçiler için hatim gerçekleştiriyor. Bugün (15.05.2014) akşam namazını müteakip Eyüp Sultan Camii’nde Soma’da hayatını kaybedenler için Kur’an okunacak. Yapılan hatimlerin de duası yapılacak.
AGD Sivas şubesi: “Allah’tan rahmet diliyoruz”
Ülkeyi yasa boğan faciayla ilgili AGD Sivas Şubesi başsağlığı mesajı yayınladı. AGD Sivas Şube Başkanı Bülent Şimşek imzalı mesajda, “Manisa’nın Soma ilçesinde yaşanan maden kazasında bazı maden işçilerinin hayatını kaybettiği, bazılarının da mahsur kaldığı haberini üzüntüyle öğrendik. Ülkemizi yasa boğan bu elim olayda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralananlara ise acil şifalar diliyoruz. Göçük altında kurtarılmayı bekleyen madencilerden de sevindirici haberler bekliyoruz” denildi.
Hatim Kampanyası
AGD Şubeleri somayahatim.com internet sitesi üzerinden hatim kampanyası başlattı. İsteyen site üzerinden kayıt yapıp belirlediği sureyi okuma taahhüdünde bulunacak. Yapılan hatimler ise daha sonra dua ile Soma’da hayatını kaybedenlere bağışlanacak.
63 kişi taburcu edildi
Soma ilçesindeki kömür ocağında çıkan yangında yaralanan 88 kişiden, 63’ü taburcu edildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) yetkililerinden alınan bilgiye göre, kentteki hastanelerde dünden bu yana 88 kişi tedavi gördü. 63 kişi tedavilerinin ardından taburcu edilirken, 25 kişinin tedavisi sürüyor.
Yaralılar ve kaldırıldıkları hastaneler şöyle: Kırkağaç Devlet Hastanesine kaldırılanlar: Vedat Kılınç (39), Yüksel Tanrıöven (24) Akhisar Devlet Hastanesine kaldırılanlar: Murat Bilgin (30), Serdar Fenercioğlu (28), Veli Anaç (24), Ferhat Genç, Faruk Onur, Salih Erkan (34), Sadettin Güngör, Muzaffer Kemiksiz (32), Barış Değirenci (33), Ali Aslan Yılmaz, Murat Karabulut (32)
Soma Devlet Hastanesine kaldırılanlar: Sezai Karakobak (41), Erdal Bıçak (24), Murat Yokuş (29), Ümit Çetin (37), Mustafa Elibol (43), Mehmet Uçkun (26), Refik Bostancı (26), Ali Karadağ (36), Kudret Özelden, Akhisar Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralılardan Hasan Kuzu İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine, Servet Keskin (20) Celal Bayar Üniversitesi Hastanesine, Engin Altınöz (30) Ege Üniversitesi Hastanesine sevk edildi.
Bakan Yıldız’dan endişeleri artıracak değerlendirme
En yüksek işçi kaybına doğru gidiyoruz
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Soma’da maden ocağındaki yangına ilişkin, “Türkiye’de şu ana kadar yaşanmış en yüksek işçi kaybımızla sonuçlanan bir kazaya doğru gidiyoruz” dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Soma’da maden ocağındaki yangın sırasında kaç işçinin bulunduğuyla ilgili olarak “Bunu kamuoyu paylaşmaktan bilerek kaçınıyorum, çünkü o sayı bize özel sektörün verdiği sayı” dedi. Yıldız, gazetecilere yaptığı açıklamada, madendeki işçi sayısıyla ilgili tahmini bir rakam olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Bunu kamuoyu paylaşmaktan bilerek kaçınıyorum, çünkü o sayı bize özel sektörün verdiği sayı. Biliyorsunuz, burası özel sektör işletmeciliği, buradan çıkan kömür TKİ tarafından alınıyor, gerek teslim merkezlerinde sanayide gerekse konutlarda ve Soma Termik Santrali’nde kullanıyor. Burayı işleten en yüksek kömür tedarik eden özel sektör temsilcilerinden bir tanesi. Özel sektörün verdiği rakamları kullandığımız için ve bunlara da ne kadar kefil olacağımızı bilemediğimiz için şu anda net rakamları telaffuz etmiyoruz. İşçi kardeşlerimiz çıktıkça sizinle bunları paylaşacağız.”
Yıldız, madendeki yangının bir ara söner gibi olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biliyorsunuz kömür ve ahşabın olduğu yerde yangın dalgalı bir seyir izliyor. Yangın tamamen söndürülmüş değil, yangın yolu üzerinde olanlar, yangından sonra o yol üzerinde bulunan işçi kardeşlerimiz var, ama çıkarttığımız hiçbir işçi kardeşimizin yanarak vefat ettiğini görmedik. O yüzden yangına daha uzak olduğunu düşünüyoruz. Onlar bir cebe girebiliyor olmalarına dair ve nefesliklerle berabere yaşayacaklarına dair ümidimiz var. Ümidimiz her ne kadar zaman geçmesiyle azalıyor da olsa yine de bir parçayı içimizde barındırıyoruz.”
Arama kurtarma ekiplerinin eksi 480 metre koduna gittiğini kaydeden Yıldız, “Bunun toplam mesafesi 4,5-5 km, aşağıdaki tünellerin uzunluğu. O yüzden arama kurtarma faaliyetinde bulunan ekiplerimizin de sağlığını düşünerek, Allah korusun sıkıntı doğmaması açısından son derece dikkatli davranıyoruz. 500’e yakın kurtarma ekibindeki kişilerin sağlığını düşünerek bu kurtarmayı yapmaya çalışıyoruz” diye konuştu. Yıldız, cenazeleri hatıralarına uygun olarak sıhhi şekilde muhafaza etmeleri gerektiğini belirterek, “Onların cenaze şartlarını da muhafaza etmemiz lazım. En yakın devlet hastanelerinin morgları da dahil olmak üzere şartlara uyan bütün yerleri işçi kardeşlerimiz için kullanıyoruz” dedi.
Yaralılar hakkında da bilgi veren Yıldız, daha önce ağır yaralı olarak kaldırılan 4’ünün durumlarının ağır olmaktan çıktığını, hastanelerde 57 tane yaralı kaldığını kaydetti. Bu yaralıların durumlarının iyi olduğuna işaret ederek, “Koordinasyon merkezinde hangi yaralı işçi kardeşimizin hangi hastanede olduğuna dair bilgilendirmeler de yapılıyor. Günün ışıması ile beraber doğru bilgilendirme açısından bunu uygun görmüştük. Diğer türlü karmaşaya yol açacaktı” şeklinde konuştu.Yıldız, işçi sayısını ısrarla açıklamadığını belirterek, “İşçi kardeşlerim adına söylüyorum. Ben yüksek veya düşük bir sayı söyleyip kamuoyunu yanıltmak istemem, O yüzden gerçekçi, realist bir şekilde, onların bir kısmını kurtarmaya çalışarak ama ümitlerimizin giderek azaldığı bir ortamda bunun yapmaya çalışarak özellikle söylemek istiyorum” ifadelerini kullandı.
Her Yıl 100 Kişi Madene Kurban
Soma’da yaşanan maden kazasında 274 işçinin hayatını kaybetmesi üzerine gözler bir kez daha sektöre çevrildi. Türkiye dünyada kömür rezervine sahip 28’inci sıradaki ülke olmasına rağmen aynı zamanda en fazla kazanın meydana geldiği ülke. TÜİK verilene göre 1941 yılından bu yana Türkiye’de 3 binden fazla maden işçisi hayatını kaybetmiş ve son olarak Soma’da yaşanan faciayla birlikte Türkiye, maden işçisi ölümlerinde Dünya’da ve Avrupa’da birinci oldu. Madencilik sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacı ile kurulan Meclis Araştırma Raporu’ndaki Uluslar Arası Çalışma Örgütü’nün (ILO) verilerine göre de Türkiye’de ortalama her yıl 100’e yakın maden işçisi hayatını kaybediyor.
Türkiye’de yaşanan elim kazalardan bazıları şöyle:
7 Mart 1983: Armutçuk’ta grizu patlaması (103 ölü).
7 Şubat 1990: Amasya Yeni Çeltik’te grizu patlaması (68 ölü).
3 Mart 1992: Kozlu’da grizu patlaması (263 ölü).
26 Mart 1995: Yozgat’ın Sorgun ilçesinde grizu patlaması (37 ölü).
8 Eylül 2004: Kastamonu’nun Küre ilçesinde yangın (19 ölü).
2 Haziran 2006: Balıkesir’in Dursunbey ilçesinde grizu patlaması (17 ölü).
10 Aralık 2009: Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde grizu patlaması (19 ölü).
17 Mayıs 2010: Zonguldak’ta grizu patlaması (30 ölü).
Meclis raporu sorunları sıralamıştı ama…
TBMM’de 2010 yılında kurulan Madenciliğin Sorunlarının Araştırılması Komisyonu raporunda, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve sektörün ihtiyacını karşılayacak nitelik ve nicelikte iş güvenliği uzmanı yetiştirilmesi gerektiği belirtilmişti. Soma’da yaşanan maden faciası, madencilik sektöründe güvenlik konusunu yeniden gündeme getirdi. TBMM’de 2010 yılında kurulan ve ayrıntılı bir rapor hazırlayan TBMM Madenciliğin Sorunlarının Araştırılması Komisyonu, sektördeki güvenlik konusuna yönelik bilgilere yer vermişti.
Raporda, madencilik sektörünün sorunlarının çözümü ve sağlıklı bir gelişme ortamı sağlayabilmesi için kurumsal yapılanmaya ihtiyaç olduğu, bu kapsamda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın ikiye ayrılarak madencilik için ayrı bir teşkilat oluşturulması gerektiği belirtilmişti.
Söz konusu raporda, sektörde yönetimsel sorunlara da işaret edilerek, şu ifadelere yer verilmişti: “Sektörde ortaya çıkan sorunlarda yönetimsel problemler, koordinasyon eksikliği ve siyasi irade eksikliği önemli bir rol oynamaktadır. Yapılmak istenen birçok uygulama ve düzenlemede gecikmeler yaşanmakta, yasalar ve ortaya konulan düzenlemeler etkin bir şekilde uygulanamamaktadır.
Madencilikle ilgili bütün izinlerin tek bir otorite tarafından verilmesi ülke yararına olacaktır. Madencilik alanında gelişmiş ülkelerde uygulanan raporlama standartları, ülkemiz madenciliğine uyarlanmalıdır. Mevcut iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının uygulanmasındaki yetersizlikler, yapılan iş sağlığı ve güvenliği araştırmalarının yetersizliği, ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyon ve sosyal diyalog eksikliği de üzerinde durulması gereken önemli konulardır.
Sektördeki iş sağlığı ve güvenliğini artırmak ve kazaları azaltmak için, iş güvenliği kültürünü oluşturmak üzere faaliyetlere öncelik verilmeli; maden iş yerlerinde, rödovans ve taşeron uygulamaları olan iş yerleri de dahil olmak üzere, iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri yaygınlaştırılmalı, sektörün ihtiyacını karşılayacak nitelik ve nicelikte iş güvenliği uzmanı yetiştirilmelidir. Bu gibi iş yerlerinde yapılan teftişlerin, işçi ve işvereni yönlendirici, bilgilendirici, koruyucu ve önleyici yaklaşım esas alınarak kalıcı tedbirleri oluşturma amaçlı yapılmasına önem verecek şekilde etkinliği sağlanmalıdır.”