MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP tarafından tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu için başlatılan imza kampanyasına yönelik çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, kampanyanın hukuki süreci etkilemeye yönelik olduğunu belirterek, “Özgür Özel 100 milyon imza toplasa ne olur? Ne çıkar, neye yarar?” ifadeleriyle CHP’ye sert eleştiriler yöneltti.
“CHP, Kriz ve Kargaşa Siyasetine Sarıldı”
Bahçeli, CHP’nin siyasi söylemlerinin giderek sertleştiğini ve bu durumun Türkiye’deki demokratik işleyişe zarar verdiğini öne sürdü. Açıklamasında, “CHP yönetimi, kriz ve kaos üzerinden bir siyaset inşa etmeye çalışmaktadır. Bu tutum, hukukun ve demokrasinin temellerine ciddi şekilde zarar verir. Türkiye, bu tarz ilkesiz ve kışkırtıcı yaklaşımlarla karanlığa sürüklenmek istenmektedir” dedi.
“Hukuk Süreci Siyasi Manipülasyona Açık Hale Getirilemez”
İmamoğlu hakkında devam eden davaların, tanık ifadeleri ve somut deliller ışığında karara bağlanması gerektiğini belirten Bahçeli, “Şayet suçsuzsa beraat etmelidir, suçluysa cezasını almalıdır. Ancak süreci baskı altına alarak yönlendirmeye çalışmak, adalet ilkesine büyük zarar verir” açıklamasını yaptı.
Bahçeli ayrıca, yargıya yönelik eleştirilerin bir “siyasi cambazlık” olduğunu ifade ederek, kamuoyunun televizyonlar ve sosyal medya üzerinden “kerameti kendinden menkul” bir figürün aklanması yönünde yönlendirildiğini savundu.
“İmza Kampanyalarıyla Seçim Dayatması Olamaz”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, partinin cumhurbaşkanı adayı belirleme sürecini imza kampanyaları ve eğilim yoklamaları üzerinden yürütmesini eleştiren Bahçeli, bu durumu bir “tiyatro sahnesi” olarak niteledi. “Bir ülkede erken seçim imza toplanarak mı olur? Bu, ancak siyasi hayalin bir ürünüdür” diyen Bahçeli, CHP'nin yürüttüğü kampanyaların hukuki bir karşılığı olmadığını söyledi.
“CHP’nin Silivri Sevdası Giderek Derinleşiyor”
Açıklamasında, CHP'nin genel merkezinin “gayri resmi olarak Silivri’ye taşındığını” iddia eden Bahçeli, bu ifadeyle partinin tüm mesaisini İmamoğlu’nun yargı sürecine odakladığını ima etti. CHP’nin bu yaklaşımının, adaleti gölgelemeye yönelik olduğunu savunan MHP lideri, “Bu, kaçak bir gecekondu zihniyetidir” dedi.
“Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ni Karalamak Acizliktir”
Bahçeli, CHP’nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni hedef alan söylemlerini de eleştirerek, tek adam propagandası yapmanın “ilkesizlik ve cehalet” olduğunu ifade etti. Mevcut sistemin Türkiye'nin istikrarı ve güçlü yönetimi açısından elzem olduğunu vurguladı.
“CHP’nin Demokrasi Masalı Gerçeklerle Bağdaşmıyor”
CHP’nin gerçekleştirdiği iç eğilim yoklamasını da eleştiren Bahçeli, “CHP, üyeleri arasında yaptığı tek adaylı oylamayı demokrasi devrimi olarak sunuyor. Bu, trajikomik bir durumdur. Cumhurbaşkanımız 27 milyon oy almışken, 15 milyon destekle övünmek, gerçeklikten kopmaktır” şeklinde konuştu.
“Türk Milleti Bu Oyuna Gelmeyecektir”
CHP’nin siyasi duruşunu “bozguncu” olarak nitelendiren Bahçeli, Türkiye’nin yeni bir döneme adım attığını ve bu dönemin istikrar, huzur ve kalkınma temelinde ilerlediğini vurguladı. CHP’nin ise “mandacı ve dış destekli” bir siyaset izlediğini iddia ederek, “Türkiye Cumhuriyeti, bu zihniyete teslim edilmeyecektir. Büyük Türk milleti bu iradeyi göstermeye muktedirdir” dedi.
Sonuç: Siyasal Gerilim Yeni Bir Eşiğe Mi Geliyor?
Devlet Bahçeli’nin açıklamaları, Türkiye siyasetinde gerilimin yeniden tırmandığını ortaya koyarken, CHP’nin izlediği stratejilerin iktidar cephesinde ciddi bir tepki yarattığı gözlemleniyor. Ekrem İmamoğlu’nun yargı süreci ve bu sürece yönelik toplumsal destek, 2025 Türkiye siyasetinde önemli bir kırılma noktasına dönüşebilir.
Bu bağlamda Bahçeli'nin çıkışı, sadece bir muhalefet eleştirisi değil; aynı zamanda önümüzdeki sürecin daha yoğun bir siyasi mücadeleye sahne olacağının işareti niteliğinde.