AGD Sivas Şubesi'nin "Ya Zafer Ya Şehadet" programına konuk olan Doç. Dr. Abdulgani Bozkurt, Batı'nın çifte standartlarını eleştirerek, Gazze dramı karşısında "liberalizmin" temel değerlerinin tükendiğini vurguladı.
Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Sivas Şubesi'nin Salih Aşık Gençlik Merkezi'nde düzenlediği "Ya Zafer Ya Şehadet" başlıklı programın bu haftaki önemli konuğu, akademisyen Doç. Dr. Abdulgani Bozkurt oldu.
Programda Gazze'deki insanlık dramına ve uluslararası tepkilere odaklanan Doç. Dr. Bozkurt, konuşmasında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Gazze için Allah ve Resulünün koyduğu ölçütler ortadayken Müslümanların yeterli reaksiyonu gösteremediğini belirten Bozkurt, Batı'nın eylemsizliğinin ise "uluslararası toplum" kavramının yeniden sorgulanmasına neden olduğunu ifade etti.
"Uluslararası Toplum Kimdir?" Sorusu
Konuşmasında sıkça kullanılan "Uluslararası toplumu göreve çağırıyoruz" ifadesini eleştiren Bozkurt, "Kim bu uluslararası toplum?" sorusunu yöneltti. Tanıma göre uluslararası toplumun ortak çıkarlar ve değerler etrafında toplanan bir yapı olması gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Bozkurt, bu tanıma Rusya, Suudi Arabistan veya Kuzey Kore gibi ülkelerin değil, yalnızca liberal Batılı ülkelerin girdiğini öne sürdü.
Bozkurt, İkinci Dünya Savaşı sonrası soykırımların ve savaşların önlenmesi amacıyla kurulan Birleşmiş Milletler ve düzenlenen uluslararası hukuk, özellikle de savaş hukuku kurallarının, liberalizmin temelini oluşturan "insanı mukaddes kabul etme" ilkesi üzerine inşa edildiğini hatırlattı.
"Liberalizmin Amentüsü Bitti"
Gazze'de yaşananların Batı'nın iddia ettiği değerleri ifşa ettiğini vurgulayan Boçkurt;
"Gazze için Allah ve Resulünün koymuş olduğu ölçüler ortadayken biz ne yapabildik. Batının yapmasının sebebi uluslararası toplum olmalarıdır. Herkes konuşmasında ‘Uluslararası toplumu göreve çağırıyoruz’ ifadelerini kullanıyor ancak kim bu uluslararası toplum. Uluslararası toplum dediğimiz zaman aklımıza ortak çıkarlar ve ortak değerler etrafında toplanan yapı aklımıza gelmelidir. Uluslararası toplum dediğimizde Rusya girmez, Sovyetler Birliği girmez, Suudi Arabistan girmez, Kuzey Kore girmez. Peki kim girer, liberal batılı ülkeler girer. Çünkü 2. Dünya Savaşından sonra Birleşmiş Milletler kuruldu. Sebebi de bu savaşların ve soykırımların bir daha yaşanmaması içindi. Uluslararası hukuku düzenlediler, savaş hukukunu düzenlediler. Liberalizm ne demek. İnsanı mukaddes kabul eden, dokunulmaz kılan sistem demek. Batılı ülkelerin iman ettiği Amentünün içerisinde ne kadar kavram varsa hepsi bitti. Filistinliler evleri ve geçim kaynakları yok edilerek bulundukları yerlerden göç etmeye ve mülteci kamplarında yaşamaya zorlandı."
dedi.
Filistinlilerin evleri ve geçim kaynakları yok edilerek göçe zorlanmasının, mülteci kamplarında yaşamaya itilmesinin bu değerlerin pratik hayatta tükendiğinin en somut kanıtı olduğunu sözlerine ekledi.
