Yoğun bir katılımın olduğu gözlenen toplantıya İlçe Kaymakamı İsmail Altan Demirayak başta olmak üzere şirket yetkilileri, bakanlık temsilcileri, il çevre ve orman müdürlüğü temsilcileri, tarım il müdürlüğü temsilcileri ve daha bir çok kurum personeli katıldı. Yaklaşık dört saat kadar süren programda ÇED raporunu hazırlayan şirket personellerinden Yavuz Durmaz ın sunumuyla başlayan toplantı ilginç ve renkli diyaloglara da sahne oldu.
"Allah ın başka günü yokmuydu da Cuma saatine bir saat kala toplantıyı aldınız" diye çıkış yapan Turnalı köyünden Veysel Delibaş adlı kişi her ne kadar meramını anlatmayı başaramasa da toplantının zamanlamasını eleştirdi.Tepkili sorula da sahne olan toplantıda konunun omurgasını oluşturan soruları Kaymakam Demirayak ortaya koydu. Çevre köyleri ilgilendirecek konuları özetleyen Kaymakam Demirayak şu konuları öne çıkardı. "Öncelikle ilçemiz için önemli bir yatırım olduğunu düşünüyoruz. Ancak köylülerimizin konuyu daha net anlayabilmesi için teknik söylemlerden ziyade anlaşılır bir dil kullanmakta fayda var. Kurulacak santralin gerek ilçe gerekse de ülke ekonomisine faydalı olacağını biliyoruz ancak kurulacak olan santralin çevresel etkilerinin de yöre halkı ile enine boyuna konuşmak gerekir.Kurulacak santral sadece etyemez sınırlarında mı kalacak yoksa komşu köylere herhangi bir tesis yapılacak mı? Bir özel sektör girişimi olan bu santralde herhalde hava, su ve toprak kirliliğini önleyecek yada asgariye indirecek teknik donanıma haiz olacaktır.
Bu manada köylülerimizin kaygılanmamasını sağlayan teknik önlemleriniz nelerdir?... Sunumda Sıvı, katı ve emisyon olmak üzere üç temel atıktan bahsedildi. 2.5 km. uzaktaki akdere ve etyemez deresine deşarj edileceği söylenen kimyasal atıklar köylerin tarımsal aktivitelerini olumsuz etkileyecek mi? Yıllık 1.750.000 ton kömür ün işleneceği santralden çıkacak %30 oranındaki külün nereye ve nasıl istif edilmesi öngörülüyor. Bu yığılacak olan küllerin üzerinin topraklandırılıp ağaçlandırılması için ne gibi çalışmalar düşünülüyor? Etyemez köyünde konuşlanacak santralin çevre köylere zara vereceği düşünülerek bu köylerde de kamulaştırma çalışmalara olacak mı? Etyemez köyünde 8,500 dekar tarım arazisi 13,000 dekar civarında da mera arazisi mevcut. Bu tarımsal arazi ve meraların santralin maden sahası içinde olması sebebiyle nasıl bir etkilenmeye maruz kalacak? Temel anlamda halkımız bu konularda teknik ifadelere boğulmadan bilgilendirilirse memnun olacağız."
Kaymakam Demirayak tan sonra toplantıyı yöneten il çevre ve orman müdürlüğü yöneticilerinden Semanur Koru sorulara cevap vermesi için sözü şirketin yetkililerine söz verdi. Çevre kamulaştırma koordinatörlerinden Seyfettin Türlekor ve Projeler Koordinatörü Ergün Seçmeler kamulaştırma süreci başta olmak üzere sistemin nasıl işleyeceği hakkında katılımcılara bilgi verdi. Kendilerine lazım olduğu kadarıyla kamulaştırma yapacaklarını, onun haricinde kalan kısmını yöre halkını mağdur etmeyecek şekilde karşılıklı anlaşma yoluna gideceklerini belirtti.Santralin çevresel etkileri konusuna da değinen Türlekor, en son teknolojik imkanların kullanılacağından ve çevreye olabildiğince az zarar verileceğini anlatmaya gayret etti. Kurulacak olan santralin eski santrallerlerle karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan şirket yetkilileri kendilerinin de çevreye duyarlı olduğu belirterek teknolojik imkanlar çerçevesinde çevreye verilecek olan olumsuz etkilerin en aza indirgeneceğini de söylediler.
Bakanlık temsilcilerinden Erdal Sallı ve İl çevre şube müdürü Semanur Koru bakanlık ve ilgili kurumlar olarak santralin çevresel etkileri ile yakından ilgilendiklerini, ÇED raporu sonunda yöre halkının tekrar yazılı olarak bilgilendirileceği ve bir problem olması durumunda vatandaştan gelebilecek her türlü görüş ve düşünceye açık olduklarını, verilen dilekçelerin ciddiyetle gündeme alınacağını ifade ettiler.
Ülkemizde çevre duyarlılığı noktasında standartlar eskisinden çok daha ileri seviyede olduğunu kaydeden Koru, "ülkenin enerjiye ihtiyacı var diye insan ve çevre sağlığını göz ardı edilemeyeceğini hatırlattı. Bu manada bu toplantının son derece yaralı geçtiğini düşünüyoruz" diyerek katılımcıları rahatlattı.
Toplantı da çok sayıda kişi söz alırken Turnalı köyü halkının diğer köylere oranla çok daha aktif olduğu gözlendi. Köy halkından gelen soruların geneli işçi alımları noktasına odaklandığı görüldü. Çevresel etkilere en fazla vurguyu ise Turnalı nüfusuna kayıtlı olan Namık Kemal Koçak tan geldi. Koçak kendilerinin mevcut santral sürecinde sıkıntıları bizzat yaşadıklarını ve her türlü meyve-sebzenin yetiştiği köylerinin santralden sonra adeta felç olduğunu söyledi. Bitki-hayvan ve insan sağlığı noktasında telafisi mümkün olmayan zararlara maruz kaldıklarını kaydeden Koçak "sütten ağzımız yandığı için yoğurdu üfleme ihtiyacı duyuyoruz", bu konuda endişe ve feryadımızın anlayışla karşılanacağını umuyoruz diyerek çevre odaklı bir konuşma yaptı.
Daha önce gazetemize süreçten rahatsız olduklarını beyan eden Yeniköy halkı ise konuya oldukça sessiz kaldığı gözlendi. Yeniköy muhtarı Muharrem Güneyli santralin kurulacağı mekâna en yakın yerin kendi köyleri olduğunu ve dolayısı ile tarım ve hayvancılık noktasında olumsuz etkileneceklerini söylemeye çalışsa da ifadelerine yeterli vurgu katamadığından yankısız bir sesten öteye gitmedi. Yeniköy ün varlığını duyurma çabası adına en önemli çıkışı ise aynı köyün sakinlerinden Şengül Karakuş yaptı. Santralin çevresel etkilerinden en fazla kendilerinin zarar göreceğini çeşitli örneklerle anlatan karakuş un en etkili sorusu ise sunumda slayta düşürülen termik santrali fotoğraflarını hatırlatarak kül yığılan bölümlerin de fotoğrafı var mı? Şeklindeki çıkışı oldu.
Toplantıda en değişik çıkışı ise etyemez nüfusuna kayıtlı olan Ziver Kaplan yaptı. Çevre il müdürlüğü adına toplantıyı yöneten Semanur koruya tarafsız ve objektif olmadığı söyleyen Kaplan şirket yetkilisi gibi hareket ettiğini iddia etti. Bu çıkışa tepki gösteren Koru ve bakanlık yetkilileri "Bu ağır bir suçlama. Bu sonuca nereden vardınız? Burada objektif ve şeffaf bir toplantı yapıyoruz. Bu suçlamayı kesinlikle kabul etmiyor ve sizi esefle kınıyoruz" dediler.
Kaplanın ise iddiasında ısrar ettiği görülürken kendisinin de uzun yıllar çevre il müdürlüğünde görev yaptığını ve çok sayıda benzer toplantılara iştirak ettiğini söyledi.
Sonuç itibarı ile toplantı birkaç kelime ile özetlenecek olursa devletin enerjiye ihtiyacı olduğu, şirketin karlı bir yatırım peşinde ve köy halkının da aklının dibinde iş ve istihdam eksenli düşündüğü bir toplantı oldu.