Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, DEM Parti heyetiyle gerçekleştirdiği kritik görüşme siyasetin gündemine bomba gibi düştü. Görüşmede yer alan isimler arasında DEM Parti'nin önemli figürlerinden Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder'in bulunması, dikkatlerin bir anda Beştepe’ye çevrilmesine neden oldu. Bu önemli temas, sadece muhalefet çevrelerinde değil, Cumhur İttifakı bileşenleri arasında da farklı yankılar uyandırdı.
En dikkat çeken açıklama ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den geldi. Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın DEM Parti ile gerçekleştirdiği görüşmeyi hem içerik hem de simgesel anlam açısından olumlu karşıladığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Sayın Cumhurbaşkanımızın dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde DEM Parti heyetiyle yaptığı görüşme hem içerik hem ilerleyiş hem de simgesel ifade bakımından takdire şayandır."
“Türkiye’nin Bütünlüğü Tartışma Konusu Değildir”
Bahçeli açıklamasında, Türkiye'nin ve bölge ülkelerinin egemenlik haklarına da vurgu yaptı. Özellikle son yıllarda artan bölgesel gerilimler ve terör tehdidi çerçevesinde yaptığı değerlendirmede, ülkenin toprak bütünlüğünün hiçbir şekilde pazarlık konusu yapılamayacağının altını çizdi:
“Türkiye’nin ve komşu ülkelerin bağımsızlığı, egemenlik hakları, siyasi ve toprak bütünlüğü asla tartışma kabul etmeyecek hassas, kritik ve yakıcı konulardır.”
Bu sözleriyle Bahçeli, Erdoğan’ın açtığı diyalog kanalının bir "taviz" ya da "geri adım" olarak görülmemesi gerektiğine işaret etti. Aksine, bu tür temasların daha büyük hedeflere hizmet ettiğini vurguladı.
Terörle Mücadelede Net Mesaj: 'Terörsüz Türkiye Gecikmeden Gerçekleşmeli'
MHP lideri, Türkiye’nin terörle mücadelesine ilişkin kararlılığını da yineledi. Bahçeli’ye göre, bu mücadele artık yıllara yayılmamalı ve somut sonuçlara ulaşılmalı. Bu çerçevede, 2013 yılında İmralı'dan gelen ve karşılık bulamayan bazı çağrıların tekrar değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti:
"'Terörsüz Türkiye' gayesi tavsamadan ve daha fazla uzamadan gerçekleşmeli, 10 yıllara sari bu melanet ortadan kalkmalıdır. 27 Şubat İmralı çağrısı karşılık bulmalıdır."
Yorum: Yeni Bir Siyasi İklimin Kapısı mı Aralanıyor?
Bahçeli'nin söz konusu görüşmeye ilişkin destekleyici tutumu, son yıllarda sert söylemleriyle tanınan MHP çizgisinde dikkat çekici bir açılım olarak yorumlanıyor. Bu açıklamalar, Erdoğan’ın yeni anayasa ve demokratik reformlar gündemine hazırlık yaptığı bir dönemde geldiği için, siyasette yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Cumhur İttifakı içinde zaman zaman yaşanan görüş ayrılıklarına rağmen, bu temasın Bahçeli tarafından “takdire şayan” olarak tanımlanması, Erdoğan’ın yürüttüğü diyalog ve uzlaşı siyasetine MHP kanadından stratejik bir destek olarak okunabilir.