12 Mart istiklal Marşının kabulünün 91. yıl dönümü sebebiyle tüm yurtta çeşitli etkinlikler düzenlenirken ilçemizdeki camilerde de hutbe konusu olarak istiklal marşı işlendi. Kangal Müftülüğü tarafından tüm camii imamlarına gönderilen hutbede Mehmet Akif Ersoy ve istiklal marşı konu edildi. 9 Mart cuma günü okunan hutbede şu ifadeler yer aldı.
Aziz Mü minler!
Her milletin, ulusal duygularını yansıtan kendine özgü bir marşı vardır. Bizim marşımız; toplumsal birlik ve beraberlik, cennet vatanımıza ve ecdâdımıza sahip çıkma duygularını yansıtır. Çünkü İstiklal Marşımız, düşman ordularının Anadolu içlerine kadar yayıldığı, aynı zamanda Milli Mücadele nin en heyecanlı günlerinin yaşandığı bir dönemde Mehmed Âkif Ersoy tarafından, aynı heyecanla kaleme alınmıştır.
Merhum şairimiz Mehmed Akif, devrinin seçkin düşünürlerinden biridir. O dönemde İslam aleminin içinde bulunduğu zor durum, onu derinden sarsar ve üzer. Kurtuluşun yollarını arar ve bunları şiirlerine yansıtarak insanları aydınlatmaya çalışır. Anadolu nun çeşitli yerlerinde de vaazlar vererek toplumu uyandırmaya, milli mücadele ruhunu canlandırmaya çalışmıştır.
Değerli Kardeşlerim!
Ayet-i Kerîme de Allah Tealâ; " İnsan; ancak kendi çalışmasının karşılığını elde edebilir. Ve çalışması da ileride görülecektir." buyurur. Mehmed Akif de Müslüman bir milletin, çalışkan olması gerektiğini şiddetle savunur. Tıpkı şu mısralarında olduğu gibi:
" İş bitti "Sebatın sonu yoktur" deme, yılma!
Ey millet-i merhûme! Sakın ye se kapılma!"
Kıymetli şairimize göre, İslam aleminin yaşadığı buhranın sebebi, Kur an dan uzaklaşmış olmaktır.
Kurtuluş, yine Kur an dadır.
Müslümanların, Kur an-ı Kerim e sarılmaları şarttır. nu anlamaları, anlatmaları ve yaşatmaları gerekmektedir. Şu satırlar bunu ne güzel özetlemektedir:
"Doğrudan doğruya, Kur an dan alarak ilhamı;
Asrın idrâkine söyletmeliyiz İslâm ı. "
Değerli Mü minler!
Mehmed Akif, bir Kur an hâfızı ve Kur an aşığıydı. O, Mushaf-ı şerîfi sadece hatim indirmek için okumuyordu. Kur an ı anlamak, imanlı, Salih amel sahibi, hak ve hakikati bilen, onu uygulamak için sebat gösteren bir "Müslüman" olmak için okuyor ve inceliyordu. Bütün gayreti de Kur an ın doğru anlaşılması ve yaşanması içindi. Bu duygularla dolu olan Mehmed Akif, geride bıraktığı şiir ve düşünceleriyle günümüzde bile düşünce ufkumuzu aydınlatmaktadır.
Yüce Rabbimiz, Müslümanları Kur an la yoldaş eylesin, diye dua ederken hutbemi kahraman şairimizin şu mısralarıyla bitirmek istiyorum:
Lafz-ı muhkem yalnız anlaşılan Kur an ın,
Çünkü kaydında değil hiç birimiz mânanın.
Ya açar Nazm-ı Celîl in bakarız yaprağına
Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına.
İnmemiştir hele Kur ân, bunu hakkıyla bilin,
Ne mezarlıkta okunmak,ne de fal bakmak için.