Çiftçiler başta olmak üzere uzun süredir kar yağışı bekleyen ilçe halkı yağan kara sevinemedi. Kar ve fırtına sebebiyle devrildiği belirtilen elektrik direkleri sebebiyle meydana gelen sıkıntıya zamanında müdahele edemeyen Çedaş`ın arıza tespit ve tamir noktasındaki yetersizliği ilçe halkının haklı tepkilerine yol açtı.
Belediyenin su pompalarıda elektrikle çalıştığından kesinti durumunda devreye girmesi gereken jenaratörün de arızalı olması sebebiyle su ihtiyacınıda karşılayamayan ilçe halkı Üç gündür perişan halde çaresiz beklemeye devam ediyor... Günlerdir mahrumiyet bölgesini andıran ilçede ne yapacağını şaşıran vatandaşlar tepkilerini özetle şu cümlelerle dile getirdiler...
"Bu nasıl iş! ufak bir fırtına ve kar yağışında ilçemiz elektriksiz ve susuz kalıyor. Bu işlerin altyapısı sağlıklı yapılmadığından zırt-pırt arıza çıkıyor ve arızalara zamanında müdahele edilemiyor. Özelleşmeden önce daha iyiydi en azından bir muhatap bulabiliyorduk. Şimdi bir şirketin insafına bırakılmış durumda ve alyapıya harcama yapılmadan en az harcamayla en fazla kâr amaçlanıyor. Şirketin en titiz tuttuğu iş fatura tahsilatı..Üç beş gün fatura geciktiğinde elektriği keserek `açma-kapama` adı altındada haksız paralar talep ediliyor ama şu veya bu sebeple bir arıza meydana geldiğinde günlerce ilçe elektriksiz bırakılıyor.Kangal gibi alternatif elektrik besleme kaynakları olan bir ilçede üç gün elektrik kesintisi ne analama geliyor?... Bu işe neden köklü çözüm bulunmuyor. Yel esti arıza, kar yağdı arıza, tellere kuş kondu arıza... Elektrik hatlarının yer altına alınması için daha ne kadar beklenecek...
Bir başka gariplik ise, o kadar resmi kurumun bulunduğu hükümet binasında bir jenaratörün bulunmayışı... Maliyede, nüfusta, tapuda, milli eğitimde ve kaymakamlık birimlerinde acil işleri olan vatandaşların mağduriyeti ne olacak... Diğer yandan belediye neden su konusunda bu gibi durumlara hazırlıklı değil...Şimdi birde donan şebekelerin durumu vatandaşın perişanlığını bir kat daha arttıracak.. Allah ilçe halkına sabır versin diye dua etmekten de başka şey gelmiyor elimizden..."