reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem CHP ilçe başkanı ayrıldı

CHP ilçe başkanı ayrıldı

Bir süre önce görevden alınan CHP Kangal ilçe başkanı Tayfun Yıldırım, konuyla lgili yapmış olduğu basın açıklamasında il başkanı Ulaş Karasu ve Sivas Milletvekili Malik Ejder Özdemir’e yönelik sert eleştirilerde bulındu.

Yıldırım yapmış olduğu açıklamada şu ifadelere yer verdi.

Mücadelem sürecek

Parti olarak son yıllarda yaşanan gözaltı ve tutuklanmalar için ‘hiçbir maddi delile dayanmadan bir takım düzmece dijital veriler ile hazırlanmış hukuki temeli olmayan sözde deliller ile insanlar mağdur ediliyor’ açıklamaları yaparak hükümeti eleştirirken; Bir ilçe başkanını Sen bana hakaret ettin diyerek zaten kendine taraf olan iki il yönetim kurulu üyesi ile tutanak düzenleyip, bölge milletvekilinin de gazına gelerek İhraç istemi ile disipline sevk etmek ahlaki değildir.

Kaldı ki bana isnat edilen bu suçlama doğru olsa bile parti disiplin suçları kapsamında bunun karşılığı Uyarı Cezasıdır Tedbir veya görevden alınmamı gerektirecek bir eylem değildir.

Olayın özü, her seçim dönemi yaşamış olduğumuz birilerinin kendine yönelik hesapları uğruna örgütleri dizayn etme girişimleridir. Ben şu veya bu gerekçe ile istifa ettirilmiş, disipline verilmiş, görevden alınmış 8. İlçe başkanıyım, Yerel basının da yazmış olduğu gibi sırada daha birçok ilçe var.

Ben il başkanına bu antidemokratik uygulamalara karşı her partilinin göstermesi gereken tepkiyi gösterdim. Zaten bu tepkimden önce görevden alacakları ilçeler içinde bizde vardık.

Çetinkaya belediye başkanını haklı olarak belde ve ilçe örgütümüzün onayı ile partiden ihraç istemiyle disipline sevk etmemiz,

İlçemizin, İl genel meclisi 1. Sıra adayını Bölge Milletvekili Malik Ejder Özdemir in emri doğrultursunda köyünün muhtarını değil de, örgütün ön görüsü ile belirlemek istememiz,

İl başkanlığını, ilçe başkanlarını görevden almaktan ibaret sanan il başkanına zemin oluşturdu.

Şu anda Bölge Milletvekili, İl Başkanı ve Eski İl Başkanı Bülent Renda Deniz bir araya gelmiş parti içi hukuku da çiğneyerek bu ihracımı gerçekleştirmeye çalışmaktadır.

Bu entrikaları çevirenlerin seviyesine inmemek için 09.09.2013 Tarihin de ilçe başkanlığımdan istifa kararı almıştım,

Malik Bey beni bu istifadan döndürmek için telefonda bana yarım saat dil döktü ve ikna etti. Ama aradan fazla zaman geçmeden teşhir oldukları için ihraç edilmem konusundaki projeyi devreye soktular, çünkü sessizce istifa etmemin Malik Bey e bir getirisi olmayacaktı. Bir taşla birkaç kuş vurmaya çalıştı ama buda geri tepti.

Kamuoyunda bizler her ne kadar kendisini onura edip sahiplensek de maalesef huylu huyundan vazgeçemiyor.

2010 Yılında da o dönemki İl Başkanı Bülent Renda Denizi kullanarak beni görevden aldırıp ihraç istemi ile disipline sevk etmişlerdi,

Her seçim dönemi aynı oyunlar oynanıyor, yarın bir gün genel seçimler de bu işbirliğini yapanlar bu kez de bir birlerini harcamak için aynı entrikaları çevirecekler.

Bunlar Partinin siyasi anlayışına, kurumsal kimliğine yakışmayan ahlaki olmayan girişimlerdir. Bundan dolayı da doğrusu bu anlayışa karşı çıkarak görevden alınmam, ihraç edilmeye çalışmam benim için bir onurdur.

Ben bu yönde elbette ki hukuksal mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim, güçlü olabilirler genel merkezi etkileyip beni ihraç da edebilirler.

Bizler partililer olarak eğer bu şekilde birilerinin kendine yönelik hesabının malzemesi olacaksak zaten bu çatı altında durmamızın, emek vermemizin hiçbir anlamı kalmaz, çünkü o zaman bu çatı Cumhuriyet Halk Partisinin çatısı olmaktan çıkmış demektir.

Eğer yürekleri varsa 2010 Yılında ki görevden almaları da şimdiki de dâhil ve Malik Bey in beni ikna etmek için 09.09.2013 Tarihin de benim ile yapmış olduğu telefon görüşmesinin içeriği de dâhil gelsinler kamuoyu önünde tartışalım. Bakalım o zaman partiden kimlerin gitmesi kimlerin kalması gerekiyormuş.

Yazık, çok yazık... Bu Ülke için Ulusal kurutuluş savaşı vermiş öncü kadrolarının kurduğu bir partinin ve Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı bir şehrin, bölge milletvekilinin, il başkanının, milletvekili adayının bakış açısı bu olmamalı.

Seçilerek gelmiş ilçe başkanlarını kendi kişisel beklentilerinize yönelik entrikalar ile görevden alacaksınız sonrada halkın karşısına çıkıp haktan, hukuktan, adaletten, demokrasiden bahsederek insanlardan oy bekleyeceksiniz, bu trajikomik bir olaydır.

Sorun benim veya başka ilçe başkanlarımızın göreve dönüp dönmemesi veya ihraç edilmesi değildir. Sorun burada partiyi temsil etmeyen bir anlayış sorunudur ve bu anlayış devam ettiği sürece de zaten ilimizde partiyi bitirirler.

Çünkü örgütleri almış eline birkaç kişi kafasına göre oynuyor. Bu duruma düşmeyi de ne parti hak ediyor ne örgütler ne de örgüt temsilcileri olarak bizler hak ediyoruz.

Bundan dolayı tekrar görevime dönmeyi de ihracımın olup olmamasını da pek önemsemiyorum. Sadece bu anlayışa 2010 yılında olduğu gibi bir ders daha vermek için hukuksal mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim.

Tayfun Yıldırım

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...