İşten çıkartıldıklarını ifade eden 121 taşeron şirket işçisi santralin nizamiyesi önüne çadır kurarak eylem yapmaya başladı. Lastik yakarak durumu protesto eden işçiler, sürekli olarak işten çıkarılma korkusu ile çalışmaktan bıktıklarını ve taşeron olarak çalışmak istemediklerini, diğer işçiler gibi Konya Şeker bünyesinde kadrolu olarak işe alınmak istediklerini söylediler.
Konya Şeker bünyesindeki termik santral ile Kangal Belediyesi arasında yaşanan anlaşmazlık sonucu termik santralin ünitelerinden bir tanesi devreden çıkarıldı. Termik santrala alınan kullanma suyunun işletme sahasının Kangal Belediyesi bünyesine geçmesi sonrası belediye ile anlaşmazlık yaşandığını öne süren santral yönetiminin işçi sayısını azaltma yönünde hareket ettiği belirtiliyor. İlk olarak taşeron işçiler işten çıkartıldı. Buna tepki gösteren işçiler, sürekli olarak işten çıkarılma korkusu ile çalışmaktan bıktıklarını ve taşeron olarak çalışmak istemediklerini, kadrolu olarak Konya Şeker bünyesine geçmek istediklerini belirten taşeron işçiler, istekleri gerçekleşene kadar eylemlerini sürdüreceklerini dile getirdi.
Belediye ile Şirket mahkemelik: İşin kilit noktası ‘uyuz pınarı’
Daha önceki haftalarda da gazetemizde çıkan haberde okumuş olduğunuz gibi Kangal belediyersi ile Termik santrali çalıştıran Konya Şeker arasında emlak vergisi, mücavir alan konusu ve çeşitli konular hakkın da yaşanan anlaşmazlıklar mahkemeye taşınmıştı. Mahkeme süreci devam ederken en son belediyenin santralin yanıbaşındaki ‘uyuz pınarı’ su kaynağının kullanım ruhsatını 30 yılığına alarak santralin kazan soğutmak için şimdiye kadar bedava kullandığı suyu ücretlendirme çalışmaları işi iyice kızıştırmış oldu.
30 Eylül 2014 itibariyle ‘uyuz pınarı’ suyunun ruhsatını alan Kangal belediyesi adına Av. Taha Tengiz Çaykuş tarafından 02 Ekim 2014 tarihinde Termik Santrali`ne gönderilen ihtarnamede, kaynakta bir takım çalışmalar yapılacağı belirtilerek şunlar ifade edildi.
İhtarname
“... İhtarnamemizin tebliğinden itibaren 7 gün içinde işletmenize su çektiğiniz ‘uyuz pınarı’ jeotermal su kaynağındaki haksız müdahalenizin sona erdirilmesini, aksi takdirde işletme projesine uygun olan çalışmalar neticesinde işletmenize giden suyun suyun kesilmesine sebep olacak herhangi bir işlemin meydana gelmesi halinde gerek cihazlarınız yönünden gerekse işletmeniz yönünden uğranılan hiç bir zarardan müvekkilin sorumluluk kabul etmediğini ihtar ederiz.” 02.10.2014
Kangal Belediyesi Vekili Av. Taha Cengiz Çaykuş
“Mazlumu getirin bana”
Belediyenin santralin kullandığı bu su için ücret isteyeceğini düşünen termik santral yönetimi ise hırsını işçiden çıkartmak istercesine ve Kemal Sunal filmindeki meşhur ‘mazlumu getirin bana’ sözünü hatırlatırcasına taşeron firma aracılığı ile bünyesinde çalışan 121 işçiyi 10 günlük ücretsiz izine ayırarak işten çıkartma sinyali verdi.
Termik Santral yönetimi ücretsiz izin ve işten çıkartmaya gerekçe olarak ‘uyuz pınarı’ kaynağı Kangal Belediyesi`nin alması nedeni ile su temininde yaşanacak güçlükler olarak gösterdi. Termik santral yönetimi bu kapsamda işçileri bünyesinde bulunduran Gümüş Temizlik Ltd. Şirketine yönelik 28 Eylül 2014 tarihinde şu ibarelerin bulunduğu bir yazı gönderdi.
“Santralimizin proje suyunun temin edildiği ‘uyuz pınarı’su gözesi kullanımı hususunda Kangal Belediyesi Başkanlığının aldığı iddia edildiği kaplıca suyu kullanımı ruhsatına bağlı olarak su temininde güçlükler yaşanabileceği düşüncesiyle çalışan ünite sayısı 1’e düşürülmek zorunda kalınmıştır. Bahse konu sorun giderilinceye kadar firmanız bünyesinde santralimizde çalışan temizlik personel sayısında indirime gidilmesi zarureti meydana gelmiştir. Bu sebebpten dolayı 30.10.2014 tarihinden itibaren ekli listede belirtilen düzendeki personel sayısı ile işe devam edilmesi hususnda; Gereğini rica ederiz.” 28.10.2014
İşletme Müdürü Üretim Direktörü
Mustafa Soyaral Muzafer Güher
Bahtı kara temizlik işçileri yine eylemde
Yaşanan gelişme üzerine asgari ücret ile çalışan ve iş akitleri sona erdirilen 121 taşeron işçi santralin nizamiyesi önünde toplanarak ateş yakıp yağmur altında protesto gösterisi yaptı.
Çadır kuran işçilere Kangal Belediye Başkanı Mehmet Öztürk de destek verdi. Termik Santralin aldığı kararı eleştiren Başkan Öztürk, santralin suyunu kesmediklerini, sadece ücretini talep ettiklerini söyledi. Santral ile belediye arasında hukuksal anlaşmazlıklar bulunduğunu ve bununla ilgili açılan davaların sürdüğünü belirten Öztürk şöyle dedi: "Burada çalışan çocuklar asgari ücret ile çalışıyor. Burası ayda 60 milyon lira fatura kesen bir işyeri, Allah daha çok versin gözümüz yok ama asgari ücret ile çalışan işçinin üzerinden kimse hesap yapmamalı. Şirket belediye ile hasabını mahkeme yoluyla çözmeli. Burası hukuk devleti, herkes mahkeme kararlarına uyacak. Bu işçileri çalıştıran taşeron firmaya gönderdikleri yazıda termik santralin suyunu karşılayan kaynağın belediyeye geçmesi nedeni ile işçi çıkarılacağından bahsediliyor. Bu işçiler sahipsiz değil. Bu arkadaşlarımıza da Kangal Belediyesi olarak maddi manevi her türlü desteği veririz. Ülke enerjisinin yüzde 3`ünü bu santral karşılıyor. Biz suyu filan kesmiyoruz. "
İşçiler ise zaten burada asgari ücret ile çalıştıklarını belirterek şirketin kendilerini belediye ile karşı karşıya getirmek istediklerini, bu tür şeylerin içine girmeden kendilerinin taşeron şirketten kurtulup santralin bünyesine geçerek Konya Şekerin işçisi olarak çalışmak istediklerini ifade ettiler. Zaman zaman davul-zurna eşliğinde halay çeken işçiler nizamiye etrafına astıkları afişlerle de kendilerini ifade etmeye çalışıyorlar. Asmış oldukları afişlerde “Şeker değil ekmek istiyoruz.”, “Ciğerimiz kömür karası, her işimiz içler acısı”, “Sermaye şaşırma, sabrımızı taşırma.” gibi ifadeler kullanan işçiler santralin özelleştirlem sürecinde Konya Şeker yöneticileri tarafından “Konya-Sivas arasında gönül köprüsü kuracağız” sözüne de atıfta bulunarak daha bir yıl olmadan “Gönül köprüsü mü ömür törpüsümü? noktasına gelinbdiği ifade edildi.
İlçe başkanları ve ilçe halkından işçilere destek
Eylemin 3. günü işçilere destek vermek için santrale giden Kangal’da teşkilatı bulunan siyasi parti ilçe başkanları (Ahmet Taşlık (CHP), Yusuf Yıldırım(MHP), Hamit Gölbaşı(SP), sivil toplum kuruluşları (Örencik Derneği, Ülkü Ocakları, Kangal Derneği, Muhtarlar Derneği, sendika temsilcileri) santral yönetimini ziyaret ederek gelişmeler hakkında bilgi aldı. Termik santrali üretim direktörü Muzaffer Güher, ziyarete gelen heyete işin bu noktaya geliş seyri hakkında bilgi vererek özetle şunları söyledi.
Bu noktaya nasıl gelindi
“Belediye başkanı değişik konularda bize yazılar yazdı. Emlak vergisi dedi. 54 bin metre kare kaçak yapı var dedi, hafta sonu çalışma ruhsatı dedi.. Bizde avukatlarımıza konuyu araştırdık ve konuyu mahkemeye taşıyarak bunları sağlıklı bir noktaya taşımak istedik. Mahkeme süreci devam ediyor. Sonuçta mahkeme ne derse biz ona uyacağız. Çünkü örneğin emlak vergisine baktık önceden 5 ise şimdi 50 denmiş, hafta sonu ruhsatını araştırdık 24 saat aralıklsız çalışan işyerlerinin hatfa sonu ruhsatına tabi olmadığını gördük. Yakıt anlamında fueloil pahalı olduğu için doğalgaza geçelim dedik. botaş ile anlaştık. Sonra botaş belediyeye yazmış kendilerine ait olan 317 dönümlük araziden doğal gaz borusu geçecek diye hiç bir sorun olmaz denmiş. şimdi bakıyoruz onlarda engellenmek isteniyor. Sonuçta biz bir şirketle doğal gaz konusunu anlaşmış vermişiz bizi ilgilendirmez bir noktada o konu botaşla belediye arasındaki mevzuu... Anladığımız kadarıyla belediye şurdan şu kadar alırım burdan bu kadar alırım ve ilçeye şu hizmetleri yaparım diye kendince bir hesap yapmış. Anacak burasıda bir işletme ve biz burasını bedava almadık. Devlete verdiğimiz bir taahhüt var. Üretim ve ödeme anlamında bunu gerçekleştirme çabası içindeyiz...
En son belediye bize uyuz pınarının kendilerine geçtiğini ve 7 gün içinde malzemelerinizi oradan çıkartın diye yazı gönderdi. Bu konu direk üretimi olumsuz etkileyecek bir faktör olduğu için ünitenin birini devreden çıkarttık. Şimdi gerçi suyu kazıklı ırmağından kullanıyoruz... Biz santrali aldığımızda suyu parayla almak gibi bir durum yoktu. Böyle bir şey olsa teklif ona göre verilirdi. Ama bizler mühendisiz işimiz bu santrali en güzel şekilde çalıştırmak ve devlete taahhüt ettiğimiz üretimi gerçekleştirmek. Gerekirse sondaj çalışması yaparak başka kaynaklar buluruz. Biz Kangal’a geldik bir üretim yapıyoruz. Burada çalışanların nerdeyse hepsi Kangallı. Yönetim kurulu başkanımız Recep Konuk, santralin borcu bittiğinde burda kazanılan paranın hepsinin Kangal’da kalmasını arzu ettiğini her defasında ifade ediyor...
Burası Konya şekere geçtiğinde çalışan sayısı söylendiği gibi 950 değil 764 idi. Bunlardan 308’i daimi kadroda 456’sı ise taşeronda çalışıyordu. Daha sonra daimi kadroda olanlardan 205 kişi 4 c’ye geçti. Şimdi bizim bünyemizde toplam 646 kişi çalışıyor bunlardan 399 kişi sendikalı ve daimi kadroda. Biz kimseyi işten çıkartmadık.
Daha önce söyleidiğm gibi biz hiç kimsenin işine son vermedik.. Evet kangal Belediyesi ile değişik konularda mahkemelik olduğumuz doğru ancak biz hiç birisini işçiye yansıtmadık. Taki son uyuzpınarındaki su konusu patlak verince taşeronda çalışan 121 işçiyi 10 günlük ücretsiz izine ayırmak durumunda kaldık.... Şimdi bakıyoruz ki olay başka bir boyuta taşınmış ve işçiler bizi kadroya alın diyorlar. Böyle bir şey mümkün değil, biz kimseye kadro veremeyiz. Kaldıki taşeronluğu biz icat etmedik. Türkiyenin her bölgesinde taşron sistemi devam ediyor...” şeklinde konuştu.
Görüşme heyetinde bulunan ilçe başkanları ve sivil toplum temsilcileri, özelleştirme sonrasında şirketin yönetim kurulu başkanı Recep Konuk’un ve buranın koordinatör müdürü Mesut Dal’ın taşeron sistemine karşı olduklarını ve çalışanların hepsinin Konya Şekerin bünyesine geçeceği yönünde beyanları olduğunu hatırlattı. Çalışan sayısının korunması noktasında verilen sözlerin de tutulmadığını hatırlatan heyet, burası özelleştiğinde konya şeker gibi yerli ve mazisi temiz bir şirkete geçmesinden memnun olduklarını ancak bir yılı geçmesine rağmen Kangal’a olumlu bir yansımasının olmadığını üzülerek gördüklerini ifade ettiler.
Zaman zaman sert çıkışların yaşandığı toplantıda heyet mensupları santralde yaşanan sıkıntılarda her defasında temizlik işçilerin mağdur edildiğini bu konuda da bir nevi filler tepişirken çimenlerin ezildiği belirtilerek buna ilçe halkı olarak müsade etmeyeceklerini ve işçilere sonuna kadar destek vereceklerini ifade ettiler.
Toplantı çıkışında nizamiye önünde bekleyen işçilerin yanına giden heyet içerde konuşulanları kısaca özetledikten sonra haklı davalarında her zaman işçilerin yanında olunacağı tekrarlandı.
Daha sonra yapılan ayaküstü sohbetlerde ilginç benzetmelerde yapılarak "Bu evde biri ölecek demişler, herkes azabın gözüne bakmış" sözünde olduğu gibi santralda de sıkıntı olduğunda ilk canı yananın temizlik işçileri olduğu belirtildi.... Bir diğer benzetme ise ‘şark bülbülü’ adlı şaban filminde geçen ‘mazlumu getirin bana’ repliği gibi faturanın her defasında temizlik işçisine kesilmesinin kabul edilebilir hiç bir tarafının olmadığı dile getirildi.
Belediye Başkanı : Şirket sözünde durmuyor
Konu hakkında görüştüğümüz Belediye Başkanı Mehmet Öztürk ise son haftalarda termik santrali yönetimi ile belediye arasında yaşanan gelişmeleri özetle şu ifadelerle dile getirdi.
Burasını Konya Şeker aldığında Ankara’da yapılan bir çok görüşmede şirket yetkilileri santraldeki çalışan sayısını muhafaza edeceklerini her vesileyle ifade ediyorlardı. Ancak bu gün bakıyorsunuz çalışan sayısı 950’den 632 sayısına kadar düşmüş durumda. Gelir gelmez belediyenin mücavir alanından çıkmak için teşebbüste bulundular. Belediyemize vermeleri gereken emlak vergisini dahi vermemek için mahkemeye müracat ettiklerini gördük. Belediye olarak elbette oradan almamız gereken kaynakları ilçemize hizmet olarak kazandırmak için belli bir gayretin içinde olduk. Şirketle aramızda çeşitli yazışmalar oldu ve bunları her defasında mahkemeye taşıdılar. Bunun üzerine bizimde açtığımız davalar oldu. Bunlar yaşanırken en son 121 temizlik işçisinin çıkartılmasını bize fatura etmek istemeleri ve bu konuda belediyeyi suçlayıcı tavırlara girilmesi bizi üzdü. Belediye ile şirket mahkemelik olabilir ancak bu işe işçileri alet ederek ‘belediye bizim suyumuzu kesiyor, bizde üniteyi durdurmak zorunda kaldık ve sizi işten çıkartıyoruz’ gibi belediyeye yönelik bir tahrik ve yönlendirme doğru bir yaklaşım olmamıştır...
Sonuçta bizde oralarda çalıştık ve neyin nasıl olduğunu biliyoruz. Sadece ben değil ilçe halkıda santralin devlete ayda ne kadar fatura kestiğini biliyor. Sen vermen gereken binde 2’lik maden payını vermeyeceksin, emlak vergisine dahi itiraz edeceksin ondan sonra kalkıp şöyle böyle diyeceksin... Evet uyuz pınarının ruhsatı 2044 yılına kadar yani 30 yıllığına belediye bünyesine geçti. Her şeyi mahkemeye taşıyorlar bu konuyuda mahkemeye versinler. Jeotermal kaynak olarak orasının ruhsatını aldık ve çeşitli çalışmalar yapacağımızdan malzemelerinin zarar görmemesi için şirkete bir yazı yazdık. Kaldıki biz suyu kesiyoruz falanda demedik. Adaletin kestiği parmak acımaz... Mahkeme sonuçlarına her iki tarafta katlanacak...Ancak şirket belediye ile olan davasında işçiyi alet etmekten vazgeçmesi lazım..”
Mesut Dal: Belediye kamuoyuna yanlış bilgiler veriyor
Kangal Termik Santrali Elektrik Üretim AŞ Enerji Koordinatörü Mesut Dal, taşeron işçilerin eylemine ilişkin, "Kangal Termik Santralinde çalışan sendikalı (taşeron) işçilerin, işlerine son verildiği algısı gerçeği yansıtmıyor" dedi.
İşletme binasında basın mensuplarına açıklama yapan Dal, çalışanların işlerine son verilmediğini, tam aksine işçilerin büyük bölümünün Konya Şeker işletmesi bünyesine alınarak sendikalı hale getirildiğini ve ücretlerinin arttırıldığını belirtti.
Konya Şeker``in santrali devraldığında sendikalı işçi sayısının 309 olduğunu, devirden sonra bu sayının 399``a yükseltildiğini söyleyen Dal, ayrıca 2013 yılında santralin Konya Şeker işletmesi tarafından devralınmasıyla elektrik üretiminin rekor düzeye ulaştığını bildirdi.
Dal, eylem yapan işçilere yönelik olarak, ````Yaklaşık 150 kişiye gelin çalışın dememize rağmen gelip çalışmıyorlar. Bizim herhangi bir işçiyi işten çıkartmamız söz konusu değildir" ifadelerini kullandı.
İşçiler eyleme devam ediyor.
Bugün itibariyle 5. gününe giren eylem devam ederken il ve ilçe merkezinde bulunan çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları santrali ziyaret ederek işçilere destek vermeye devam ediyor. İlçede bulunan siyasi parti ve sivil toplum temsilcilerinden sonraki günde ise CHP Sivas İl Başkanı Ulaş Karasu, il genel meclis üyesi Sırrı Karasu ve parti yönetim kurulu işçilere destek için tesislere geldi.
Karasu, burada yaptığı açıklamada, özelleştirmeye başından beri karşı olduklarını belirterek, "O süreçte burada miting yaptık, mücadele ettik, ancak özelleştirmenin önüne geçemedik.” dedi. Karasu, konuyu Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir ile de konuştuklarını buradaki durumu perşembe günü meclis gündemine taşıyacağını ifade etti.