Çalışan anneler için yeni düzenleme: Kreş ve emzirme odası şartı
Taslağa göre, 150 ve daha fazla kadın çalışanı bulunan iş yerlerinde kreş, gündüz bakımevi veya okul öncesi eğitim kurumu; 100 ve daha fazla kadın çalışanı bulunan iş yerlerinde ise emzirme odası zorunluluğu getirilmesi öngörülüyor.
Çalışan annelerin iş hayatına katılımını desteklemek ve gebe ya da emziren çalışanların iş sağlığı ve güvenliğini güçlendirmek amacıyla hazırlanan taslakta, işverenlerin yükümlülüklerine ilişkin yeni düzenlemeler yer alıyor.
Kreş Şartı 150 Kadın Çalışanı Bulunan İş Yerlerini Kapsayacak
Türkiye Gazetesi'nden Esma Altın'ın haberine göre, taslak kapsamında 150 ve daha fazla kadın çalışanı bulunan iş yerlerinde, çalışanların 0-6 yaş grubundaki çocukları için kreş, gündüz bakımevi veya okul öncesi eğitim kurumu kurulması öngörülüyor.
İşverenlerin birden fazla iş yerinin ortak kullanabileceği bir kurum kurabilmesi veya yetkili kurumlarla anlaşma yapabilmesi de planlanıyor. Bu kurumların kuruluş ve işletme giderlerinin işverenler tarafından karşılanması bekleniyor.
Çalışan sayısının belirlenmesinde, işverenin aynı ilçe sınırları içerisindeki tüm iş yerlerinde çalışan kadınların toplamının dikkate alınması öngörülüyor. Ayrıca, çocuğunun annesi vefat etmiş veya velayeti babaya verilmiş erkek çalışanların da çalışan sayısı hesabına dâhil edilmesi planlanıyor.
100 Kadın Çalışanı Bulunan İş Yerlerine Emzirme Odası Şartı
Taslakta, yaş ve medeni durum ayrımı yapılmaksızın 100 ve daha fazla kadın çalışanı bulunan iş yerlerinde emzirme odası kurulmasının zorunlu hâle getirilmesi de yer alıyor.
Emzirme odasının kapsamının genişletilmesiyle çalışanların yalnızca çocuklarını emzirmelerine değil, anne sütü sağımı yapmalarına ve sağdıkları sütü uygun koşullarda muhafaza etmelerine de imkân sağlanması hedefleniyor.
Gebe ve Emziren Çalışanlar İçin Yeni Güvenceler
Düzenleme taslağıyla gebe, yeni doğum yapmış veya emziren çalışanların iş yerlerinde karşılaşabilecekleri sağlık ve güvenlik risklerine karşı işverenlerin sorumluluklarının da yeniden belirlenmesi planlanıyor.
Risk tespit edilmesi durumunda öncelikle çalışma koşullarının veya çalışma saatlerinin geçici olarak değiştirilmesi öngörülüyor. Bunun mümkün olmaması ya da iş yeri hekiminin gerekli görmesi hâlinde çalışanın sağlık durumuna uygun başka bir işe aktarılması planlanıyor.
Başka bir işe aktarılan çalışanın ücretinde kesinti yapılmaması esas alınırken, bu seçeneğin de mümkün olmaması durumunda çalışanın talebi üzerine, tabi olduğu mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla ücretsiz izin verilmesi öngörülüyor. Söz konusu ücretsiz izin süresinin yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaması da taslakta yer alan düzenlemeler arasında bulunuyor.
Gebe Çalışanlar Riskli İşlerde Görevlendirilemeyecek
Taslakta, gebe çalışanların sağlığını korumaya yönelik çalışma kısıtlamaları da bulunuyor. Buna göre, ani darbe, sarsıntı ve uzun süreli titreşime maruz kalınabilecek işlerde ve iş makinelerinde gebe çalışanların görevlendirilmemesi planlanıyor.
Ayrıca, 80 desibeli aşan gürültülü ortamlarda çalışma kısıtlaması getirilmesi; iyonize radyasyon kaynaklarının bulunduğu veya radyasyonla kirlenmiş alanlarda çalışma, belirli biyolojik etkenlere maruz kalma ve kurşun türevleri başta olmak üzere tehlikeli kimyasallarla temas konusunda da koruyucu hükümler uygulanması öngörülüyor.
Söz konusu düzenlemelerin, çalışan annelerin çalışma hayatındaki koşullarını iyileştirmesi ve gebe ya da emziren çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunmasını güçlendirmesi hedefleniyor. Ancak düzenlemeler, yönetmelik değişikliği taslağı kapsamında olup kesinleşmesi için ilgili mevzuat sürecinin tamamlanması gerekiyor.