Son dönemde İyi Parti’den istifalar peş peşe gelirken, partinin içinde sarsıntılar devam ediyor. Son olarak, 4 Şubat 2025 tarihinde Kütahya'nın Gediz ilçesine bağlı Yenikent Beldesi Belediye Başkanı Cumali Öztürk, partisinden ayrıldığını açıklayarak, AK Parti’ye katıldığını duyurdu. Öztürk, bu adımını atarken yalnız değildi; kendisiyle birlikte Belediye Meclis üyeleri Muzaffer Akdağ, Ercan Yüksel, Süleyman Kahraman ve Özkan Özden de İyi Parti’ye veda etti.
İyi Parti’de, özellikle 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde istenen başarıya ulaşılamaması ve parti içindeki yönetimsel sorunlar sonrası, istifa edenler giderek artıyor. Bu süreçte, önemli bir isim olan Cumali Öztürk'ün AK Parti’ye katılması, gündemde büyük yankı uyandırdı.
Cumali Öztürk’ün AK Parti’ye geçişi, yalnızca bir parti değişikliği olmanın ötesinde, siyasi atmosferde önemli bir gelişme olarak değerlendirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı törende, Öztürk’e AK Parti rozetini bizzat taktı. Bu, aynı zamanda Erdoğan’ın, partisinin gücünü artırma yolunda attığı önemli bir adım olarak görüldü.
Cumali Öztürk ve beraberindeki isimler, AK Parti'nin Kütahya teşkilatında büyük bir karşılama gördü. Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşen bu törene, AK Parti Kütahya İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler, AK Parti Kütahya milletvekilleri Adil Biçer, İsmail Çağlar Bayırcı ve Mehmet Demir de katıldı. Ayrıca, AK Parti Gediz İlçe Başkanı Osman Yılmaz da törende yerini alarak, partinin birlik ve beraberliğini simgeleyen fotoğraf karelerine poz verdi.
İyi Parti’deki bu istifalar, önümüzdeki dönemde parti içinde daha fazla ayrılık yaşanıp yaşanmayacağı konusunda da soru işaretleri yaratıyor. Seçim süreçlerinde yaşanan zorluklar, hem parti tabanı hem de yerel yöneticiler üzerinde baskı oluşturmuş gibi görünüyor. AK Parti’nin, bu istifalarla hem yerel düzeyde hem de genel siyasette daha güçlü bir konum elde etmesi bekleniyor.
Cumali Öztürk’ün AK Parti’ye katılması, parti içindeki değişimlerin sadece yerel yönetimlerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda genel siyaseti de etkileyeceğini gösteriyor. Bu gelişmeler, Türkiye’nin siyasi haritasındaki dengeleri yeniden şekillendirebilir. 2024 ve 2025 seçimleri öncesinde bu tür hareketler, ülke genelindeki parti tercihlerini etkileyebilecek önemli adımlar olarak değerlendiriliyor.