Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer'in "terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla tutuklanmasının ardından İstanbul'da yeni gelişmeler yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Ahmet Özer, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Bu olayın ardından İçişleri Bakanlığı, Beşiktaş Kaymakamı Oğuzhan Bingöl’ü Esenyurt Belediyesi’ne kayyum olarak atadığını duyurdu.
Ahmet Özer Hakkında Yürütülen Soruşturma
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, Ahmet Özer’in PKK/KCK terör örgütü ile organik bağ kurduğu, örgütle süreklilik arz eden bir ilişki içinde olduğu iddia ediliyor. Savcılık, iletişim dinlemeleri, fiziki takip tutanakları, banka hesap hareketleri ve örgüt mensuplarıyla yapılan görüşmeler gibi delillerin Özer'in suçlamaları desteklediğini belirtiyor. Ayrıca, soruşturmada Özer'in, PKK’nın üst düzey yöneticilerinden ve kırmızı bültenle aranan Remzi Kartal ile birçok kez irtibat kurduğu da ifade edildi. Soruşturmanın devamında Özer’in ev, iş yeri ve aracında detaylı aramalar yapıldı.
Kayyum Atamasına İlişkin Tartışmalar
İçişleri Bakanlığı tarafından Beşiktaş Kaymakamı Oğuzhan Bingöl’ün Esenyurt Belediyesi’ne kayyum olarak atanması bazı kesimlerden tepki aldı. Cumhuriyet Halk Partisi ( CHP) İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Esenyurt Belediyesi'ne kayyum atandığına dair resmi bir bilginin bulunmadığını belirtti. Çelik, İstanbul’daki resmi makamlarla görüşerek bu bilginin doğruluğunu araştırdıklarını ifade etti.
Öte yandan, Demokratik Emek Partisi (DEM Parti) de konuyla ilgili bir açıklama yaparak kayyum atamasını halkın iradesine darbe olarak değerlendirdi. Parti, Ahmet Özer’in gözaltına alınması ve ardından kayyum atanmasının yerel demokrasiyi ve halkın seçme hakkını hiçe sayan bir tutum olduğunu belirtti. DEM Parti, bu durumu "hukuksuzluk ve siyasi darbe" olarak nitelendirerek, halkın iradesini koruma adına sessiz kalmayacaklarını ifade etti.
Oğuzhan Bingöl Kimdir?
Beşiktaş Kaymakamı Oğuzhan Bingöl, 1979 yılında Erzurum’da doğdu. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü mezunu olan Bingöl, 2004 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından kaymakam adaylığına başlamıştır. Türkiye’nin çeşitli ilçelerinde kaymakamlık ve vali yardımcılığı görevlerinde bulunmuş olan Bingöl, 2023 yılından itibaren Beşiktaş Kaymakamlığı görevini yürütmektedir.
Ahmet Özer’in Hayatı ve Kariyeri
Prof. Dr. Ahmet Özer, 1960 yılında Van’da doğmuş ve Hacettepe Üniversitesi felsefe bölümünden mezun olmuştur. 1980'lerde Devlet Planlama Teşkilatı bünyesinde sürdürülen GAP Projesi'nde uzman sosyolog olarak çalışarak Türkiye’nin kalkınma projelerinde önemli rol üstlenmiştir. Ayrıca akademik kariyerinde sosyoloji alanında yüksek lisans ve doktora derecelerine sahip olan Özer, çeşitli üniversitelerde öğretim görevlisi olarak görev yapmış ve çok sayıda idari pozisyonda bulunmuştur. 2024 yerel seçimlerinde Esenyurt Belediye Başkanı seçilen Özer, dört roman ve bir film senaryosu dahil olmak üzere toplam 38 kitap yazmıştır.
Soruşturmada Öne Çıkan Suçlamalar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, PKK/KCK terör örgütünün faaliyetleri ve İstanbul’daki yapılanmasıyla ilişkili kapsamlı bir incelemeyi içeriyor. Soruşturma sürecinde Ahmet Özer'in örgüt üyeleriyle sık ve düzenli olarak görüştüğü, terör örgütünün Kuzey Irak'taki yönetici kadrosuna ait olduğu iddia edilen belgelerde Özer'in yerel özerklik projesinde rol alması gerektiğinin belirtildiği öne sürüldü.
Savcılık tarafından sunulan delillere göre, Özer'in yaklaşık on yıllık süre boyunca örgütün faaliyetlerinde yer aldığı, bu süreçte farklı örgüt üyeleriyle iletişimde bulunduğu belirtiliyor. Tutuklama kararı, delillerin Özer'in örgütle bağlantılarını ve süreklilik arz eden ilişkisini ortaya koyduğuna dayanılarak alındı.
Yerel Demokrasiye Yönelik Kaygılar
Bu olay, İstanbul’daki yerel demokrasi üzerinde derin bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Bazı siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları, belediye başkanlarının gözaltına alınarak kayyum atanmasının, yerel yönetimlerin halk iradesini temsil etme yetkisini zayıflattığına inanıyor. Bu tür müdahalelerin Türkiye’deki yerel demokrasi anlayışını nasıl etkileyeceği konusu kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.



