58. Hükümetinin Tarım ve Köyişleri Bakanı Prof. Hüsnü Yusuf Gökalp 30 Mart Salı günü MHP Kangal ilçe teşkilatını ziyaret etti. MHP İlçe Başkanı Celal Çoban, Alacahan Belediye Başkanı Necmettin Yolcu, Eski İl Genel Meclisi Üyesi Rahmi Akdeniz ve önceki dönem ilçe başkanlarından Mehmet Kurugöllüde toplantıya katılan isimler arasınaydı.
Ayrıca toplantıya İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri ve çok sayıda partilinin de katıldığı görüldü.
Ülke gündemi ve siyaset gündemi ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunan Gökalp, Tarım ve hayvancılık başta olmak üzere tüm sektörlerde kötü bir gidişatın olduğunu çeşitli örnekler vererek mevcut tabloyu değerlendirdi.
Gökalp "Anadolu insanı bu hükümete; temiz ve muhafazakar insanlar diye oy verdi. Ancak gelinen nokta itibarı ile bunlar Anadolu insanını tam bir hayal kırıklığına uğrattılar. İşsizlik had safhaya varmış, suç oranı 2002 den bu yana 6 kat artmıştır. Yani 2002 de suç oranı 100 ise bu dönemde 600 olmuş. 15 milyon aileden 6 milyon aile hacizli durumda. Hukuki, idare ve ahlaki suçlar itibarı ile dosya sayısı 5milyonüçyüz den 6milyona çıkmış. Bu tablo tam bir sosyal bunalım ve buhran göstergesidir." Diyerek AKP hükümetini sert bir dille eleştirdi.
ANAYASA TOPLUMSAL SÖZLEŞMEDİR.
Son günlerin en önemli tartışma konusu olan anayasa değişikliği paketine de değinen Gökalp " Böyle anayasa yapılmaz. Öncelikle anayasa siyasi ahlak kurallarına uyularak yapılır. Toplumun her kademesi ile görüş alışverişinde bulunulur. Buradaki fikirler süzüle süzüle toplumsal bir sözleşme halini alır. Aksi takdirde yapılan anayasa ülkenin değil, bir partinin anayasası olur. Millete tam anlatmadan referanduma gitmek de mantıksız. Şeçime şu kadar kısa bir zaman kalmış, sen bu sıkışık zamanda anayasa yapacağım diyorsun. Böyle şey olmaz. Ben yaptım, oldu mantığı ile hareket edersen, o zaman mevcut anayasanın neyi var? Buda öyle yapılmıştı. Ve sözde yapılan referandumda %92 de destek bulmuştu. Anayasalar bir ülkenin en önemli metinleridir. Köksüz bir millet olan Amerikanın anayasası bile 200 yıllıktır. Yani demek istiyorum ki 15-20 senede bir anayasa yapılmaz. Toplumun tüm kademeleri devreye sokularak dört dörtlük bir anayasa yapılır ki kalıcı olabilsin Evet. Bizce de anayasa kesinlikle değişmeli. Ama ilk üç maddesi hariç tüm maddeleri gözden geçirerek köklü bir değişim yapılmalıdır." Şeklinde konuştu.
DOLMABAHÇEDE NE GÖRÜŞTÜLER?
Parti binasındaki konuşmasında birçok konuya değinen Gökalp, Başbakan Erdoğan ve Dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ın Dolmabahçe görüşmesini de eleştirdi. Bu görüşmenin içeriğinin milletten gizlenmesinin kesinlikle doğru olmadığını kaydeden Gökalp " bu ne demek oluyor? Bu sır bir bizim aramızda ve mezara kadar gidecek demokratik ülkelerde böyle bir şey denebilir mi? Ben bu konuda hakkımı helal etmiyorum ve orada ne konuşulduğunu da bilmek istiyorum. O konuşmanın içeriğini bilmek benim de milletin de en tabi hakkıdır. Açıklamazsanız insanın aklına her türlü şey gelir. Ne bilelim e-muhtıra diye bilinen konuyu orada tezgahlamadığınızı. Tekrar söylüyorum. Sayın Başbakan ve Sayın Genelkurmay Başkanı bu konuyu millete açıklamak zorundadır." Konusuna vurgu yaptı.
SANDIKLA GELEN SANDIKLA GİTMELİ.
Tarım eski bakanı Gökalp bir başka gündem maddesi olan Balyoz Darbe Planına da değinerek şunları söyledi. "Hukuk kurallarının uygulandığı bir ülkede yaşıyorsak, yapılan bir yanlışlık, hukuksuzluk varsa asker dahil kim yaparsa yapsın gereği yapılmalı. Herkes kanun karşısında eşit olmalı. Ancak son yapılan operasyonlar herkesi kafasında soru işareti oluşmasına sebep oldu. Balyoz Darbe Planı diye bir şey varsa alır bunu yırtarsın. Bu tür şeyleri siyasi malzeme haline getirmek doğru bir şey değil. Ülkeye zaman kaybettirir, yazık olur. Hükümet olarak milletin asıl gündemi olan meselelere yoğunlaş. Mesela hala katsayı konusu konuşulmaya devam ediyor ve çözülebilmiş değil. Biz MHP olarak zamanında destek verdik. Başbakan geri adım attı. Bunları söylerken de şunu da belirtmek isterim. Evet bana göre AKP beceriksiz bir hükümettir. Ama milletin tercihi ile sandıktan çıkmış bir hükümettir. Sandıkla gelmiştir ve yine sandıkla gitmelidir. Bu işler darbe-marbe planlarıyla olmaz. Millet tercihini bunlardan yana kullanmış ve 16 milyon oy alarak hükümet olmuşlardır. Milletimiz bir dönem Menderes e, bir dönem Demirel e, kısa bir dönem de olsa Ecevit e yine Özal a, Refah Partisi ve MHP ye de destek ve fırsat verdiği dönemler olmuştur. Son sekiz yıldır da tercihini Ak Partiden yana kullanmıştır. Önemli olan Anadolu insanının vermiş olduğu bu desteği heba etmeden, gereği gibi ülke hizmeti konusunda kullanabilmektir."
DAP YANLIŞ BİR UYGULAMADIR!
Mesleği itibarı ile hayvancılığı yakından takip eden MHP İlçe Başkanı Celal Çoban ın Doğu Anadolu Projesinde (DAP) Sivas ın neden yer almadığı konusundaki sorusuna cevap veren Gökalp "DAP ın doğru bir proje olmadığını, doğuyu tarım ve hayvancılık alanında kalkındıracağım derken diğer bölgeleri bitirmek, küçültmek çok yanlış bir uygulama. Kaldı ki bu projede Gümüşhane, Bayburt gibi vilayetler bulunurken Sivas ın yer almayışı son derece düşündürücü bir durum. Kangal, Gürün, Divriği, Zara yani Sivas zaten doğuda sayılır. Beni geçenlerde şarkışladan bir muhtarımız aradı. Milli güreşçimiz oraya gitmiş, bu DAP projesi ile ilgili kararname eski Tarım Bakanı Gökalp döneminde çıktı, bizim suçumuz yok demiş. Bu arkadaşımız yıllarca uluslar arası platformlarda milli marşımızı çaldırmış ve bir sporcu olarak da hepimiz takdir edip bağrımıza basmışızdır. Ama siyasi konularda anlaşılan biraz acemi. Biz dönemimizde böyle bir kararname hazırlamış değiliz ama varsayalım ki olsa bile yırt at kardeşim. Engel ne? Kararname dediğin ne? Sivas ın hakkını gereği gibi savunamadığınızın suçunu bana yıkmak yakışıkalıyor mu? Bölgeler arası dengesizliği gidermek için farklı tedbirler alınabilir fakat doğudaki hayvancılığı kalkındıracağım derken iç Anadolu ve batıyı bitirmek de olmaz. Mesela hayvancılığı tetiklemek adına meraya çıkan her koyun başına 100, her büyükbaş hayvana da 400 Tl. destek veriyorum de. Yapılmayacak şey yok. Yeter ki samimi olunsun. Elbette risk alınacak, zaten risk almadan bir şey olmaz. Bakanlık olarak üreticiyi her manada desteklemeli. Biz bunu zamanında Doğrudan Gelir Desteği (DGD) olarak yaptık.
DGD KONUSUNDA KANGAL CEZALANDIRILDI!
Gazetemiz Yayın Koordinatörü Orhan Üngör ün "ilçe kamuoyunda konuşulduğu üzere DGD belasını MHP li Tarım Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp Kangal ın başına bela etti ve herkes bir şekilde mahkemelik oldu. Siz o zaman gerçekten burada Damınızın üstüne kadar yazdırın şeklinde bir söz sarf ettiniz mi" diyerek DGD konusuna açıklık getirmesini istedi.
Gökalp bu konunun istismar edildiğini," o dönemde iki üç tane hükümete yağcılık telaşında olan memurun da işgüzarlığı ile Kangal adeta cezalandırılmıştır. Ne yapmışız biz? Yıllarca çiftçinin, üreticinin verilmeyen hakkını ilk olarak DGD adı altında biz vermişiz. Ben öyle bir söz sarf etmedim. Ama Kangalı ve beni yıpratmak isteyen çevreler bu konuyu istismar ettiler. Bu uygulama sayesinde ülkedeki tüm çiftçilerimiz bize teşekkür etmiştir, çünkü yıllardır ihmal edilen Anadolu Çiftçisi hakkını almıştır. Kangallı hemşerilerimin mahkemelik oluşu ise bilindiği üzere bizden sonradır ve Kangallıya bu kadar sıkıntı yaşatılması beni gerçekten derinden yaralamıştır. Benim Kangal ı ne kadar çok sevdiğimi herkes bilir." Dedi
DGD konusunda toplantıda hazır bulunan dönemin MHP İlçe Başkanı Mehmet Kurugöllü de söz alarak "O dönemde iktidara mensup ilçe yönetiminin pasif davranışı ve ileriyi görememesi bir yandan, şimdi rahmetli olan Kaymakam Sarıcahan ın önyargılı ve değişik tutumu yüzünden gelen müfettişlerin de adeta Kangallıyı cezalandırma gayretkeşliği, bu durumların yaşanmasına sebep oldu. Kangal hak etmediği bir suçlamaya maruz kaldı. O zamanki Ankaraya fiden komisyonda ben de vardım. Başbakan Yardımcısı Abdullatif Şener e konunun gerçek boyutlarını anlattığımda, ilçeden giden kendi partililerine bakarak Bana hiç böyle anlatılmadı diyerek şaşkınlığını ifade etmişti. İlçe çiftçisi nitelikli dolandırıcılıkla yargılandı ve hala birçok dosya da devam ediyor. Sonuç itibarı ile ilçemize yazık edildi. Ama bunda kesinlikle Tarım Bakanımız Hüsnü Yusuf Gökalp in hiçbir suçu yoktur. Tabi çiftçiyi desteklemek suç değilse " dedi.
SESİMİ DUYURAMIYORUM !
Gökalp şu anki hükümetin Tarım ve Hayvancılık başta olmak üzere birçok konuda yanlış uygulamalar içinde olduğunu belirterek "Öyle durumlar oluyor ki kabullenebilmek mümkün değilim. Bilmiyorum sesimi duyurabilmek için kendimi yakmam mı lazım? Gerçekten zaman zaman aklıma gelmiyor değil. Bu gerçekleri anlatabilmek insanın üstünü başını yırtıp kendini yakası geliyor. Yazıktır bu millete, yazık oluyor ülkenin kaynaklarına..? "
KÜRT AÇILIMI DİYE BİRŞEY OLAMAZ !
Partililerin değişik konularda sormuş olduğu sorulara da cevap veren Gökalp Kürt Açılımını da eleştirerek bu konuda atılan adımları yerden yere vurdu. "Önce kürt açılımı dediler, millet tepki gösterince adını demokratik açılım olarak değiştirdiler. Ne kadar incitici sahneler yaşandı. Teröristler otobüsler üzerinde gezip zafer işaretleri yaptılar. Rahmetli BAŞBUĞ Onlar ne kadar Kürtse bende o kadar kürdüm. Ben ne kadar Türksem onlarda o kadar TÜRKTÜR diyerek bu konuyu zaten yıllar önce çözmüştü. Yine Sayın Devlet Bahçeli Benim Kürtçe konuşan kardeşlerim , ABD ve AB ülkeleri seni benden çok sevemez diyerek bu konuya en güzel çözümü sunmuştur. Hepimiz biliyoruz ki bu gibi suni gündemler bize dışarıdan dayatılıyor." Dedi.
Toplantı bitiminde parti binasından ayrılan Gökalp ve beraberindekiler yemek sonrası Yıldızeli Ziraat Odası Başkanının cenazesine katılmak üzere ilçemizden ayrıldılar.