Belediye Kültür Merkezinde yapılan ve yoğun katılıma sahne olan programın öğrencilere yönelik olan bölümünde Eğitimde başarı ve motivasyon konusu işlenirken, akşamki bölümünde ise veli ve öğretmenlere yönelik Eğitimde anne-baba ve öğretmenin etkisi adlı konu işlendi.
Sunuculuğunu dershane öğretmenlerinden Ali Galip Kayhan ın yaptığı program saygı duruşu ve istiklal marşı ile başladı. Programın açılış konuşmasını dershanenin Türkçe öğretmenlerinden ve aynı zamanda kültürel faaliyetler sorumlusu Mehmet Arslan yaptı. Arslan kısa tuttuğu açılış konuşmasında, bu tür programları eğitim-öğretim faaliyetlerinin önemli bir parçası olarak gördüklerini ve Başarı Dershanesi olarak kalite ve katılım düzeyi yüksek böylesi programlarda veliler başta olmak öğrenci ve öğretmenlerle bir araya gelmeyi arzu ettiklerini ifade etti. Arslan konuşmasına şöyle devam etti. Kendisi de bir eğitimci olan yazarımız sayın Sait Çamlıcayı köşe yazılarından ve kitaplarından takip ediyorduk. Başarı Dershanesi olarak davet ettiğimizde sağolsun bizi kırmadı ve tereddütsüz davetimize icabet etti. Bu vesileyle kendilerine bir kez daha dershanemiz adına teşekkürlerimizi iletiyoruz. Ayrıca koltukların yanısıra ayakta bile yer kalmayacak şekilde bu salonu dolduran öğrencilerimize ve öğrencileriyle birlikte buraya gelen değerli öğretmenlerimize teşekkür ediyoruz. Arslan, konuşmasının sonunda programa sponsorluk yapan Marka ve genç bilgeye de teşekkür etti.
Arslanın konuşmasından sonra sunucu Kayhan, Yazar çamlıcanın kısa biyogrofisini okuyarak mikrofana davet etti. Eğitimci-Yazar Sait ÇAMLICA ilgi ile dinlenen konuşmasını anlatmış olduğu anektotlarla dahada kalıcı hale getirdi. Öğrencilerden söz almak isteyenleride sahneye çağıran ÇAMLICA, toplum içinde kalabalıklara karşı konuşmanın özgüven gerektirdiğini ifade etti. Bu manada Kangallı öğrencilerin iyi bir noktada olduğunu kaydeden ÇAMLICA, çoğu kimse mikrofunu eline alır almaz çok iyi bildiği konuları bile anlatmakta zorlandığını söyledi. Başarılı olmanın yolunun planlı ve istikrarlı bir şekilde çalışmaktan geçtiğini vurgulayan ÇAMLICA, oturarak başarıya ulaşan tek varlığın tavuk olduğunu da sözlerine ekledi.
Eğitimci Yazar Sait ÇAMLICA, aynı günün akşamında veli ve öğretmenlere konuştu. Eğitimde en önemli unsurun anne-baba ve öğretmen olduğunu belirterek konuşmasına başlayan ÇAMLICA, üzülerek ifade etmek gerekirki ne anne-baba eline kitap alıp okuyor, nede öğretmen. Böyle bir ortamda çocuklara oku demenin hiç bir manasının olmayacağını söyledi. Ben şimdi yurdun dört bir tarafını gezerek konferanslar veriyorum. Edindiğim bilgi ve brikimi ise yazdığım kitaplarla okuyucuya ulaştıtrmaya çalışıyorum. Ne zaman ki konuştuklarım dinlenmezse konuşmayı, yazdıklarım okunmazsa yazmayı bırakabilirim. Ancak hiç kimse benim okuma ve düşünme özgürlüğümü elimden alamaz...
ÇAMLICA konuşmasına şu sözlerle devam etti. "Cezaevlerinde verdiğim konferanslar, mesleğime bakış açımı değiştirmeme sebep oldu. Hayatları mahvolmuş gencecik insanların karşısında konuşurken kendimi tuhaf hissettim.Birçoğu anlık öfke patlaması yüzünden içeride yatıyordu. Bir anlık sinirle arkadaşını bıçaklayan, silahla öldüren gençlerin hayatı mahvoluyor. Kimi darptan, kimi cinayetten, kimisi de hırsızlık suçundan içerde yatıyor.Ben öğretmenliğe başladığım zaman o gençlerin büyük bir kısmı ilköğretim ve lise öğrencileriydi. Ben kendimi ve öğretmenliğe bakış açımı sorguladım. Öğrencilerimi sabırlı ve / veya merhametli olmanın ne kadar önemli olduğunu öğretmek adına ne yaptığımızı sorgulamaya başladım. Bana göre sorunun sebebi devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede oluştuğunu düşünüyorum. Aile, şiddet tohumunu bazen elleriyle dikiyor çocuklarının zihnine. Bazen medya vasıtasıyla şiddet tohumlarının çocuklarının zihnine ekilmesine seyirci kalıyor. Anne baba çocuğunu bazen kendi elleriyle zehirlerken, bazen de zehirlenmesine engel olmama hatası yapıyor" dedi.
ÇAMLICA , "Allah (cc) katil çocuk yaratmaz. Doğuştan katil insan yoktur. Öyleyse insanın yetişme sürecini gözden geçirmeye mecburuz. Kim, nerde, hangi hataları yapıyor da, bir melek kadar tatlı ve masum olan bir bebek, katil olabiliyor büyüyünce. Bu dünyada bana bir "melek" gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Melek kadar masum, melek kadar tatlı, melek kadar günahsız olarak dünyaya gelen bir çocuk, "Anne katili" olabilecek kadar canileşebiliyorsa, bizler çocukları suçlamadan önce yetişme sürecini sorgulamalıyız", dedi.
Konferans boyunca salondan tek bir kişinin ayrılmaması konuya olan ilgi kadar konuşmacının başarısınada bağlandı. Program sonunda dershane yetkilileri ve konuşmacıyı tebrik eden katılımcılar, yazara ait almış oldukları kitapları imzalatmak için yoğun gayret sarfettiler.
İmza sırası bekleyen veliler, bugünden sonra evlerinde alacakları kararlarla eğitim- öğretim faaliyetlerinin daha çok içinde olacaklarını ifade ettiler. Kitap okuma noktasındaki eksikliklerinide kabul eden veliler bundan böyle okumayı hayatlarının merkezi haline getirme gayreti içinde olacaklarını söylediler. Programa gelmeyenlerin ne kadar hayıflansalar az olacağını da belirten veliler, keşke salon alsada ilçenin tamamı bu programa gelebilseydi. şeklinde konuştular.
Kitap imzalatanlardan biriside marka avm müdürü Sedat Selvi oldu. Selvi, izlenimlerini şu kelimelerle ifade etti. marka olarak bir çok programa sponsorluk yaptık, ancak şimdiye kadar böyle faydalı ve beni etkileyen bir programa denk gelmedim. İlçemize bu imkanı sunduğu ve bizide buna vesile kıldığı için Başarı Dershanesine içten teşekkürlerimizi sunuyor, bundan böyle her vesileyle desteğimizi sunmaktan mutluluk duyacağımızı ifade ediyorum.