reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem KUR`ANLA VUSLAT GECESİ-3-

KUR`ANLA VUSLAT GECESİ-3-

Prof. Dr. İbrahim SARMIŞ SİVAS’TA KONEFRANS VERDİ.!...

Sivas`ta yayın hayatını devam ettiren Abıhayat Dergisi olarak KUR`AN`LA VUSLAT GECESİ-3- düzenledi. Konya Necmettin ERBAKAN Ünv. İlahiyat Fak. Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. İbrahim SARMIŞ Hocamız “Din, Kültür ve Gelenek arasında Müslümanlar” konulu bir Konferans verdi. Program F.yazıcıoğlu K.Merkezi`nde gerçekleşti.

Kur`an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program Ab-ı Hayat Dergisi Yazı İşleri Müdürü Sayın Emine Aktaş Hanımefendinin selamlama konuşmasıyla devam etti. Emine AKTAŞ şunları söyledi:

“Tüm yeryüzüne Kur`an sevgisinin dalga dalga yayldığına şahit oluyoruz. Kur`an sevdası tüm yürekleri ve gönülleri fethetmeye devam ediyor. Sadece bizim değil tüm insanlığın Kur`an`ın anlamı ile buluşmaya, onun düsturlarını hayatına aktarmaya dünden daha fazla ihiyicacı vardır. Bizlerde bu şuur ve bu ruhla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Abıhayat Dergisi olarak Kur`an ve Hayat Konferansları, Kur`an`la Vuslat Geceleri düzenliyoruz. Kur`an Okulu çalışmalarımız 2 yıldır devam ediyor. Ayrıca şehrimizde hem halka yönelik hemde diğer kesimlere yönelik Kur`an meal dağıtım kampanyalarımız devam ediyor.”

Daha sonra kürsüye davet edilen Prof. Dr. İbrahim SARMIŞ "Din, Kültür ve Gelenek Arasında Müslümanlar" konulu konferansında şu ifadelere yer verdi. “Yüce Allah insana verdiği akıl, düşünme, anlama, kavrama, değerlendirme yapma vd. yeteneklerin yanında doğru bir hayat yaşaması ve ahirette mutlu olması için de elçi olarak seçtiği kişiler aracılığıyla vahiy indirmiş, onlar da bunu toplumlarına bildirmişlerdir. Bütün peygamberler insanın mutluluğunun ancak vahyin öğretilerine uymaktan geçtiğini söyleyerek aykırı davrananları azapla korkutmuşlardır. Kabul edenler de bunları toplumlarına bildirmiş, uygulamış ve yol gösterici olmuşlardır. Onun için kadın ve erkek her Müslüman vahyi/Kur’an’ı öğrenmek, yaşamak ve İslam’ın temsilcisi olmakla yükümlüdür. Çünkü hayatta ve ahirette huzur ve kurtuluş buna bağlıdır.” diyerek Hud Suresinin başında geçen ayetlerden örenkler verdi.

Kültürlerin, geleneklerin ve indi yaklaşımlaırn nasıl bir dine dönüştürüldüğünü Yahudiler ve Hıristiyanalrın din anlayışından örnekler vererek sözlerine şöyle devam etti:

“Referansını Kur’an’dan almak yerine, fırkaların çatışma ortamında üretilen ve gün geçtikçe dini yozlaştıran geleneksel iman-amel ayırımı tezini seslendirmek yerine, dinde vecibe olan bir hükmü yerine getirmemenin de dine aykırı olup ahirette cezayı gerektirdiğini de belirtmek gerekir. Bu ölçü dinin bütün öğretileri için böyledir.”

“Âlimlerin vahyi anlamak ve onunla insanları aydınlatıp yönlendirmek yerine, kültür bayiliği yaparak dinden sapmaları insanlara din olarak sunduklarının örnekleri sayılamayacak kadar çoktur.”

“Tabiat boşluk kabul etmediği için de din anlayışından siyasetine, ekonomisinden askeriyesine, eğitiminden ticaretine, hukukundan turizmine, giyim kuşamından ahlakına, felsefesinden değer yargılarına kadar hemen her şeyde rakipleri olan Batının kültür ve uygarlığı işgal etti ve etmeye devam etmektedir. Şüphesiz bütün bunların sorumlusu, ilk nesillerin yaptığı gibi vahyi anlayıp gereğini yapmak yerine, kültürü dinleştirerek vahiy yerine onun bayiliğini yapan ve yüzyıllardır halkın uyup peşlerinden gittiği ulemadır veya ulema olarak geçinen ve bilinenlerdir.”

Prof. Dr. İbrahim SARMIŞ soru ve cevap bölümünde ise şu cümlelerle konuyu bağladı:

“Bu bozgunun arka planında halkın gerek inanç ve söylem olarak, gerekse eylem olarak vahyi ikinci plana atmaları ve geçmişte üretilen kültürle hayatlarını sürdürerek onu değişmez din gibi bellemeleri yattığında şüphe yoktur. Değilse, neredeyse her türlü kötülükle delik deşik olmuş cahiliye Arap toplumundan insanlığın alnında şeref levhası olarak anılmaya devam edecek örnek bir toplum çıkaran bir vahyin mensupları olan bir ümmet nasıl oluyor da tekrar modern cahiliyeye sarılmayı kurtuluş yolu olarak görebilir noktasına gelebiliyor?”

Program sonrasında Abıhayat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Sayın Hüseyin Emre Aktaş tarafından konuğumuza hediye takdim edildi. Ve yazarımız kitaplarını imzaladı.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...