reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem ÇİN ZULMÜNE DUR DE!

ÇİN ZULMÜNE DUR DE!

Sivas İHH İnsani Yardım Vakfı İl Başkanı Efe Zileli, kent meydanında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunarak  Çin zulmune maruz kalan Doğu Türkistanlı Kadınların sesine kulak verilmesi gerektiğini söyledi.

Dünyadaki tüm kadınların eşit, hür ve insani yaşam koşullarına ulaşabilmeleri için toplandıklarını belirten Başkan Efe Zileli, “Doğu - Batı fark etmeksizin her kadının öncelikle yaşama, giyinme, yeme-içme, inanç ve ibadetlerini özgürce ifa etmesi gayesiyle birleşiyoruz. Kadınlarımızın ötekileştirilmemesi, zulüm görmemesi ve baskın ideolojilerin galip geldiği coğrafyalarda sesini duyuramamasından dolayı tüm kısık seslerin nidası olmak adına farklı meydanlardan farklı megafonlardan aynı cümleleri zulme karşı kaldırıyoruz!” dedi.

Ele geçirilen Doğu Türkistan bölgesinde illegal yollarla kurulan toplama kamplarında kadınlığı, anneliği ve en başta insanlığı gasp eden bu işgali kınadıklarının altını çizen Başkan Zileli, “8 Mart gününün anlam ve önemine binaen amacımız Doğu Türkistan başta olmak üzere yaşayan her kadının onuruyla, inancıyla ve öz benliğiyle hayatına devam edebilmesi. Rızasız ve anlaşmasız yapılan erdem dışı muamelelerin son bulması. Çalınan, el konulan, yok sayılan hakların iadesi. Muhacirliğin ve göçün sürüklediği göçebe hayatın, dehşet verici ölümlerin açlık ve sefaletin bitmesidir. Günümüzde Doğu Türkistan'da olduğu gibi kadınlar savaşların en çok kaybeden cephesi olmuştur. Sadece kadınlara yönelik ihlaller, tüm insanlık vicdanını isyan ettiren korkunç suçlardır. Kamplarda uygulanan zorbalıklar, Haksız ve keyfi tutuklama, hapsedilme, İşkence ve toplu tecavüz, Zorunlu kürtaj ve kısırlaştırma uygulaması, Asimilasyon, öz benlik kaybettirme provakasyonları, Dini anlam ifade eden isimlerin değiştirilmesi, Aile olmak Projesi adı altında ev içine Çinli erkeği zorla kabul ettirme, evlendirme, Zorla Çin in uzak bölgelerine taşınarak, buralarda zorunlu çalıştırma, Aile parçalanması ve çocukların annelerden alınması, Kılık kıyafet ve etnik, kültürel ve inanca dair pratiklerin tamamen yasaklanması, Ömür boyu çalışmaya mahkûm edilecek şekilde, sistematik para cezaları. Sadece Doğu Türkistan Hoten bölgesindeki 15 bin kadının tutulduğu bir kamp olması çok sayıda kadının sesi olmamız gerektiği gerçeğini bir kez daha göz önümüze sermektedir. Çin'in Doğu Türkistanlılara etnik ve dini gerekçelerle yapmış olduğu bu sistematik ihlaller, uluslararası hukuka göre soykırım ve insanlığa karşı suçlar kategorisinde olan suçlardır. İslam Alemine Sesleniyoruz. Müslüman Uygur kadınlarına yapılan bu korkunç vahşi zulmü durdurun, bu acı ve utancı taşımayın. İslamiyet zulme boyun eğmez mazlumun yanındadır. En kutsal olan can ve namustur. Tüm İslam ülkeleri gereğini yapmalı ve ayrıca Doğu Türkistanlı kadınların bedenine basarak üretimini sürdüren Çinle olan ekonomik ilişkisine son vermelidir. Son olarak Tüm Dünya Liderlerine Sesleniyoruz; Çin'in, Doğu Türkistanlılara yapmış olduğu bu zulmü durdurmak için hala hiçbir şey yapmayacak mısınız? Çin'e yaptırımlar uygulayın. Zira Birleşmiş Milletler Sözleşmesi bu suçları işleyenlere yaptırım uygulanmasını emreder. Hakkı, hürriyeti, onuru insanca yaşamayı koruyun ve tüm dünyaya iade edin” şeklinde ifadelerine yer verdi.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...