Programın açılış konuşmasını yapan MÜSİAD Sivas Şubesi Başkanı Mustafa Coşkun, kendilerini kırmayarak davetlerine icabet eden Mustafa Özele teşekkür etti.
MÜSİAD Sivas Şubesi olarak 4 ay içerisinde toplam 6 program düzenlediklerinin altını çizen Coşkun, Biz büyük bir medeniyetin mirasçılarıyız. İslam medeniyetinin mirasçılarıyız. Sivas olarak, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetinin mirası üzerinde oturuyoruz. Medeniyet değerlerimiz, geçmişimiz, günümüz ve özellikle de geleceğimiz hakkında neler yapabiliriz. Şirketler olarak, ülke olarak, il olarak. İnşallah bu konular hakkında bilgiler alacağız dedi.
Daha sonra konuşmasını yapmak üzere kürsüye, İstanbul Şehir Üniversitesinde görev yapan Mustafa Özel çıktı. Özel, her galibiyetin insanların kibirlenmesine sebebiyet verdiğini söyleyerek, Uhudda aralarında Allahın Peygamberinin de bulunduğu bir topluluk ağır bir yenilgi aldı. Bedirde küçük bir topluluk iken kendilerinden birkaç misli olan bir topluluğu yenmişlerdi. Ama her galibiyet insanları kibirlendirir ve bir baş dönmesi başlar. Başı dönen insanın da ilahi talimatla irtibatı kesilmeye başlar. Uhudda yaşadığımız olay bu. Fakat çok üzüldüler. Üstelik aramızda Allahın Peygamberi var, nasıl yeniliyoruz dediler. Hemen ayetler geldi. Sünnetullaha uygun olarak hareket ederseniz, ancak o zaman yükselirsiniz. Aranızda Allahın peygamberi de olsa siz sünnetullaha uygun olarak hareket etmezseniz, galip gelemezsiniz. Bence bu olay insanlık tarihinin bir özetidir şeklinde konuştu.
SÜNNETULLAHA UYGUN YAŞAYANLAR YÜKSELİR
Sünnetullaha uygun olarak yaşamını devam ettirenlerin devamlı olarak yükseleceğini vurgulayan Özel, Hiçbir devletin, hiçbir şirketin özel bir torpili yoktur. Sünnetullaha uygun olanlar yükselirler, diğerleri ise düşer. Önemli olan bu yükselişin ve düşüşün nedenlerine akıl erdirerek gerekenleri yapabilmektir. Elbette Allah dilediğini yapar, ama O kendi nefsine de adaleti yazmıştır, sadece bizden adil olmamızı beklemez. Bunun için de bizlere de adaletle davranır ifadelerini kullandı.
Bugün ülkemizin bir çok sıkıntılı süreçten geçtiğinin altını çizen Özel, ülkelerin sorunlarını ele alırken geniş bir perspektifte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
YAPILAN ANALİZLER KISA VADELİ
Ülkemizde sıkıntıların çözülmesinde yapılan analizlerin kısa vadeli olduğunu vurgulayan Özel şöyle konuştu: Herhangi bir devlet, bir organizasyon, herhangi bir şirket kaç yıllık bir geçmişe sahipse, herhangi bir temel meselesini ele aldığında en az o enginlikte bir perspektif geliştirmezse meselelerini çözemez. Bugün barış süreci diyoruz, gezi parkı olayları diyoruz. Bir sürü can sıkıcı süreçten geçiyoruz. Dikkat edin! Yapılan analizlerin çoğu günlük, anlık, aylık, üç beş yıllık. MÜSİADda bile 1940lara kadar geri gitmişiz. Bunların hepsi tabi ki verimli çalışmalardır, ama eğer bizim bu topraklarda eğer bin yıllık bir devlet geleneğimiz varsa, bugün devletimizin dönüşümü ile ilgili bir meseleyi konuşuyorsak, minimum zaman perspektifimizin bin yıl olması lazım. Hadi buna vaktimiz yok. En az beş yüz olması lazım, Bunun aşağısı kurtarmaz
DEVLETLER KOLEKTİF HAFIZA KAYBINA UĞRAMALIDIR
Bir devletin kolektif hafıza kaybına uğramazsa ulus olamayacağının altını çizen Özel, Özellikle devletler yakın tarihin hafızası silmek zorundadır. Şöyle düşünün. Venedikliler, Cenevizliler bir araya gelerek İtalyayı oluşturacaklar. Devleti kurdular, Venedik tarihinin kahramanları var, daha metamorfik söylersek tanrıları var, Cenevizlilerin de var. Devleti kurduktan sonra Venedikliler de, Cenevizliler de kendi kahramanlarını, tanrılarını, efsanelerini öne sürerse bu birlik yürür mü? Hafızaya sünger çekeceksiniz! Özellikle yakın geçmişi unutacaksınız. Uzak bir geçmişten daha güçlü kahramanlar, efsaneler ve mecazi anlamda söylüyorum daha büyük tanrılar getirmek zorundasınız ki bütün küçük kahramanlardan üstün olsunlar. Aklınızla, vicdanınızla, hissiyatınızla bu yeni kahramanların daha üstün, daha büyük olduğuna inanabilesiniz. 1930larda Etibankı kurduk, Sümerbankı kurduk. Niye Sümer? Çünkü bir Anadoluculuk hareketi başladı. Bütün bunların amacı Osmanlıyı ve İslamı hafızamızdan silmekti. Osmanlıyı ve İslamı unutmadan bir Türk ulusu inşa etmek mümkün değildi. Burada akademisyen sıfatıyla konuşmaya çalışıyorum.
Küçük köyleri bir araya getirerek daha büyük bir köy oluşturursanız, daha büyük bir kahraman ortaya çıkarırsanız herkesin aklı ve vicdanı bunu alır. Ama bir şehri kırk mahalleye bölerseniz. Her mahallenin kendi kahramanını, o büyük kahramanın yerine ikame edemezsiniz, olmaz, tutmaz şeklinde konuştu.
Konferans MÜSİAD Şube Başkanı Mustafa Coşkunun, Mustafa Özele plaket sunmasıyla sonlandı.