reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem Görmez`den müftülere çağrı;

Görmez`den müftülere çağrı;

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, "Müftü, şehrin/ ilçenin dini, manevi, ahlaki ve kültürel hayatını ayakta tutan insandır" dedi.

Masabaşında değil sahada olun

Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Görmez, göreve yeni başlayacak ilçe müftüleri ve eğitim görevlileriyle bir araya geldi. Diyanet İşleri Başkanlığı Konferans Salonunda düzenlenen toplantıda konuşan Görmez, göreve yeni başlayacak ilçe müftüleri ve eğitim görevlilerine hatırlatmalarda bulundu.

Görmez, "Diyanet camiası olarak hepimizin üzerinde durması gereken bir konu var. Öncelikle taşıdığımız vazifelerin tanımlarını yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor. Müftü, vaiz, imam-hatip tanımlarının üzerinde yeniden durmamız gerekiyor" ifadesini kullandı.

Müftülerin, şehrin manevi hayatını ayakta tutmanın gayreti içinde olması gerektiğini vurgulayan Başkan Görmez, "Müftü, imamları idare eden, Diyanet`in ilçe müdürü gibi bir tanımla değil, gerçekten müftilik sıfatıyla göreve başlaması gerekiyor. Müftilik sıfatı, sadece gelip soru soran kişilere cevap vermek demek değildir" değerlendirmesinde bulundu.

Görmez, "İl ve ilçe müftüleri, şehrin dini, manevi, ahlaki, kültürel hayatını, ruhunu ayakta tutan insandır. Şehrin manevi hayatı nasıl ayakta tutulur? Bunun gayreti içinde olması gerekir. Sadece imamları idare etmekle bu olmaz. Müftüler, görev yapacakları şehrin dini, manevi, ahlaki, kültürel sorunlarından da haberdar olması gerekir" görüşünü dile getirdi.

Müftülerin, muhatap kitleyi çok iyi tanıması gerektiğini belirten Görmez, şunları kaydetti:

"Görev yaptığımız şehirde ne tür kötülükler var? Boşanma oranları nedir? Kaç aile dağılmıştır? Sokağa terk edilmiş kaç çocuk var? Kaç tane yetim var? Alkol girmiş mi bu şehre? Uyuşturucu giriyor mu? Hastanelerde kaç hasta var? Kendisini eve hapsetmiş kaç kişi var? Ne kadar engelli var? Bu engellilerin kaç tanesi hayatın içindedir? Vakit namazlarına, Cuma namazlarına kaç kişi geliyor? Cuma günleri cami cemaatine neler verebiliyoruz? Bütün bunları tespit edip masasında bulundurmayan bir müftünün, o şehrin dini ve manevi hayatına yön vermesi mümkün değildir."

Diyanet`in sürekli yükselen bir değer olduğunu vurgulayan Görmez, "Kendi tarihinde Diyanet kadar bir gün sonrası bir gün öncesinden daha iyi olan bir kurum yoktur. Sürekli bir gün sonramız, bir gün öncemizden çok daha iyidir" ifadesini kullandı.

Görmez, "Ancak olmamız gereken yerde değiliz. Eksiklerimiz var. Din gayretimizi, ruhumuzu, aşkımızı, heyecanımızı her zaman diri tutmak zorundayız. O yüzden ilk olarak yapacağınız iş, beraber görev yapacağınız arkadaşlara, `din gönüllüğü`nü aşılamanız olmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.

Mehmet Görmez, şöyle devam etti:"Her müftümüzü masasında değil, mihrapta ve minberde görmek isterim. Eğer her müftümüz Cuma günü bir minberde değilse, sabah namazlarında mihrapta değilse vazifesini hakkıyla yapmıyor demektir. Her sabah bir camide olmalı, cemaat onları görmelidir. Halkla çok iyi ilişki kurulması gerekir. Sivil toplum kuruluşlarıyla da ilişkileri geliştirmek gerekir. O kuruluşlarla da sık sık bir araya gelerek şehrin manevi ruhuna nasıl hizmet edeceğinizin planlarını yapacaksınız."

Eğitim görevlilerine de büyük hizmetler düştüğünü dile getiren Görmez, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Din gönüllüsü kardeşlerimizin eğitimi son derece önemlidir. Onlara kıraat, tilavet, hitabet eğitimi verirken asıl dikkat etmemiz gereken husus, ihlas, samimiyet ve ahlak eğitimidir. Bizim eğitimimizde kıraat, tilavet eğitimiyle ihlas, ahlak ve samimiyet eğitimi de verilmelidir. Annenin evladına kaşıkla süt verdiği gibi o kıraat eğitiminin yanında ihlas, samimiyet ve ahlak eğitimi verilmezse verim alamayız. Kâl eğitimiyle birlikte hâl eğitimi de verilmek zorundadır."

Açıklamada, 41 ilçe müftüsü ve 30 eğitim görevlisinden oluşan grubun, Görmez`in başarı dilekleriyle görev yerlerine uğurlandığı kaydedildi.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...