Toplantıya belediye başkanı Mehmet Öztürk, MHP ilçe başkanı Yusuf Yıldırım, CHP ilçe başkanı Ahmet Taşlık, Saadet Partisi ilçe başkanı Hamit Gölbaşı, il genel meclis üyesi Emin Ünlüer, belediye meclis üyeleri, İstanbul Kangal Dernek başkanı Bekir Özyurt ve yönetim kurulu üyeleri, Sivas Kangal Dernek başkanı Mustafa Buğra ve yönetim kurulu üyeleri, mahalle ve köy muhtarları ile ilçe esnafları katıldı.
Düzenlenen yemekli toplantıda slayt eşliğinde uzun bir konuşma yapan belediye başkanı Mehmet Öztürk, konuşmasında bir çok konuya değinmekle beraber ana hatlarıyla yapılan ve yapılacak hizmetler, bakırtepe altın madenlerinin durumu ve Konya Şeker ile belediye arasından yaşanan sıkntılara yoğunlaştı.
Zaman zaman özeleştiri sayılabilecek cümleler de sarfeden Öztürk, yapmış olduğu konuşmada şunları söyledi.
Hak ettiğimiz yerde değiliz
Bir asırlık ilçeyiz ve maalesef ilçemiz hak ettiği yerde değil. Bünyemizde tarım ve hayvancılıkla alakalı bir sürü potansiyelimiz var bu alanlarda hak ettiğimiz yerde değiliz. Yine turizmle ilgili dünyada eşine az rastlanır değerlerimiz var ama hak ettiğimiz yerde değiliz. Bölgemizde altın, demir, krom ve kömür madenleri var bunlarla hak ettiğimiz yerde değiliz. Elimizde milyar dolarlık bir termik santralimiz var burada yine hak ettiğimiz yerde değiliz.
Bu başlıkları daha da çoğaltmak mümkün ama kısacası sahip olduğumuz bu potansiyeli düşündüğümüzde yüz yıldan fazla ilçelik geçmişi olan Kangal kesinlikle hak etiği yerde değil.
Suçlu aramıyoruz ama...
Bu konularda tabi biz suçlu aramıyoruz. Varsa bir suçlu yerel yönetimler olarak biz bu suçu üstleniyoruz . Ama çiftçilik alanında bir eksikliğimiz varsa ziraat odasının kendine bir çeki düzen vermesi lazım. Turizmle alakalı eksiklikte gerek işletmeci gerekse il özel idaresi ve belediye kendine çeki düzen vermesi lazım. Termik santraliyle, Madeniyle her alanda işler iyi gitmiyorsa başta belediye olarak bizim daha sonrada sivil toplum kuruluşlarında görev yapan siyeset yapanların eksikliklerini gözden geçirmesi gerekmektedir. Tabii ki suçlu aramıyoruz ama sayılan eksiklikleri gidermek ve bundan sonrada ilçemizi nasıl mükemmel bir noktaya taşırız onun gayret ve çabası içinde olacağız.
İstişare devam edecek
Daha önce birkaç kez STK temsilcilerimizle bir araya geldik ve orada tespit ettiğimiz başlıkları şimdi daha geniş olarak burada istişare edeceğiz. Bundan sonrada bu istişare toplantılarımız gelişerek devam edecek
Yüksekokul binası
Biliyorsunuz daha önce yüksekokulumuzda 160 civarında öğrenci varken şimdi 750 civarına ulaşmış durumda. Üniversitemizle yaptığımız protokol neticesinde yer tahsisi yaptık ve yeni binanın yapılmasına kısa bir süre sonra başlayacağız. Aslında temelini bugüne yetiştirmek istedik ama olmadı. Allah nasip ederse nisan ayının ortasında bir beraber temelini atıp yıl sonuna doğruda tamamlayıp üniversitemize teslim edeceğiz. Bu bina tamamlandığında burada madenlerimizle ilgili, turizmle ilgili, termik santralimizle ilgili bölümlerimiz olacak ve yeni açılacak bu bölümlerle birlikte 1500-2000 öğrenci kapasiteli bir yüksekokulumuz olmuş olacak. Burda iki yıl eğitimini tamamlayan öğrencimiz gidip kaplıcada 2 bin, 3 bin lira maaşla çalışacak. Santral ile ilgili bölümü bitiren gidip termik santralde 3 bin-4 bin lira maaşla çalışabilecek. Dolayısıyla yüksekokulu sadece bir binadan ibaret görmemek lazım. Yüksekokul binası İlçemize çok yönlü katkısı olacak önem verdiğimiz bir projedir.
İki adet 8, iki adet 16 derslikli okul
Yine iki tane 8 derslikli ilk ev orta okul binamız gürsel mahallesinde bitti sayılır. Yine ödenekleri gelmiş olan 16 derslikli iki okul binasından birisi meslek lisesinin bahçesine diğeri de kongre ortaokulunun bahçesine yapılacak. 200 kişilik ortaöğretim yurdu Anadolu lisesinin karşısına yapılıyor, yaklaşık 22 milyonluk bir yatırım olan 500 kişilik kredi yurtlar kurumu yurdu ise yapılacak yüksek okul binasıyla eşzamanlı olarak tamamlanacak. Yani şunu söylemek istiyorum ki biz bundan sonra iller bankasından gelen parayı bekleyen ve tüketime yönelik bir anlayıştansa üretime yönelik adımlar atan bir belediyecilik anlayışını yaygınlaştırmaya çalışacağız.
Taş ocağı
Bu noktadan hareketle yine taş ocağı çalışmamız var. Bunun için ruhsat ve izin çalışmaları yapıldı. Gerekli alet-edevat içinse bağlantılarımızı yapmış durumdayız.
Ahşap atölyesi
Ahşap atölyemizi belediyemizin eski şantiye alanında faaliyete geçirdik. Şu an itibariyle numune olarak 7 ayrı modelde kamelya yapılmış durumda. Bu atölyemizin yapmış olduğu üretimleri belediye olarak yapacağımız park-bahçe ve mesire alanlarında kullanacağız. Durum ve taleplere görede bunların seri üretimine geçerek piyasa ihtiyacına da cevap vermeye çalışacağız.
Kangal köpeği ve koyunu
Kangal köpeği ve koyunu ile alakalı yapmayı düşündüğümüz çalışmalar var. Biliyorsunuz Kangal köpek çiftliğinin şu anki durumu berbat bir halde ve ilçemize kesinlikle yakışmıyor. İlçemize gelen ilk orayı görüyor ve tabiri caizse bir sıfır geride başlıyoruz. Her köyümüzün koyun ırkı ve ürünlerinin de sergileneceği bir ortam planlayacağız ve şu anki durumunda 7-8 kat daha fazla bir alanda hem koyun hemde köpek ırkımızı en güzel şekilde muhafaza ederek geliştireceğiz.
10 milyon fidan
Ağaç sevgisi olmayan yok gibidir. Mesela Karanlık köyünde bizim ve muhtarında çalışmasıyla orman bakanlığından alınan desteklerle evet sadece Karanlık köyüne 7 milyon fidan dikilmiş ve bunların yüzde 95ide tutmuş durumda. Yine Kızıleniş ve Karagücük köyünde benzer çalışmalar var. Toplamda 10 milyonun üzerinde bir fidan yapımız oldu. Yine önümüzdeki günlerde orman müdürlüğü, işkur ve belediye olarak ortaklaşa 1 milyon civarında bir fidan çalışmamız olacak. Burada 150 ila 300 kişi arasında 6 ay çalışacak bir istihdam alanı oluşacak. Çalışacak olanlar 2 ay fidan dikimi yapacak 4 ay da bunların bakımını yapacak. Bunun yanı sıra önümüzdeki hafta pazartesi günüde çarşı camii önünde halkımıza bedelsiz fidan dağıtacağız. Bunlarda ilçemize hayırlı olur inşaallah.
Doğalgaz
Doğalgazla alakalı çalışmamız.. Harita, imar işlemleri vs. Ankara boyutuyla yapılması gereken ne varsa botaş aracılığıyla bunlar da bitti. İhaleye katılan dört firmanın itiraz süreleri nisan ayının ilk haftasında bitiyor. Allah izin verirse nisan ayının içinde ilçemizde doğalgaz çalışması başlıyor. Buda ilçemize hayırlı olsun diyoruz.
Kanalizasyon
Kanalizasyon konusunda bizden önceki ağabeylerimiz olsun biz olalım bir takım çalışmalar yapmışız. Bu noktada ilçemizde termik santrali ve kömür işletmeleri gibi iki önemli kamu yatırım işmizi kolaylaştırmış durumda ancak şebekeleri yeniden elden geçirmek gerekiyor. Yine su şebekesi biliyorsunuz asbestli borularla döşenmiş ve bu hiç sağlıklı değil. Biz su ve kanalizasyon noktasında yeni projeler yaptık ve ilçemizin altyapı şebekesini yeni baştan projelendirdik. Şu anki nüfusun 7-8 kat daha fazlasına cevap verecek bir proje hazırladık 80 bin nüfuslu bir şehre yetecek altyapı çalışmasını önümüzdeki aylarda başlatacağız. Belki bir-iki sene eşilmedik yer kalmayacak ve sizlere rahatsızlık vereceğiz ama ilçemizde sağlıklı bir altyapıya kavuşmuş olacak.
Elektrik hatları yer altına
Yine elektrik hatlarının yeraltına alma çalışmaları yarım kalmıştı. Çedaşla görüştük önümüzdeki haftalarda istasyon caddesinden başlamak suretiyle Divdiği caddesi ve Malatya caddesinde elektrik hatları yer altına alınacak.
Kangala İkinci Meydan
Pancar şefliğimizden aldığımız ve yıkımını gerçekleştirdiğimiz alanın altını otopark üstünü ise güzel bir meydan düzenlemesiyle ilçemize kazandıracağız. Malatya Caddesinde de kilitli parke taşı çalışması yaptıktan sonra Muhsin Yazıcıoğlu caddesi gibi ışıklandırılıp ilçe halkının hizmetine sunacağız.
Fazla detaya girmeden konu başlıklarıyla anlatmaya çalıştığımız bu kamu ve yerel yatırımların maliyete 150 trilyondan az değil. Oysa biz sadece iller bankasının ağzına baksak belediyenin 5 yıllık bütçesi 10 trilyon bile değil. O bakımdan bizim çeşitli alternatifleri devreye sokarak devamlı üretken bir yapı ortaya koymamız gerekiyor.
Bakırtepe Meselesi
Konuşmasının ikinci bölümünde bakırtepe de yapılan eylemleri eleştiren başkan Öztürk, çevre duyarlılığı noktasında kendilerinin de hassas olduğunu ancak orada başka niyetlerin olduğunu ima ederek şunları söyledi. Bizim şimdi İstanbulda çeşitli sivil toplum kuruluşlarımız var. Bunlardan bir tanesi de şu an davetimize icabet ederek buraya geldi. Ben Bekir başkanın şahsında İstanbuldan toplantımıza katılan dernek yönetimine teşekkür ediyorum. Şimdi bir çevre duyarlılığı ortaya konacaksa belediye olarak bizimde haberimiz olması lazım. Burada yaşayan biziz. İşsizlikle ilgili problemi olan yatırımla ilgili problemi olan bize geliyor ve bunu yüreğinde yaşayan bizleriz. Dolayısıyla böyle bir şey varsa bunu başta belediyenin partilerimizin ve diğer stk larımızın bilme hakkı var. Şimdi bahsettiğim bakırtepe eylemlerinde hiç birimizin bir haberi olmadan bir takım şeyler yapılıyor. Ben şimdi tekrar söylüyorum. Orada çevreyle alakalı bir sıkıntı varsa biz başkalarından daha hassas davranırız ancak bir şey yapılacaksa da bu önce bizimle istişare edilmeli Şimdi orada yaklaşık 7-8 yıllık bir çalışma öngörülüyor ve 350-400 kişiye istihdam alanı oluşacak. Burada çevreyle alakalı problem varsa hemen 80 km uzağında bulunan İliç altın madenleri var. Kaldı ki burada çevresel etki bakımından dünyanın en üstün teknolojisi kullanılacak ve zaten bu çevre, orman, tarım, valilik gibi 10-15 ayrı süzgeçten geçerek izinleri alınıyor. Şimdi deniyor ki orada bu yatırım yapılırsa kangal köpeğine, kangal koyununa ve kaplıcaya zarar verir. İnsanları bu kadarda saf yerine koymamak lazım. Burada ilçe insanımızın istihdamına katkı sağlayacak bir çalışmaya engel olunmak isteniyor. Ben çevre bakanlığından da öğrendim burasının çed raporu vs konusunda hiçbir eksiği yok ve hukuksal engelin de 1-2 aya aşılacağına inanıyoruz. Dolayısıylaa bölgemize yapılacak yatırımların arkasındayız ve herkesinde buna destek olması gerekir diye düşünüyoruz.
Konya Şeker -Belediye
Bir üçüncü konu ise Konya şeker firması be belediyemiz arasındaki ihtilaflar. Öncelikle burada vermiş olduğumuz mücadelenin kişisel bir durum olmadığını ve ilçemiz adına verilen bir mücadele olduğunu herkesin bilmesi gerekir. Özelleştirme konusunda benimde arkadaşlarımın da bir karşı duruşu oldu ama bunu başaramadık ve burası özelleşti. Şimdi burayı alan firma meseleyi öyle ortaya koyuyor ki sanki özelleştirmeden önce mücavir alan çalışması yapılmamış özelleştikten sonra belediye firmanın üzerine çullanmış gibi lanse ediyorlar. Orası 2006 yılında belediyemizin mücavir alanı içindeymiş ve 2008 yılının sonuna kadar belediyemiz emlak vergisini almış, maden payını almış, tüketim vergisini almış. Sonrasında orda bulunan Turnalı, Şekerpınarı ve Hamal olmak üzere üç köyümüz mücavir alandan çıkmak için itiraz etmiş ve o dönem için konu akamete uğramış. O dönemde mahkeme belediyeye demiş ki 85 bin hektarlık bir alana sen belediye olarak hizmet götürmekte zorlanırsın. Götüremezsin demiyor zorlanırsın diyor. Daha sonra biz mücavir alan çalışmasını daraltarak 10 bin hektara kadar düşürmüşüz. Bozarmut göletinin olduğu bölge, kaplıcanın olduğu bölge ve termik santralinin maden sahasının bulunduğu alanı da bu kapsamda yeniden mücavir alanımız içine almışız. Bu işlemlerde çok çeşitli kurum ve kademelerin onayından geçerek gerçekleşmiş. Yani biz bu çalışmaları santrali Konya şeker aldığı için değil çok önceden başlatmışız olduğumuz girişimler neticesinde gerçekleştirmişiz. Ve belediyemizin altyapısını da ona göre tahkim etmişiz. Mesela o dönemde belediyemizin bir tane itfaiyesi varmış şimdi 4 tane olmuş. O dönemde bir tane çöp kamyonu varmış şimdi üç tane olmuş. Ekonomik yönden o dönemlerde eksi 110 lardaymışız şimdi artı 28lere gelmişiz. Yani mahkemenin söylemiş olduğu yapıyı bertaraf edip bugünkü duruma getirmişiz ve çevre bakanlığından onanıp gelmiş.
Konya şeker sözünde durmadı
Şimdi biz önümüze bakmalıyız. Evet özelleştirme sürecinde elimizden gelen gayreti gösterdik ama başarılı olamadık. Şimdi bir firma burasını aldı. Anadolu firması dedik geldiğinde bunların tarım ve hayvancılık noktasında da çalışmaları olur dedik vs.. Özelleştikten sonra ilçe başkanımızla beraber Ankaraya bakanımızın yanına gittik. Enerji bakanlığından bir yetkili ilgili firmanın yönetim kurulu başkanı Recep Konuk ve yardımcılarında katıldığı bir toplantı yaptık. Biz orda da söyledik keşke özelleşmeseydi ancak özelleşti ve siz aldınız hayırlı olsun dedik ve iyiki merdiven altı bir şirket değil sizin gibi tarım ve hayvancılık alanında da çalışmaları olan bir Anadolu firması aldı diye de memnuniyetimizi ifade ettik. Şimdi orada 955 kişi çalışıyor. Bunlar ekmeğini koruyacakmı diye sorduk. Firmanın yönetim kurulu başkanı Recep Konuk, biz kimseyi çıkartmayacağız dedi. Biz soruyu tekrar ettiğimizde bakanımız bir endişeniz mi var diye sorduğunda biz ; sayın bakanım orada 4cye geçecek olan emekli olacak kişilerle sayı 600lere düşecek biz istiyoruzki gidenlerin yerine ilçeden yeni takviyeler yapılsın dediğimizde Recep Bey buna da tamam diyerek kabul etti. Şimdi soruyuruz biz nerde şimdi bu sayı. Daha dün sgkdan aldım bu sayı 637 Burada 300ün üzerinde bir eksiğimiz var. Bu işi takip edeceğiz ve sizlerinde desteğiyle verilen sözlerin yerine getirilmesini sağlayacağız.
Şirket ilçe esnafından alışveriş yapmıyor
Diğer taraftan bölge esnafının ilçe merkezinden alışveriş yapılmasıyla ilgili beklentisi var, taşeron işçilerin bünyeye geçmek için beklentisi var. İlçe halkının yeni yatırımlarla alakalı beklentisi var dedik Söyledikleri ; kesinlikle ilçe esnafından alışveriş yapacağız. Biz Konyada seracılık faliyetimiz var ve bir dönüme bir kişi istihdam ediyoruz. Bize yer ayarlayın bu çalışmayı orada da yapalım. Biz bizim hemen santralin yanında 357 dönümlük yerimiz var kira bedeli almadan hemen tahsis edelim hem bizim halkımız içinde güzel bir model olur ve bu çalışmaları örnek alarak kendi arazilerinde yaygınlaştırırlar dedik. Kendileri de memnun oldular bu söylediklerimizden ve diğer dile getirdiğimiz taşeron konusunda da bize zaman verin biz bir iki yılda o yapıyı düzelterek işçileri kendi bünyemize alırız dediler Ama bu gün baktığımızda bu söylenenlerin hiç biri yerine getirilmiş değil. Şimdi ilçe esnafını geziyorum göstermelik bir iki ufak tefek şeyler dışında ilçeden yapılan bir alışveriş yok. Bunlardan memnun bir esnafa da rastlamış değilim. Yine işçilerle konuşuyorum aynı şekilde işçilerin de şikayetler devam ediyor
Bize dava üstüne dava açtılar
2013 yılının 8. Ayında santralin teslimi yapıldı. Biz yine o dönemde de bu arkadaşlarla bu konuşmaları tekrar ettik ve her konuda yardımcı olacağımızı söyledik. Ancak gel gelelim ki aradan iki ay geçti geçmedi bu firma bize mücavir sahayla ilgili dava açtı. Görüşmeler neticesinde haberimiz yok pozunu takındılar ve hukukçularımızla görüşün vs. gibi yanlış tutumlar sergilediler. Bizde idari mahkemeye gittik ve lehimize sonuçlandı. Arkasından mayıs ayı geldi ve emlak vergilerini vermek istemediler. Kendi verdikleri beyana ve hesaplamalara göre 158 bin lira vermeleri gerekirken 46 bin lira para yatırmışlar. Gerisi duruyor bu konuyu da mahkemeye vermişler. Sonrasında belediyeye vermeleri gereken binde/2 oranında maden payı var onu da vermeye yanaşmadılar ve bize ardına 7 tane dava açtılar bunların bir çoğu devam ediyor.
İlçenin hakkını şirkete yedirmeyiz
Sonrasında bizde ilçenin hakkını hukukunu yedirmemek için hukuksal mücadelemizi başlattık ve bunlar devam ediyor. Yapı kullanım izni bakımından kesmiş olduğumuz 3 trilyona yakın cezayı belediyenin kasasına sokmuş durumdayız. Sen geleceksin belediyeye vermen gereken emlak vergisini çöp vergisini maden payını vermeyeceksin birde santrale koymuş olduğun yöneticiler değişik tavırlar sergileyecek bizde ilçenin hakkını sana yedireceğiz öylemi Yok öyle bir şey ilçenin kuruş menfaatini sonuna kadar takip edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın
Uzlaşmaya yanaşmadılar
Karşılıklı davalar sürerken 2014 yılının ekim ayında milletvekilimiz Ali Turan, bunlarla bizi bir araya getirdi. Recep Konuk hariç tüm yetkilileri ordaydı. Neyse ben dedim ki madem buraya geldik ve uzlaşma aranıyor o zaman siz açmış olduğunuz davaları çekin. Dediler çekemeyiz. O zaman ne diye geldik buraya zaten davalar devam ediyor. Siz savcı değilsiniz vekilimiz avukat değil bizde sanık değiliz Dedik ve bir netice alınmadan ayrıldık.
Sonrasında on-onbeş gün sonra orda bin lira maaşla çalışan taşeron işçileri çıkartıyorlar. İşçiler kış günü niye bizi çıkartıyorsunuz dediğinde oranın müdürü gidin belediye başkanınız alsın sizi işe diyor. O bizim uyuz pınarındaki suyumuzu kesti bizde santrali çalıştıramadığımız için sizi çıkartmak durumundayız diyerek işçilerle belediyeyi karşı karşıya getirerek firük ütmek istediler. Tabi ne işçiler nede ilçe halkı bu numarayı yutmadı. Gariban işçilerimiz 10-15 gün eylem yaptı orada ilçe halkı da destek verdi ve tekrar işbaşı yaptılar. Zaten işbaşı yapmalarına bir engel yoktu ve sen süresi belli hizmet akdi ile çalışan işçileri öyle kafan bozulunca çıkartma hakkına da sahip değilsin Dolayısıyla bu konuya fazlaca yer verdim ve başınızı ağrıttım. Son durumda suyun ruhsatı bizde ilçe yararına kullanmak için çalışmalarımız devam ediyor. Mücavir sahayla alakalı açmış oldukları davayı biz kazandık. Emlak vergisiyle ilgili orda seracılık, tarım yapıyoruz diye beyanları var. Onu yapmadıklarına dair ilçe tarım müdürlüğünden alıp mahkemeye sunduğumuz belge var. Hafta tatili ve Pazar ruhsatıyla ilgili harç vermemek için mahkemeye vermişlerdi bunu da kazandık. Uyuz pınarıyla alakalı kendi tescil sahalarında diyerek dava açmışlardı. Orasının ruhsatı bizde ve biz yazımızı yazdık gelin kullanmış olduğunuz bu suyu bir protokole bağlayarak ücretlendirelim diye Nasıl ki santrali çalıştırmak için para verip kömür alıyorsun suyunda bedelini ödemekten daha doğal bir şey olamaz Maden payımızı da alacağız Orada Kangal Termik santralinin almış olduğu suyu aylık bir milyon ton. Siz evinizde su kullanıyorsunuz onun bedelini ödüyorsunuz onlarda ödeyecek. Kaldı ki sizin onlar gibi günlük 2,5 trilyon gelirinizde yok. Sonuçta bunların sahibi ilçe halkı yani hepinizsiniz. Bugün burada ben varım ve sizin temsilciniz olarak bu işlerin takibini sonuna kadar yapacağım. Bu memleketin hakkıysa bunu alacağız. Herkesin siyasi fikri başka olabilir ama ilçenin menfaatleri konusunda bugün olduğu gibi bundan sonrada bir araya geleceğiz .
Başkan Öztürkten Dala veryansın
Başkan Mehmet Öztürk, şirketin enerji direktörü Mesut Dalı da sert bir dille eleştirerek şunları söyledi. Mesut Dalın basına yansıyan sözlerinin detayına girecek değilim ama bu adam 1998-2002 yılları arasında burada işletme müdürlüğü yaptı. Orda çalışan garibim işçiler vardı 300 tane.. Onlardan bir tanesi kıdem tazminatı almışsa, ogün bir tanesi yıllık izin parası almışsa, ogün bir tanesi yemek parası almışsa, ogün bir tanesi iş elbisesi almışsa ben belediye başkanlığını bırakırım burada. Bu adam öyle Allahtan da korkmaz bir adam. Devlet döneminde üretim bir megavatmış atıyorum bu dönemde 1.75 e çıkartmış.. Be adam orda 10 sene yöneticilik yaptın. Devletin imkanı bundan fazlaydı Niye devlet döneminde arttırmadınız üretimi Bu adamın da bilinmesi lazım Şimdi bazı insanlarımız yakınımızı işten çıkartırlar falan diye endişe ediyorlar . Bizim istiklal marşımız korkma diye başlıyor. Biz bir şeyden korkmuyoruz. Orda bir Allahın kuluna kendi keyfi tasarruflarını kullanarak işten çıkartmak isterlerse biz her türlü yasal hakkımızı kullanır ve kimsenin hakkını yedirmeyiz. Biz bir ve beraberiz. Bundan sonra beraberliğimiz daha da pekişecek ve bir birimizi daha da çok seveceğiz. Diyerek birlik beraberlik mesajlarını tekrarladı.
Festival Ağustos ayı içinde halk pazarında yapılacak
Başkan Öztürk, son olarak festival ile alakalıda bir iki cümle ederek konuşmasını tamamladı. Festivalin 8. Ay içinde yapılacağını ancak hangi gün olacağını metroloji verilere göre karar vereceklerini söyledi. Alan olarak ta öğretmenevinin önünde yapılacağını söyledi. Halk pazarının olduğu yerde tüm köylerin stant açmasını sağlayacaklarını belirten Öztürk, köpek yarışmalarını ise yarışma şeklinde değil de şen-şakrak bir şekilde yapmayı amaçladıklarını söyledi.
Dernek başkanlarından selamlama konuşması
Kangala gelecek her hizmete destek oluruz
Daha sonra söz alan Sivas- Kangal Derneği başkanı Mustafa Buğra ve İstanbul Kangal Derneği başkanı Bekir Özyurt, kısa bir selamlama konuşması yaparak yapmış olduğu çalışmalar için belediye başkanı Mehmet Öztürk teşekkür ettiler. Göç olgusuna değinen Özyurt, şunları söyledi Kangalın göç veriyor olması ve gelişmemiş olmasında geçmiş yüz yıldır görev alan belediye başkanlarının, kaymakamların ve kimliğinde Kangal yazan herkesin vebali olduğunu düşünüyorum. Siyasi görüşlerimiz ne olursa olsun hepimizin ortak paydası Kangal olmalı. Kangala gelecek her ne hizmet olursa biz İstanbulda yaşayan Kangallılar olarak üzerimiz düşen her şeyi yapmaya hazırız. (Bu noktada hatırlatmak uygun olurmu bilmiyoruz ama Bekir başkanın şahsında İstanbul derneğimiz tarafından ilçe hastanesine söz verilen ambulans iki yıl geçmesine rağmen henüz gelmedi.) Başkan nefislerimizi ayaklar altına alalım dedi. Evet bu toplantıyı milat kabul edelim ve birbirimizin değerini daha iyi bilerek yolumuza devam edelim. Başkanın bahsettiği Konya Şeker sıkıntısı gibi durumlarda ilçenin önde gelenleri tarafından bir komisyon yada sivil inisiyatif oluşturarak konuların çözümüne katkı sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Biz her çağrıldığımızda bu tür toplantılara katılabileceğimizi belirterek herkese saygılar sunarım
Aslolan Kangal gerisi teferruat
Sivas Kangal Dernek başkanı Mustafa Buğra ise yapmış olduğu kısa konuşmada şunları söyledi. Belediye başkanımızın Kangalın dirliği, birliği adına hazırlamış olduğu bu toplantıda sizlerle birlikte olmaktan derneğim ve yönetim kurulum adına son derece mutluyum. Özellikle binlerce kilometre uzaktan bu daveti önemseyerek gelen sivil toplum temsilcisi arkadaşlarıma hepinizin adına teşekkür ediyorum. Birlikte rahmet ayrılıkta azap vardır. Biz termik santralin özelleşmesi aşamasında işin bu noktaya geleceğini tahmin ettiğimiz için ogün 2400 kişiyle bir yürüyüş yaptık. Arkadaşlar, ağabeylerim, kardeşlerim ideolojik düşüncemiz etnik yapımız ne olursa olsun konu Kangalsa gerisi teferruattır diyor Sivastan katılan dernek adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Biz kimseden destek görmedik
Sonrasında söz alan katılımcılardan Yelice muhtarı İbrahim Daşgöl, Kangalda birlik beraberlik fikrinin zayıf olduğunu belirterek kendi köyünde maden şirketinin faaliyet gösterdiğini ve çevreye vermiş olduğu kirlilik sebebiyle ne il genel meclisi üyesi Emin Ünlüerden nede Kangal Belediye başkanı Mehmet Öztürkten bir destek göremediğini ifade etti. Bu çed raporları nasıl alınıyor? Hangi mera alanları hangi tarım alanları yer altı yer üstü kaynaklarının kirletilip kirletilmediği araştırılmadan veriliyor. Muhtarlık olarak çevre bakanlığında tarım bakanlığına çeşitli müracaatlarımız oldu. Bizim maden işletmesinin müdürü taşıma konusunda olsun çevreden istihdam sağlamak olsun belli bir gayreti var ama yer altı ve doğal kaynaklarımızın kirletilmesi konusunda ne kadar duyarlı ki? .. Bu gün Demir Export davutoğlu madeni üç köyün suyu kirletiliyor adeta zehir akıtıyor kimsenin umurunda değil. Orada beş-on yıl altın madeni çıkartacak belki istihdama katkı sağlayacak ama doğal kaynaklarımızı da kirletecek. Bu konuda zaten yasal süreçte devam ediyor. Ben tüm muhtarlarımızı ve tüm partileri bu konuda duyarlı olmaya davet ediyorum şeklinde konuştu.
Siz lokomotif olun biz vagon oluruz
Belediyelikten muhtarlığa düşen Çetinkaya köyü muhtarı Cahit Tur ise bakırtepe konusunu kastederek Bu konuda her ne yapılacaksa bağlı olduğumuz Kangalın ileri gelenleri lokomotif olursa bizde zaten trenci olduğumuz için arkalarına vagon olarak takılır geliriz. Çetinkaya ve Kangalın menfaati neyi gerektiriyorsa ona göre hareket ederiz. Şeklinde konuştu.
İsimleri park- bahçeye verilsin
Toplantıda söz alan Çaltepe köyü muhtarı Işık Budak ise bir 1,5 saattir Kangal termik santralini konuşuyoruz. En azından orayı kuranların isimlerini yaşatmak için ilçemizde bir parka isminin verilmesi gerekir diyerek bir teklif dile getirdi.
Son olarak belediye başkanı Mehmet Öztürk, gelen sorulara cevap verdikten sonra birlik beraberlik vurgusunu yineleyerek bir kapanış konuşması yaptı.