Türkiye kamuoyunu meşgul eden sahte diploma ve kişisel veri sızıntısı skandalları gündemdeki yerini korurken, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Kangallı Ulaş Karasu, sert açıklamalarda bulundu. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan’ın adı “10 diploma” ile gündeme gelirken, e-Devlet sistemine sızarak e-imzaları kopyalayan ve sahte belge düzenleyen suç şebekelerinin halen aktif olduğu belirtildi.
Karasu,
“Böyle bir skandal ortaya çıktığında ilgili bakandan başlayarak, sorumluluk silsilesindeki tüm bürokratların istifa etmesi gerekirdi. Ama bunun yerine kamuoyuna birkaç satırlık açıklama yaparak işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar”
dedi.
BTK ve Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan’ın günler sonra yaptığı açıklamaları da yetersiz bulan Karasu, Ulaştırma Bakanı’na da sessizliği nedeniyle tepki gösterdi. Karasu,
“Bakan koltuğuna yapışmış, konuşmuyor. 10 diploma sahibi yardımcısı ise ‘Eğitim almanın nesi kötü?’ diye geçiştiriyor. Biz bu diplomaları hangi koşullarda aldığını, aynı zamanda denetlemen gereken kurumda nasıl maaş aldığını soruyoruz”
ifadelerini kullandı.
Devletin en temel görevinin vatandaşın kişisel verilerini korumak olduğunu hatırlatan Karasu, geçmiş yıllarda yaşanan büyük veri sızıntılarına da dikkat çekti. 2016’da 50 milyondan fazla vatandaşın bilgilerinin sızdırıldığını, 2022 yılında e-Nabız verilerinin yurt dışına satıldığına dair iddiaların gündeme geldiğini hatırlattı. Bugün dahi vatandaşların adres, tapu, banka gibi kritik bilgilerinin internette ve sosyal medya platformlarında dolaşıma girdiğini belirtti.
Karasu, BTK’nın “iki satırlık” açıklamayla bu skandalı geçiştiremeyeceğini vurgulayarak, Ulaştırma Bakanlığı’nın ve BTK’nın kamuoyuna detaylı ve şeffaf bir açıklama yapmak zorunda olduğunu söyledi.
Konunun yalnızca teknik bir ihmal değil, aynı zamanda siyasi bir sorumluluk meselesi olduğunun altını çizen Karasu, Meclis’e sunduğu araştırma önergesiyle bir komisyon kurulmasını talep etti. Önergede, milyonlarca vatandaşın kişisel verilerinin güvenliği için gerekli önlemlerin alınması, yapısal güvenlik açıklarının tespiti, sorumlu kamu görevlilerinin belirlenmesi ve çözüm yollarının ortaya konulması istendi.