Sutaşı ve Tilkihüyük arasında yaşanan sınır tartışması devam ediyor
İlçemize bağlı Sutasşı ve Tilkihüyük köyü arasında yaşanan sınır tartışmasına Kaymakam Demirayak müdahele etti. Her iki köyün talebide bu iş artık bir şekilde çözülsün ve herkes sınırını bilsin yönünde...
Kaymakam İsmail Altan DEMİRAYAK, Sutaşı ve Tilkihüyük Köylerini Ziyaret ederek yıllardır süren sınır anlaşmazlığı konusunu masaya yatırdı. Sutaşı köyü muhtarı Etem Kaplana ait garaja konan masa etrafına toplanan köylüler ihtilaf noktalarını Kaymakam Demirayaka anlattılar. Tilkihüyük muhtarı Gazi Gezer ve aynı köyden bir kaç kişinin daha geldiği Sutaşı köyünde saatlerce iki köy arasındaki sınır belirlenmeye çalışıldı.
Tapu kadastro memurununda hazır bulunduğu toplantıda haritalara bakılarak idari sınır, hukuki sınır gini tartışmalar yapıldı. Ara aıra iki köy muhtarı arasında gergin anlar yaşansada Kaymakam Demirayakın müdahele etmesiyle daha sakin bir diyalog ortamı oluştu. Bir ara Sutaşı köyünden bir ihtiyarın yeni muhtarların bir kabahati yok asıl suç eski muhtarlarda. Ortalığı karıştıran eski muhtarlar oldu demesi kısa süren bağrışmalara sahne olsu. Kaymakam Demirayak her iki ihtiyarın koluna girerek daha sakin olmaları konusunda teselli edici sözler söyledi. Öte yandan bilirkişi olarak bulunan ve 100 yaşında olduğu iddia edilen Sutaşı köyünden ihtiyar Ahmet Emminin tartışmalara müdahil olarak yapmış olduğu konuşma performansı takdir topladı.
Tartışmalar sonunda belli bir noktada uzlaşmaya varılamayınca iki hafta sonra sınırın olduğu mahalde yapılacak keşif ve inceleme sonunda bir karar bağlanmak üzere toplantı tehir edilmiş oldu.
Köyde yapılan öğle yemeği ikramından sonra Tilkihüyük köyüne geçen Kaymakam Demirayak ve beraberindeki heyet burada da köylünün sorunlarını dinleyerek kısa bir çay sohbetinde bulunuldu.
Her iki köydeki sorunların çözümü noktasında çeşitli notlar aldıran Kaymakam Demirayak, köyden ayrılarak Havuz Beldesine hareket etti.
Öte yandan yemek esnasında ilçe tarım mühendislerinden M.Kemal Doğanın şair Abdurrahim Karakoçun meşhur Hakim Beğ şiirini okuması hem konuyu özetlemesi hemde ortamın yumuşaması açısından bir vesile olmuş oldu.
*****
HAKİM BEĞ
Gene tehir etme üç ay öteye,
Bu dava dedemden kaldı hâkim beğ.
Otuz yıl da babam düştü ardına;
Siz sağ olun, o da öldü hâkim beğ.
Kırk yıl önce; yani babam ölünce,
Kadılıklar hâkimliğe dönünce,
Mirasçılar tarla, takım bölünce,
İrezillik beni buldu hâkim beğ.
Yaşım yetmiş iki, usandım gel-git;
Bini buldu burda yediğim zılgıt.
Eğer diyeceksen: bana ne, öl git!
Oğlumun bir oğlu oldu hâkim beğ.
Sekiz evlek tarla, bir geverlik su,
Yüz yılda höküme bağlanmaz mı bu?
Kazanmasam da hu, kazansam da hu!
Canım ta burnuma geldi hâkim beğ.
Keşife-meşife, damgaya, harc a
Kanımız kurudu harca da, harca..
Sayenizde avukatlar yıllarca,
Fakiri yoldu da yoldu hâkim beğ.
Mübaşir itekler, kâtip zavırlar;
Değişti bizde de göya devirler.
Yüz yıl önce adam yiyen gâvurlar,
Tapucuyu aya saldı hâkim beğ.
Kabahat sizde mi, kanunlarda mı?
Şaşırdım billâhi yolu yordamı..
Kızma sözlerime alam kadanı,
Sıkıntıdan içim doldu hâkim beğ.
Mülkün temeliydi adalet hani?...
Bizim hak temelde saklı mı yani?
Çıkartıp ta versen kim olur mâni?
Yoksa hırsızlar mı çaldı hâkim beğ?!
Hem davacı pişman, hem de davalı..
Bu yolda tükettik çulu, çuvalı.
Sabret makamından çalma kavalı,
Sürüler ekine daldı hâkim beğ.
ABDURRAHİM KARAKOÇ