Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Adana ve çevresindeki narenciye üreticilerinin karşı karşıya kaldığı derin ekonomik krize ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Hasat döneminin ortasında ürünlerinin alıcı bulamadığını ve maliyetlerin altındaki fiyatların tarım sektörünü durma noktasına getirdiğini belirten Doğan, yetkilileri acil eylem planı açıklamaya davet etti.
"Çiftçimiz iflasın eşiğinde. Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu desteği zaman kaybedilmeden açıklanmalı, navlun desteği verilmeli, ürünü dalında kalan çiftçimize kilogram başına en az 5 lira nakdi yardım yapılmalı ve kredi borçları ertelenmelidir."
Erkenci Limon ve Mandalina Çeşitleri Dalında Kaldı
Bölge tarımının bel kemiğini oluşturan narenciye bahçelerinde yaşanan pazarlama krizinin boyutlarına dikkat çeken Mehmet Akın Doğan, özellikle erkenci türlerde büyük bir mağduriyet yaşandığını vurguladı. Hasadı yapılamayan ve tüccar tarafından talep görmeyen ürünlerin ağaçlarda çürümeye terk edildiğini ifade eden Doğan, mevcut piyasa koşullarının üreticiyi tükettiğini dile getirdi.
"Çiftçimiz çok zor durumda. Erkenci mayer limon ile erkenci primasol, miho wase, okitsu ve early mandalina çeşitlerinden hasadı yapılamayan, satılamayan ürünlerimiz dalında kaldı. Bazı çeşitlerimiz yok pahasına, bazı çeşitlerimiz ise ancak maliyetine satılmaktadır. Bu durum çiftçimizi iflasın eşiğine getirmektedir."
İhracat Kanallarını Açmak İçin DFİF ve Navlun Desteği Şart
Üreticinin elindeki mahsulün değer kazanabilmesi için dış pazarlara erişimin hızlandırılması gerektiğini kaydeden Doğan, devlet desteklerinin zamanlamasının hayati önem taşıdığını belirtti. Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) ödemelerinin gecikmesi halinde doğrudan üreticinin değil, yalnızca aracı ihracatçı firmaların bu imkandan yararlanabileceğine işaret etti. Lojistik maliyetlerindeki fahiş artışların ve araç bulma sıkıntısının da ihracat hacmini daralttığını sözlerine ekledi.
"Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu desteği acilen, zaman kaybedilmeden açıklanmalıdır. Bu destek zamanında açıklanırsa çiftçimize de yansıyacaktır. Ancak geç açıklanırsa sadece ihracatçıya yarayacak, çiftçimiz bundan faydalanamayacaktır. Tır navlun ücretleri çok yüksek seviyededir. Navlun desteği verilirse daha fazla ürünümüz yurt dışına gidecek, ihracatımız artacak ve çiftçimizin ürününün değerlendirilmesine katkı sağlanacaktır. Ayrıca ihracatçılarımız tır bulmakta da ciddi zorluklar yaşamaktadır. Bu sorunların da zaman kaybedilmeden çözülmesi gerekmektedir."
ÇKS Kayıtları Esas Alınarak Kilogram Başına Nakdi Yardım Yapılmalı
Sahadaki gerçek zararın tespit edilebilmesi adına bürokratik süreçlerin hızla işletilmesi gerektiğini savunan Doğan, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verileri üzerinden yerinde hasar ve ürün tespiti yapılmasını önerdi. Dalında kalan her bir kilogram ürün için doğrudan gelir desteği sağlanmasının tarımsal üretimin devamlılığı açısından zorunlu olduğunu ifade etti.
"Dalında kalan ürün miktarları belirlenmeli ve üreticilerimize kilogram başına 5 lira ve üzeri nakdi yardım mutlaka yapılmalıdır. Aksi takdirde çok daha zor günlerin kapıda olduğu ve içinden çıkılamaz bir durumla karşı karşıya kalacağımız ortadadır."

Yüksek Faiz Kıskacındaki Üreticiye Kredi Borcu Erteleme Talebi
Finansmana erişim sorunlarının ve artan borç yükünün çiftçiyi varlıklarını elden çıkarmaya zorladığını belirten Yüreğir Ziraat Odası Başkanı, Ziraat Bankası nezdindeki borçların yapılandırılma şekline de değindi. Mevcut borçların "kapat-aç" yöntemiyle yeni ve yüksek maliyetli kredilere dönüştürülmesi yerine, faizsiz veya düşük maliyetli doğrudan erteleme mekanizmasının devreye alınması gerektiğini vurguladı.
"Çiftçimizin Ziraat Bankası'ndan kullanmış olduğu kredilerden vadesi geçmiş, vadesi gelen ve vadesi gelmekte olan kredi borçlarının da acilen, kapat-aç yapılmadan ertelenmesini bekliyoruz. Çiftçimiz zaten borcunu ödeyemez durumdadır. Yeni borç yükü olmadan üretimine devam edebilmesi sağlanmalıdır."
Tarlasını Satılığa Çıkaran Çiftçi Yüksek Faizle Mücadele Ediyor
Kırsal kesimde yaşanan ekonomik daralmanın toprak ve ekipman satışlarına yansıdığını ancak alıcı bulunamadığını aktaran Doğan, piyasadaki faiz oranlarının tarımsal yatırımı imkansız kıldığını belirtti. Politika faizinin yüzde 36 seviyesinde olmasına rağmen özel bankalarda kredi faizlerinin yüzde 50'nin üzerine çıktığına dikkat çeken Doğan, zor durumdaki üreticinin borç kapatmak adına bu ağır şartlara boyun eğmek zorunda kaldığını ifade ederek sözlerini tamamladı.
"Bugün çiftçimiz tarlasını, bağını, bahçesini, traktörünü yok pahasına satmak istiyor ancak alan yok. Çünkü çiftçimiz para kazanamıyor, krediye erişemiyor. Politika faizi yüzde 36 olsa bile özel bankalarda yüzde 50'nin üzerindeki faiz oranlarıyla yatırım yapılmaz. Ancak çıkmazda olan, borcunu ödemek zorunda kalan üreticilerimiz, kredi bulabildikleri takdirde mecburiyetten bu yüksek faizlerle kredi kullanmak zorunda kalıyor. Bu şartlarda çiftçimizin ayakta kalması her geçen gün daha da zorlaşıyor."
